
Gençlik Federasyonu, Sağlık Bakanlığı‘na yönelttiği 30 soru ile yetkilileri; 9 yaşındaki Chinyere Olivia Ojoagu’nun ölümüyle ilgili geniş bir tahkikat yapmaya davet etti
Federasyon: Sağlık Bakanlığı’nı geniş kapsamlı tahkikat yapmaya davet ediyoruz
Federasyon yaptığı yazılı açıklamasında, Sağlık Bakanlığı’nı geniş kapsamlı tahkikat yapmaya davet ederek, küçük Olivia’nın trajik kaybının, ülkede çocuk hastaların güvenliği ve sağlık hizmetlerinde hesap verebilirlik konusunda derin bir endişe yarattığına vurgu yaptı.
Açıklamada, “Bu süreç, Gençlik Federasyonu tarafından ilk andan itibaren titizlikle takip edilmekte olup, gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için aşağıdaki soruların yanıtlanması elzemdir. Bu sorulara makul bir süre içerisinde kadar tatmin edici ve şeffaf yanıt verilmemesi hâlinde, Sağlık Bakanlığını doğrudan sorumlu tutacağımızı kamuoyuna bildiririz. Gençlik Federasyonu, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaktır” denildi.
Federasyonun soruları şöyle;
Küçük Olivia’ya sedatif ilaç verildi mi?
Verildiyse bu ilaç kimin tarafından reçete edildi ve kimin tarafından uygulandı?
Sedatif ilaç uygulamasının alternatifleri (Ör. beklenerek tomografinin daha sonra yapılması) değerlendirildi mi?
Sedatif ilacın neden verileceği, faydaları ve olası zararları aileye açıklanıp açık rızaları alındı mı?
Sedatif ilaç ağızdan mı, kas içi mi yoksa damar yolu ile mi verildi?
Damar yolu tercih edildiyse, daha az riskli kabul edilen ağızdan uygulama neden tercih edilmedi?
Sedatif ilacın dozu, çocuğun yaşına ve kilosuna uygun şekilde ayarlandı mı?
Bu ilacın verilmesi anestezi ekibine bildirildi mi?
Uygulama öncesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının görüşü alındı mı?
Tomografi odasında, ilacın verilmesini güvenli kılacak ve komplikasyonları yönetmeye elverişli alet ve ekipman mevcut muydu?
İlaç verildikten sonra çocuğun yaşamsal bulguları (nabız, solunum, saturasyon, tansiyon) izlendi mi ve bu izlem kayıt altına alındı mı?
Kontrast madde verildikten sonra alerjik reaksiyon yönünden gerekli takip yapıldı mı?
Çocuğun bilinci hangi noktada ve nerede kapandı?
Bilinç kaybı tomografi odasında gerçekleştiyse, görevli personel bunu fark edip ilk yardıma başlayacak donanıma sahip miydi?
Tomografiden çıktıktan sonra çocuğun yaşamsal belirtileri ölçüldü mü?
Çocuk bilinci kapalı şekilde tomografi cihazından çıktıysa, neden monitörizasyonun yapılabileceği bir odaya alınmadı?
Çocuğun götürüldüğü odada acil durum alarmı ve acil müdahale kiti mevcut muydu?
O esnada ilk yardım donanımına sahip bir görevli odada var mıydı?
Çocuğun solunumunun durduğunu ilk kim fark etti?
Fark edilmesinden kalp masajına başlanmasına kadar kaç dakika geçti?
Durum fark edildiğinde tıbbi ekibe haber hangi yöntemle (kod çağrısı, dâhilî hat, buton gibi) verildi?
Hastanede bu gibi durumlar için hemen ulaşılabilir bir acil durum ekibi (Ör. Mavi Kod) var mıdır ve o an aktive edilmiş midir?
Olayın gerçekleştiği bölümde kamera kaydı mevcut mu ve koruma altına alındı mı?
Sedasyon ve kontrast uygulamalarına ilişkin elektronik kayıtlar geriye dönük olarak değiştirilemez mi? Bu güvence altına alındı mı?
Aileye olay anında hangi bilgi verildi? Bilgiler arasında tutarsızlık oldu mu?
Aileye olay anında anlatılan süreç ile resmî tıbbi kayıtlar örtüşüyor mu? Elektronik kayıt tutuldu mu?
Olay anının zaman çizelgesi hastane veya tarafından çıkarıldı mı?
Olay sonrası herhangi bir personel hakkında idari işlem başlatıldı mı?
Sağlık Bakanlığı veya ilgili otoriteler bağımsız bir tıbbi denetim heyeti görevlendirdi mi?
Bu olaydan sonra hastanede risk azaltıcı önlem alınacak mı?



















