
Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasının ardından Kıbrıs Cumhuriyeti (KC) Nikos Hristodulides‘in yaptığı açıklamalara işaret ederek, Erhürman’ın sözlerini çarpıttığını, Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye arasında sahte bir ayrışma algısı yaratmaya çalıştığını ve bu çarpıtmanın müzakere gücünü zayıflatacağını belirtti
Özersay: Hristodulides, Erhürman’ın sözlerini çarpıtıyor
Sosyal medya hesabından yazılı açıklama yapan Özersay, Kıbrıs Rum lideri Nikos Hristodulides’in açıklamalarının ne ifade ettiğini sorgulayarak ve Hristodulides’in, Erhürman’ın sözlerini çarpıttığını söyledi. Özersay, Hristodulides’in Erhürman’ın seçim sürecinde yaptığı açıklamaları bilinçli şekilde yanlış yorumlayarak, “İki devletli çözümü artık sadece Erdoğan savunuyor, Kıbrıslıtürkler bu tezden uzaklaştı” algısı yaratmaya çalıştığını belirtti.

“Hristodulides, Erhürman’ı ‘federasyon konusunda daha net olmaya zorlayarak’ siyasi baskı kurmak istiyor”
Bu söylemle Hristodulides’in hem Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafını karşı karşıya getirmeyi hem de Türk tarafının iki devletli çözüm konusundaki duruşunu zayıflatmayı hedeflediğini dile getirdi. Özersay, Hristodulides’in, Erhürman’ı “federasyon konusunda daha net olmaya zorlayarak” siyasi baskı kurmak istediğini ifade etti.
“Türkiye ile istişare edilip ortak bir tutum geliştirilmeli”
Ayrıca, Hristodulides’in “ön şartsız müzakerelere hazırız” mesajıyla Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı arasında farklı pozisyonlar olduğu izlenimini vermeye çalıştığını söyledi. Özersay, tüm bu girişimlere karşı Türk tarafının diplomatik koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Öncelikle Türkiye ile istişare edilip ortak bir tutum geliştirilmelidir” dedi
Özersay, Hristodulides’in açıklamalarının ne anlama geldiğini çözümlemek amacıyla, Hristodulides’in bazı ifadelerini paylaştı: “İki devletli çözümü savunan, bu kabul edilemez görüşü savunan sayın (Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan’dır. Bu olasılığı tartışmak dahi mümkün değildir… Sayın Erhürman kampanya süresince iki devletli çözüme karşı olduğunu söyledi. Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda söylediklerine karşı olduğunu söyledi… Eğer Erhürman müzakere masasına gelir ve ‘net şekilde’ iki-bölgeli, iki-toplumlu federasyon konuşursa BM Güvenlik Konseyi kararları temelinde Kıbrıs sorununun çözümü’ mümkün olur”
Özersay şöyle devam etti:
“Birilerinin bu çarpıtma girişimini en kısa sürede bertaraf etmesi gerekir”
“Hristodiles’in bu ifadelerinin gerçeği/doğruyu yansıtıyor mu tartışılır. Kampanya döneminde Tufan Bey Hristodulides’in iddia ettiklerini mi söyledi? Yoksa Tufan Bey’in söylediklerini ve söylemediklerini Hristodulides bilinçli olarak çarpıtmaya mı çalışıyor? Sanırım birilerinin bu çarpıtma girişimini en kısa sürede bertaraf etmesi gerekir, diplomatik yoldan elbette.
Peki Hristodulides bu açıklamasıyla ne yapmaya çalışıyor? İki devletli çözümü artık Kıbrıs Türk tarafı savunmuyor, bu artık sadece Türkiye’nin pozisyonudur ve kabul edilmezdir mesajı veriyor. Bu açıdan Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye’yi bir nevi karşı karşıya getirip, Türkiye’nin iki devletli çözüm tezinin artık çöktüğünü ya da en azından Kıbrıs Türk tarafı artık bunu desteklemediği için zayıfladığı algısı yaratmaya çalışıyor.
“Hristodulides, Türkiye’yi de Erhürman’ı da sıkıştırmaya çalışıyor”
Seçim sürecinde Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yoruma açık çok da bağlayıcı olmayan ifadeler kullanan Erhürman’ın pozisyonunu kendi istediği şekilde bağlamaya ve Türkiye’yi de Erhürman’ı da sıkıştırmaya çalışıyor.
Hristodulides, ‘Erhürman federasyoncudur ama muhlak olmasına izin vermeyeceğim, net şekilde federasyon istediğini söylemesi lazım’ diyerek de sıkıştırmaya çalışıyor. Belki daha da önemlisi hemen gelecek hafta müzakerelere başlamaya hazır olduğunu söyleyerek seçim sürecinde Cumhurbaşkanı Erhürman tarafından ortaya konulan ön şartları deşifre etmek ve kendisinin ön şartsız masaya oturmaya hazır olduğunu göstermek istemektedir.
“Türkiye’nin önerisinin başka Kıbrıs Türk tarafının önerisinin başka olabileceğini vurguluyor”
Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı masaya hangi öneriyle gelecek gibi ifadeler kullanarak Türkiye’nin önerisinin başka Kıbrıs Türk tarafının önerisinin başka olabileceğini vurgulayarak Türk tarafında olması gereken uyumu bozmaya çalışıyor. Ki Türkiye Kıbrıs sorununun taraflarından birisi olduğu için kendi pozisyonu Kıbrıs Türk tarafından elbette farklı olabilir ama bu genel anlamda Türk tarafının elini zayıflatır.
Şimdi tüm bunlarla ilgili olarak elbette yapılabilecek, alınabilecek karşı tedbirler ve karşı argümanlar vardır. Ama önce acilen Türkiye ile istişare edilip bir ortak tutum geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum”



















