
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “müzakere yapalım da nasıl olsa biz çözüme ulaşırız” anlayışını doğru bulmadıklarını, kapsamlı çözüme ulaşacak bir müzakere masası istediklerini belirterek, “siyasi eşitliğin” müzakere masasında pazarlık konusu olmadan önce kabul edildiği bir metodoloji benimsediklerini vurguladı
Erhürman: Komitenin öneminin vurgulanması amaçlı sembolik bir ziyaretti
Erhürman, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile Kayıp Şahışlar Komitesi‘ni (KŞK) ziyaret etmesi ve ardından da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin eşliğinde BM İyi Niyet Ofisi’nde 3’lü görüşme yapması ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Diagne Khassim sahipliğinde düzenlenen gayri resmi resepsiyona katılmasının ardından Cumhurbaşkanlığı‘nda basına konuştu.
Erhürman bugüne ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı;
“Bugün önce KŞK’ya bir ortak ziyaret gerçekleştirdik ve komitenin öneminin vurgulanması amaçlı sembolik bir ziyaretti. Son dönemde KŞK ile ilgili arzu etmediğimiz gelişmeler yaşandı. Orada Kıbrıslırumların da Kıbrıslıtürklerin de kayıpları konusunda yapılan çalışmalar hakkında iki lider olarak bilgi aldık ve oradan da 3’lü görüşmeye geçtik.

“Hristodulidis de kendi öneri paketini sundu”
3’lü görüşme 16.00 civarı başladı, 19.20’ye kadar devam etti. Bu görüşmenin gündemi bizim açımızdan 3 başlıktı. Bunun biri, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü için bizim ortaya koyduğumuz 4 maddelik metodoloji/çözüm önerisi, ikincisi Tatar döneminde başlayan Güven Yaratıcı Önlemler’e ilişkin başlıklar, üçüncüsü de bizim sunduğumuz 10 maddelik öneriler.
Sayın Hristodulidis bu konuya ilişkin kendi önerilerini getirdi, bugün bunları ilk defa duyduk ve bunlar üzerine ayrıntılı bir görüşme gerçekleşmedi. Üzerinde çalışacağız.

Sonuca ulaşıldığını söyleyebileceğimiz noktalar şunlar oldu. Ortak açıklamada daha yuvarlak ifadeler var ancak kendilerinden de izin alarak ben biraz daha açmak istiyorum.
“Hellimin tescili ocak sonunda tamamlanacak, Metehan geçiş kapısınde 7 kabin hazır, Bostacı ve Derinya’da da lisans çıkarılacak”
Bizim 10 maddelik önerilerimiz içinde hellimin tescili vardı; bunun Ocak ayı sonuna kadar tamamlanması noktası netleşti.
İkincisi; yine aynı maddeler içinde bulunan diğer konu Metehan geçiş noktasında personel sayısının arttırılması vardı. Sayın Hristodulidis Metehan’da 7 kabini hali hazırda devreye soktuğunu, kabinlerin bundan sonra da çalışacağını ve bir de artık lisansların sadece orada değil Bostancı ve Derinya’da da çıkarılabileceği konusunda olumlu.
Bunun dışındaki konular da ayrıntılı olarak görüşüldü. Belli başlı konularda daha fokus biçimde çalışma öngörüsü var.

Geçiş noktaları konusunda daha yoğun şekilde çalışılacak. Haspolat’taki arıtılmış su konusunda da daha yoğun çalışılacak. Diğer konular da masada olmaya devam ediyor.
“Temel hedef tabiki Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüdür”
Tabi ki temel hedef; sadece güven yaratıcı önlemler üzerinde konuşmak değil, Kıbrıs sorununun çözümüdür. Bunun vurgusu yapıldı.
Bir de hedeflenen çözüme ilişkin vurgu yapıldı. Bu da çözümün; BM Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlanmış siyasi eşitlik çerçevesinde bir çözümdür.
“Çözüm modeline vurgu yapılmadı, ilkemiz ‘siyasi eşitlik'”
Çözümün modeline ilişkin bir vurgu yer almıyor. ‘BM Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlanmış siyasi eşitlik’ denilirken, illa ki ‘BM Güvenlik Konseyi kararlarında öngörülen çözüm çerçevesinde’ diye tanımlanmıyor.
Biliyorsunuz BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla ilgili olarak bizim her zaman dile getirdiğimiz ‘ortak egemenlik alanı’ sözü var. Yani belli başlı 5-6 konu saydık, bu ortak egemenlik alanındaki konularda ancak birlikte karar verilebilir vurgusu yapıldı.

Ortak açıklamada o meşhur tanım vardır ya; ‘iki bölgeli, iki toplumlu federasyon’ gibi. Burada bu kavramlar yok. Bizim metodolojimizin bir numaralı unsuru ‘siyasi eşitlik’ meselesinin kabulüydü. Bunun tamamen kabul edildiği anlamına gelmiyor çünkü bizim siyasi eşitlik tanımımız içinde ‘dönüşümlü başkanlık’ da vardı.
“4 adımlı metodolojimizi masada da kayda geçirdik”
Dolayısıyla bizim metodolojimizin bir numaralı maddemizin birinci kısmına ilişkin bir kabuldü. Bu 4 adımlı metodolojimizi masada da kayda geçirdik. Ancak 4 adımın 4’ü de tamamlanmadıkça, resmi ve kapsamlı çözüm için müzakerelere geçilmeyeceği yönündeki argümanımız geçerliliğini aynen koruyor. Birinci maddenin birinci kısmı tamamlandı sadece.
5+1 genişletilmiş toplantı ile ilgili de; çözümün burada bulunması vurgumuz devam ediyor. Amaç; 5+1 toplantısının verimli bir toplantı olması.
Bugün 3 noktada küçük küçük çözümler bulunmuş gibi görünse de elbette bunlar yeterli değildir. Amacımız; özellikle geçiş noktaları gibi, ara bölgedeki solar paneller gibi daha elle tutulur noktalarda ilerlemeler sağlanmasıdır.
Şimdi artık bir ‘dördüncü maddemiz’ daha var. O da Sayın Hristodulidis’in getirdiği önerilerdir, onları not aldık”
“Garantiler konusu gündeme gelmedi”
Erhürman bir soru üzerine, “garantiler” konusunun gündeme gelmediğini, Hristodulidis’in 4 maddelik paketinin, kendilerinin sunduğu 10 maddelik paketin muadili olduğunu, kapsamlı çözüme yönelik maddeler olmadığını kaydetti.

Erhürman, “Hedef kapsamlı çözümdür elbette ama baştan beri söylediğimiz gibi; herhangi bir çözüm modeline atıf yok. Birtakım ortak yetki alanları olmak durumunda. Mesela; hidrokarbon gibi, deniz yetki alanları gibi… Bu alanlar ne kadar bizim egemenlik yetki alanımız içindeyse o kadar da Kıbrıslırumların egemenlik hakkı alanı içindedir. Dolayısıyla ortak yetki alanında karar verilirken, elbette siyasi eşitlik noktasında da karar verilecek. Dönüşümlü başkanlığı içermiyor ama bizim pozisyonumuz net; bunu da içerecek şekilde bir anlaşmaya varılmadıkça bizim açımızdan birinci nokta geçilmiş olmaz” dedi.
“Herhangi bir çözüm modeline atıf yok, birinci unsurumuz ‘siyasi eşitlik’ ilkesidir”
Erhürman yine sorulan bir soru üzerine şöyle konuştu;
“Metin açık, metnin herhangi bir yerinde federasyona ya da herhangi bir başka çözüm modeline atıf yok. İlke olarak atıf; siyasi eşitliğe atıf. Bu da zaten BM kararlarında yer alan bir ilke, biz de 3 senedir metodolojimizin birinci unsuru olarak bunu ortaya koyuyoruz. Bir modele direkt atıf yapılmasının da doğru olmadığını söyledik”
“Hristodulidis Dipkarpaz’daki Kıbrıslırumlarla ve Maronitlerle ilgili öneri sundu”
Hristodulidis’in sunduğu öneri paketinde neler olduğunun sorulması üzerine Erhürman şunları kaydetti;
“Kaç madde olduğunu tam hatırlamıyorum ama sanırım 10’a yakın bir madde vardı. Ancak prensip olarak; biz maddelerimizi sunduğumuzda kendisi nasıl yorum yapmadıysa ve evet ya da hayır demediyse, biz de aynı şekilde herhangi bir yorum yapmadık, evet ya da hayır demedik. Üzerinde çalışacağız. Ama az önce de söylediğim gibi biri Haspolat’taki arıtılmış su meselesiydi. Bir önerisi de Dipkarpaz’daki Kıbrıslırumlarla ilgiliydi, bir diğeri de Maronitlerle ilgiliydi”
Erhürman şöyle devam etti;
“Bizim çok ilkesel bir duruşumuz var, bu da belli noktaları içeriyor. Biz çözüm istiyoruz ve irademiz var diyoruz. Ama 50 yıldır çözüm çabaları devam ediyor ve bir sonuca ulaşamıyor. Bunlardan ders çıkarmamız lazım ve birtakım şeyleri değiştirmemiz lazım.
“‘Müzakere yapalım da nasıl olsa biz çözüme ulaşırız’ anlayışını doğru bulmuyoruz”
Zaten sayın Guterres de defalarca ‘Bu defa farklı olmalı’ dedi, biz de bunun üzerine 4 maddelik bir metodoloji çıkarttık, bunlar kabul edilirse çözüme daha kolay ulaşırız dedik.
‘Müzakere yapalım da nasıl olsa biz çözüme ulaşırız’ anlayışını doğru bulmuyoruz. Bizi çözüme ulaştıracak bir müzakere masası istiyoruz. O masa oluşmadan önce doğru metodolojinin oluşmasını istiyoruz. Yani siyasi eşitliğin, müzakere masasında pazarlık konusu olmadan önce kabul edildiği bir metodoloji.
Bugün buün oraya koyduk ama yetmez bizim açımızdan. Dönüşümlü başkanlık da kabul edilmeli. O da yetmez bir sonraki maddeye geçeceğiz.
Bir güvence alacağız baştan ki; yine Kıbrıs Rum liderliğinin ayak sürümesi sonucu sonuca ulaşamazsak; Kıbrıslıtürkler bugünkü statükoya dönmeyecek”
Özgür Haber Merkezi



















