DünyaEkonomiInstagramManşetSiyaset

Genel olarak şirket iflasları 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı







Ekonomistler, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ilk 100 gününde diplomaside hızlı adımlar atmasına rağmen, Avrupa’nın en büyük ekonomisi durağan seyrediyor ve işsizlik artarken şirket iflasları 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Avrupa’nın en büyük ekonomisi hâlâ durağan bir seyir izliyor

Başbakan Merz, göreve başlamasının ardından yaptığı ilk parlamento konuşmasında ekonomiyi toparlama sözü vermiş ve “Bu yazdan itibaren ülkemizin daha iyiye gittiğini hissetmeye başlamanızı istiyorum” ifadelerini kullanmıştı. Ancak 100 günden fazla bir süre sonra, Avrupa’nın en büyük ekonomisi hâlâ durağan bir seyir izliyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz,

Merz, bu süre zarfında uluslararası başkentleri ziyaret ederek diplomasi trafiğini yoğunlaştırdı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna barış girişimine Avrupa yanıtını yönetti ve göç politikalarında sert önlemler aldı. Buna rağmen iç politikada ekonomik iyileşme halkın gözünde henüz somut bir karşılık bulmuş değil. Anketler, seçmenin sabrının tükendiğini ve Merz üzerindeki baskının arttığını gösteriyor.

Ekonomi pandemiden beri geriliyor

Almanya’nın ihracata dayalı, sanayi ağırlıklı ekonomisi, Covid-19 salgını, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ve küreselleşmeye karşı artan siyasi tepkiyle sarsıldı. Tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, üretim maliyetlerindeki artış ve küresel talebin zayıflaması ekonomiyi geriletti.

2025’in ikinci çeyreğinde gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 0,3 geriledi. İki yıllık resesyonun daha derin olduğu ortaya çıktı. İşsizlik artarken üretim ve kârlar düşüyor. DZ Bank ekonomisti Christoph Swonke, sanayi üretiminin 2018’den bu yana yüzde 12 azaldığını ve 2025’te de büyümenin sınırlı kalacağını belirtiyor.

Genel olarak şirket iflasları 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Merz’in ekonomik reform çağrıları, iş dünyasında karşılık bulmuş durumda. G. A. Röders gibi şirketler, enerji maliyetleri ve bürokratik engellerin azaltılmasını istiyor. Röders, son yıllarda Almanya ve Çekya’daki çalışanlarının dörtte birini işten çıkarmak zorunda kaldığını ve sektörün risk altında olduğunu ifade ediyor.

Hükümet, şirketlere vergi indirimleri ve enerji desteği sağladı, önümüzdeki yıllarda savunma ve altyapıya yaklaşık 1 trilyon euro yatırım planlıyor. Ancak ABD ile temmuzda varılan geçici ticaret anlaşması, ihracatta yüzde 15’e varan gümrük tarifeleriyle özellikle otomotiv sektörünü vurdu. Alman otomotiv devlerinin kârları yılın ilk yarısında yüzde 29 ile 67 arasında düştü ve genel olarak şirket iflasları 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

“Reform sonbaharı” başlıyor

Merz, yılın geri kalanında “reform sonbaharı” başlatmayı planlıyor. Hedef; sosyal harcamaların hızlı artışını frenlemek, işsizleri çalışmaya teşvik edecek reformlar yapmak ve bürokrasiyi azaltmak. Yeni kurulan Dijitalleşme ve Modernizasyon Bakanlığı, önümüzdeki aylarda iş dünyasının maliyetlerini yılda 16 milyar euro azaltacak bir plan açıklayacak.

Ancak koalisyonun ortakları, Merz’in pro-iş dünyası gündemine karşı temkinli. SPD, sosyal harcamaları artırmak için vergileri yükseltmeyi savunuyor. Bu durum, Merz’in maliyet düşürme ve rekabeti artırma hedeflerini zorlaştırıyor. Roland Berger danışmanlık şirketi yöneticisi Marcus Berret, “Enerji ve iş gücü maliyetlerini düşürmeden şirketlerin rekabet gücünü artırmak mümkün değil. Pasta küçülürken paylaşım zorlaşır” diyerek mevcut zorlukları özetliyor.

Gazete Oksijen













Başa dön tuşu