
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenker Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, ülkemizdeki İlahiyat Koleji‘nde, şeriatla yönetilen İran‘daki okullardan bile daha fazla din dersi saati olduğunu vurgulayarak, “Eğitim ile ilgili yürütülen politikalar 2011’den beri gericileştirme yönünde devam etmektedir” dedi
Eylem: Sorun, bilişim dersinde kalabalık sınıf yaratma meselesidir
KTOEÖS, Lefkoşa Türk Lisesi‘nde (LTL), atölyelerde tüzüğe aykırı olarak aşırı kalabalık sınıflarla güvenlik tehlikesi oluşturulmasına tepki gösteren bir öğretmenin başlattığı uyarı grevine destek amacıyla basın açıklaması düzenledi.
Burada konuşan KTOEÖS Başkanı Eylem, bu sıkıntıların özelde LTL’de genelde tüm okullarda ve eğitimde yaşandığını belirterek, LTL’deki sıkıntının Rauf Denktaş Meslek Lisesi’nde olduğu gibi “bilişim dersinde kalabalık sınıf yaratma” meselesi olduğuna işaret etti.

“Eğitimde alınan kararlar, yasa tanımaz ve tüzüğü dikkate almaz şekilde yapılmaya çalışılıyor”
Esas meselenin; tüzüğün, yasaların ve Anayasa’nın tanınmaması ve yapılan uygulamaların ve alınan kararların da normalleştirmeye çalışılması olduğunu vurgulayan Eylem, “Çünkü bu sorun son 5-6 yıldır bu şekilde devam ediyor. Dolayısıyla genel olarak eğitimde yapılanlar, alınan kararlar hep böyle yasa tanımaz ve tüzüğü dikkate almaz şekilde yapılmaya çalışılıyor” dedi.
Eylem açıklamasına şöyle devam etti:
“Hükümeti ve Bakanlık, öğretmeni korkutmaya, sendikayı zayıflatmaya çalışıyor”
“UBP-DP-YDP hükümeti ve onun Eğitim Bakanlığı, eğitimde ve okullarımızda yaşanan sorunları çözmek yerine ne yapıyor? Öğretmeni korkutmak, sindirmek, sendikayı zayıflatmak ve kötülemek için saldırılarını artırmaya devam ediyorlar.
Son atılan adımda, Savcılıktan bir görüş alınarak, ‘yapılan eylemlerin, grevlerin yasal zemininin sorgulanması veya özellikle sendika yönetiminin hile yaptığı iddiası’ dile getiriliyor.
Sayın Bakanın; özellikle ‘sahte diplomalarla anılan bakanlığı döneminde’ böylesi bir ithamı oldukça manidardır ve bize göre asla kabul edilemez.
“Yıldıramayacaklar, susturamayacaklar, mücadeleden vazgeçiremeyecekler”
Yıldıramayacaklar, susturamayacaklar, mücadeleden vazgeçiremeyecekler. Bunu bir kez daha öğretmenlerimizle birlikte söylüyoruz; Bilimsel, laik eğitim için, çocuklarımız için, hakkımız ve çalışma koşullarımız için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Ne kadar baskı yaparsa yapsın, tehdit ederse etsin, devam edeceğiz. Bunu bilmeleri gerekir.
“Bugün Meclis açılıyor ve ilk gündem maddesi, Mağusa’ya ilahiyat kolejinin ikincisinin açılması”
Bugün bildiğiniz gibi Meclis açılıyor. İlk gündem maddesi, Mağusa’ya İlahiyat Koleji’nin ikincisinin açılması meselesidir.
Şu anda okullar inşaat ve konteyner içerisinde, öğretmen, müdür, muavin, bölüm şefi ve atölye şefi eksiklikleriyle karşı karşıyadır. Bu konular için herhangi bir adım atılmamaktadır.
Öğretmen hakları konusunda da 2008-2011 sonrası özelde çalışıp devlete atanan öğretmenlerimiz için yasa tasarısı hazırladık, ancak hâlâ hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Eğitim ile ilgili yürütülen politikalar ne yazık ki 2011’den beri gericileştirme yönünde devam etmektedir.
“Orada ne varsa burada da yapılması için çalışmalar süratle yürütülmektedir”
Son adım bildiğiniz gibi Disiplin Tüzüğü’ydü. Şimdi gündemde İlahiyat Koleji’nin ikincisinin açılması meselesi vardır. Bu ülkenin imam hatip okuluna ihtiyacı yoktur.
Bu ülkenin, bilimsel ve laik eğitimle, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda ilerici bir eğitim anlayışına ihtiyacı vardır. Çocukların aklını özgürleştiren bir eğitim şarttır. Bir kez daha tekrar ediyorum; Orada ne varsa burada da yapılması için çalışmalar süratle yürütülmektedir.
Türkiye’de ve İran’da durum şudur; İran’da ‘din ve hayat’ dersi adı altında 34 saat din dersi verilmektedir. Türkiye’de imam hatip olmayan lise türlerinde seçmeli derslerle birlikte 15 saat din dersi vardır. Peki ilahiyatta durum nedir?
Ortaokulda toplam 7 saat, İlahiyat Lisesi bölümünde 9. sınıfta 8 saat, 10. sınıfta 11 saat, 11. sınıfta 12 saat ve 12. sınıfta 12 saattir.
Kolej adı altındaki lise bölümünde ise 9. sınıfta 6 saat, 10. sınıfta 7 saat, 11. sınıfta 8 saat ve 12. sınıfta yine 8 saattir.
“İran’dan bile daha fazla din dersi verilmektedir”
Bu ne demektir; İran’dan bile daha fazla din dersi verilmektedir; yani imam hatip okulunun burada açılması istenmektedir. İstenilen, arzu edilen, hedeflenen toplum mühendisliğidir ve bunu eğitim aracılığıyla yapmaya çalışmaktadırlar. Sorgulamayan, biat eden ve kolay yönetilebilen bireylerden oluşan bir toplum yapısı.
Buna karşı mücadelemiz; Disiplin Tüzüğü, İlahiyat Koleji, Kur’an kursları, tarikat yurtları, Çanakkale kampları ve kitap içeriklerimizin değiştirilmesine yönelik bütün adımlara karşı devam etmektedir. Bir kez daha kendilerine hatırlatmak isteriz; mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz”



















