
Kıbrıs Türk Makine Mühendisleri Odası (KTMMOB) ve İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), trafik güvenliği için kullanılan kamera ve radar sistemlerinin mühendislik ilke ve ihtiyaç analizlerinden yoksun şekilde değiştirilmesinin kamu kaynaklarını israf ettiğini ve teknik olarak sakıncalı olduğunu belirtti
KTMMOB-İMO: Kamera ve radar sistemleri,bilimsel mühendislik prensiplerinden uzak yaklaşımlarla değiştirilmekte
KTMMOB ve IMO yazılı açıklamada bulunarak, ülkemizde trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılan kamera ve radar sistemlerinin, bilimsel mühendislik prensiplerinden ve doğru planlama disiplininden uzak yaklaşımlarla değiştirilmekte olduğunu ve bu süreçte kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımının göz ardı edildiğini vurguladı.
KTMMOB ve İMO açıklamasına şöyle devam etti:
“‘Demode’ iddiası teknik raporlarla desteklenmelidir”
Kamera ve radar sistemlerinin kurulmasındaki temel amaç trafik güvenliğini artırmaktır. Ancak bugün yürütülen uygulamalarda hangi teknik kabiliyetlere ihtiyaç duyulduğu ortaya konmamış, detaylı bir mühendislik ihtiyaç analizi yapılmamıştır. Bu durum hem makina mühendisliği hem de inşaat mühendisliği açısından planlama ilkelerinin ihlalidir.
Mevcut sistemlerin ‘demode’ olduğu yönündeki beyanlar, ancak detaylı teknik raporlar ve kalibrasyon/güncelleme analizleriyle doğrulanabilir. Bu yapılmadan, çalışır durumdaki sistemlerin sökülmesi mühendislik etiğine aykırıdır ve kamu zararı doğurur.
“Hibe olsa bile montaj ve işletme maliyetleri kamuya yük getirir”
Yeni radarların hibe yoluyla sağlanması, montaj, kalibrasyon, bakım ve işletme giderlerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hatta mevcut çalışan sistemlerin sökülerek yerine yenilerinin konması, mühendislik güncelleme protokolleri olmadan yapıldığında, ilave kamusal maliyetler yaratır.
Yeni sistemlerin konumlandırılmasında ve ölçüm mesafelerinde teknik hatalar gözlenmektedir. Hız ölçümlerinin mümkün olan en kısa mesafede ve doğru sabit açılarla yapılması gerekir. Aksi takdirde sistemin hem hukuki geçerliliği hem de trafik güvenliğine katkısı tartışmalı hale gelir.
“2005’te KIBTEK’te de gaz türbinleri ‘eski’ oldukları gerekçesiyle devre dışı bırakılmıştı”
2005 yılında KIBTEK envanterindeki gaz türbinlerinin ‘eski’ oldukları gerekçesiyle teknik rapor olmadan devre dışı bırakılması ve yıllar sonra benzer türbinlerin tekrar sisteme alınması, geçmişte yaşanmış ciddi kamu zararına örnektir.
Modern trafik güvenlik sistemleri; hız ölçümü yanında araç ağırlığı, boyut ölçümü, araç tipi tanıma gibi kabiliyetleri de entegre sunmalıdır. Bu kabiliyetlerin sağlanması için uluslararası akreditasyonlu, güncellenebilir, açık protokollü sistemler tercih edilmelidir.
“Şeffaflık ve belgelerin kamuoyu ile paylaşılması gereklidir”
Her türlü teknoloji yatırımı; ihtiyaç analizi, mühendislik raporları, montaj-işletme-bakım protokolleri ile birlikte belgelenmeli ve kamuoyuna açıklanmalıdır.
Trafik güvenliği; siyasi kararlarla, anlık tercihlerle değil, mühendislik bilimi ve kamu yararı gözetilerek planlanmalıdır. Gelişi güzel sistem değişimleri, teknik rapor olmadan yapılan söküm ve montaj işlemleri, maliyet-fayda analizleri yapılmadan hayata geçirilen projeler kabul edilemez.
Bizler, KTMMOB ve KTMMOB olarak, trafik güvenliği yatırımlarında mühendislik disiplinine aykırı her türlü uygulamanın karşısında olacağımızı, sürecin kamu yararı doğrultusunda yürütülmesi için teknik ve hukuki tüm mücadeleyi vereceğimizi kamuoyuna duyururuz.
Hükümete uyarımızdır; kamu kaynaklarının israfına yol açan, mühendislik bilimine aykırı uygulamalara derhal son verilmelidir. Aksi takdirde, makina ve inşaat mühendisleri odaları olarak tüm yasal haklarımızı kullanarak mücadele edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur”




















