
Kıbrıs Kadın Öyküleri Derneği (KÖDER), Hayatımıza Değer Katan Kadınlarımızla ilgili belgesel gösterimlerine başta sağlık ve spor olmak üzere hayatımıza kattığı değerlerin saymakla bitmeyeceği kadınlardan Dr. Ayten Salih Berkalp, nam-ı diğer Kıbrıs Türk halkının “Ayten Doktoru” ile devam ediyor
Belgesel, 12 Kasım’da Organize Sanayi Bölgesi’nde gösterilecek
Halkbank (Halk Bankası) sponsorluğunda çekilen ve 12 Kasım Çarşamba akşamı saat 18:30’da Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan Kıbrıs Türk Sanayi Odası Konferans Salonu’nda toplumla buluşacak Dr.Ayten Salih Berkalp Belgeseli, KÖDER’in gösterimi yapılacak 26.belgeseli olarak Kuzey Kıbrıs’ın sözlü tarih takviminde yerini alacak.

KÖDER Yapım Ekibi toplamda 8 belgesel yapım projesini tamamladı
2025 yılı içerisinde yoğun ve verimli bir belgesel çekim sürecine imza atan KÖDER Yapım Ekibi toplamda 8 belgesel yapım projesini başarıyla sürdürerek kurgu aşamasında olan bir-iki tanesi dışında çoğunu gösterime hazır hale getirdi. KÖDER-Halk Bankası işbirliğinde gerçekleşecek gösterime özellikle tıp camiası ve spor camiasından büyük ilgi olması bekleniyor.
Ayten, aynı zamanda TMT’nin ilk kadın sancaktarı
Hem ilklerin sporcusu ve unutulmaz kaptan Ayten, hem sağlıkta ilkleri yapan idealist bir hekim-yönetici “Doktor Ayten”, hem de zor nedir bilmeyen TMT’nin ilk kadın sancaktarı.
Belgeselde, 16 Ekim 1934’te Mağusa’da doğan Dr. Ayten Berkalp’in Kıbrıs’ta geçen çocukluk ve ilk gençlik yıllarından, lise ve üniversite (İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki tıp eğitimi) döneminde İstanbul’daki öğrencilik hayatına, babasının sözüne sadık kalarak ülkesine dönüp Limasol’da başladığı hekimlik yaşamına kadar uzanan süreç ele alınıyor.

1963’te toplumlararası çatışmalarla kesintiye uğrayan bu dönemin ardından, Hipokrat Yemini’ne sadık kalan bir doktor hekim ve ilk kadın sancaktar payesiyle TMT saflarında birçok bölgede görev yapan Berkalp’in, İngiltere’de yaptığı anestezi ihtisasından 1970’te Limasol’da ilk kadın başhekim ve Sancağın Dal 6’sı olarak devam eden görevine, Limasol’da esir düştüğü 20 Temmuz 1974–20 Temmuz 1975 arasında personeliyle birlikte bir yıl boyunca sürdürdüğü temel sağlık hizmetlerine uzanan mücadelesi anlatılıyor.
Kuzeye geçtikten sonra Sağlık Bakanlığı’ndaki yöneticilik yıllarında sıtma ve tüberkülozla mücadelede üstlendiği etkin rol, 1991’deki emekliliğinin ardından Kamu Hizmeti Komisyonu’nun ilk kadın üyesi olarak görev yaptığı dönem, Türkiye’deki sporculuk başarıları, “Kendimi Atatürk kadını olarak görüyorum” söylemiyle öne çıkan kimliği, Fenerbahçe kız takımlarındaki başarıları ve 1970’te ilk kadın başkanı olduğu Doğan Türk Birliği Futbol Kulübü’ndeki yöneticilik yılları ile 1979–1993 yılları arasındaki Spor Dairesi Yönetim Kurulu ve Milli Olimpiyat Komitesi üyeliği deneyimi, başta kendisi, akrabaları ve arkadaşları ile sağlık ve spor alanındaki uzmanlar tarafından aktarılıyor.



















