
19 Ekim’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde büyük hezimete uğrayan hükümetin küçük ortağı Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, bu kez de “Dış politika ve savunmada Türkiye’ye bağlı ama iç politikada bağımsız bir devlet olabiliriz” dedi
Arıklıı: Yüzde 60’ın üzerinde katılımı olan seçim nasıl meşru olmaz?
Kıbrıs Genç TV’de katıldığı bir yayında konuşan Arıklı, “KKTC Türkiye’nin 82. ili olsun” diyen Türkiye iktidar ortağı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanlış bilgilendirildiğini ona bu bilgileri veren aklı merak ettiğini söyleyerek, yüzde 60’ın üzerinde bir katılımı olan seçimin nasıl olur da meşru olmadığını sorguladı.
Arıklı, “Bu oran Türkiye’deki bazı seçim oranlarından daha büyük. Dolayısıyla yanlış bilgilerden yola çıkarak verilmiş bir demeç diye düşünüyorum. Devlet beye saygım var ama Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bizim gözümüzde Türk dünyasının namusu, haysiyeti şerefidir” dedi.
Arıklı hem Bahçeli’ye tepki gösterdi hem de heybesinden B Planı çıkardı
Bir yandan Bahçeli’nin sözlerine tepki gösteren ve “KKTC sonsuza kadar yaşayacak” diyen Arıklı, diğer yandan da heybesinden yeni bir şey çıkardı;
“Biz Yeniden Doğuş Partisi olarak hep şunu iddia ettik; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmak ve yaşatmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstermek ve bununla ilgili gerekirse yıllarca mücadele etmek gerekir. Ama velev ki şartlar müsait olmadı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatmak, devam ettirmek artık mümkün değil, o zaman bunun alternatifi, içeride tamamen bağımsız, dış politikada ve savunmada Türkiye’ye bağlı bir yapı…”
“Zaten fiili durum bu, resmileştiririz”
Dünyada bunun örnekleri olduğunu, 1933 Montevideo Antlaşması’nın da devletlere bu hakkı verdiğini savunan Arıklı, şöyle devam etti;
“Yani şu andaki durumumuzdur aslında. Dış politikada ve savunmada Türkiye’ye bağlıyız. Bunun adını resmileştirdiğimi zaman; içeride tamamen bağımsız, dış politikada ve savunmada Türkiye’ye bağlı oluruz. Buna ‘koruma altındaki ülke’ deniyor.
Yani uluslararası hukukta iki tür devletler vardır. Bir tanesi bağımsız, egemen devletler, diğeri de koruma altındaki devletler.
Mesela Monaco, Andorra… Buna benzer bir sürü ülke var. Dış politikada tamamen başka bir devletle bağlısınızdır. Savunmayı onlara vermişsinizdir, mesela Monaco’da olduğu gibi. Ama içeride de kimse size karışmasın. Kendi Anayasanız vardır, kendi meclisiniz vardır, kendi cumhurbaşkanınız ya da devlet başkanınız vardır, parlamentonuz, kurumlarınız vardır. Şu andaki statü. Dolayısıyla bunu resmileştirmeyi gündeme getirebilirsiniz.
Ama Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsız bir Türk Cumhuriyeti olarak hem bir de Türk Devletler Teşkilatı’na gözlemci olarak kabul edeceksiniz, onun orada olmasına gurur duyacaksınız ama öbür taraftan da Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ilhak olsun diyeceksiniz, bunu savunmak çok doğru bir yaklaşım değil”
Özgür Haber Merkezi



















