
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, “Uluslararası raporlarda ‘çok yüksek yolsuzluk riski’ ile anılmamız tesadüf değil” diyerek, kurumlar üzerinden yürütülen elçilik müdahalelerinin, kamuda derinleşen yolsuzluğun, kara para ilişkilerinin, adil olmayan kaynak dağılımının Kıbrıslıtürkleri yok etmekte olduğunu vurguladı
Maviş: Kıbrıs Türkler, çözümsüzlüğün ağır faturasını ödeyen tek halk konumuna itildi
KTÖS adına yazılı açıklama yapan Maviş, son beş yıldır Kıbrıs Türk toplumunun, çözümsüzlüğün ağır faturasını ödeyen tek halk konumuna itildiğine işaret ederek, müzakere masalarının çökmesinden bu yana, ne kuzeyde ne de güneyde yürütülen politikaların toplumumuzun yararına olmadığını vurguladı.

KTÖS Genel Sekreter, Ersin Tatar’ın savunduğu ‘egemen eşitlik’ siyasetinin, Kıbrıslı Türkleri dünyadan daha da izole ettiğini, uluslararası hukuk ve meşruiyet zemininden kopardığını belirterek, “Nikos Hristodulidis hükümetinin attığı adımlar ise, Kıbrıs Türk toplumunu topluca cezalandırma anlayışına dönüşmüştür” dedi
Maviş açıklamasına şöyle devam etti:
“Kapılarda yaşatılan keyfi gecikmeler, karma evlilikten doğan çocuklara vatandaşlığın reddi, sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerine erişim engelleri, Türkçe’nin resmi dil olmasına rağmen kamusal hizmetlerde yok sayılması, mülkiyet ihtilaflarının siyasal sopa haline getirilmesi gibi meseleler Kıbrıs Türk toplumunun günbegün nefesini daraltmaktadır.
Kuzeyde kurumlarımız üzerinden yürütülen elçilik müdahaleleri, kamu yönetiminde derinleşen yolsuzluk ve kara para ilişkileri, adil olmayan kaynak dağılımı ve sosyal adaletsizlikler Kıbrıs Türk toplumunu yok etmektedir.
“Kıbrıs Türk toplumu arada kaldı, her iki tarafın siyasetine kurban edildi”
Uluslararası raporlarda ‘çok yüksek yolsuzluk riski’ ile anılmamız tesadüf değildir. Siyaset ile çıkar grupları arasındaki bağ, gençlerin göçünü hızlandırmakta, halkın özgüvenini tüketmektedir.
Kıbrıs Türk toplumu arada kalmış, her iki tarafın siyasetine kurban edilen ve sürekli bedel ödeyen toplum olmaktan çıkmalıdır. Bizim geleceğimiz, ne izolasyon siyasetiyle ne de toplu cezalandırma anlayışıyla kurulamaz. Çıkış yolumuz, çözümden, barış kültüründen ve iki toplumun ortak geleceğinden geçmektedir.
“Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri, tarihsel yönelimin ilk sınavı olacak”
Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri, bu tarihsel yönelimin ilk sınavı olacaktır. Kıbrıs Türk toplumu ya içine kapatılmayı, dışlanmayı ve cezalandırılmayı kabul edecek ya da iradesini barış, çözüm ve özgürlük için ortaya koyacaktır.
KTÖS, barıştan ve çözümden yana taraf olmaya, Kıbrıs Türk toplumunun iradesini savunmaya devam edecektir”



















