
Makina Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Ayer Yarkıner, Ünal Üstel Hükümeti döneminde trafikte tam 45 kişinin can verdiğini, arızalı Takata marka hava yastıkları sorununun tüm dünyada çözülmüşken, Kıbrıs‘ın kuzeyinde can almaya devam ettiğini, araçlardaki yaş sınırının tamamen kaldırıldığını ve demir yığını araçların ülkeye sokulduğunu, hazırladıkları yasa tasarısının da Savcı’nın “olumsuz görüş marifetiyle” hayata geçirilmediğini söyleyerek, Meclis ve vekillere seslendi; “Artık gereğini yapın”
Yarkıner: Ülke, AKSA’cı hükümetinin kifayetsizliği nedeniyle kan gölüne döndü
Sosyal medya hesabından Cumhuriyet Meclis’ine açık mektup yayınlayan Yarkıner, bu mektubu; ülkede her geçen gün artan trafikteki can kayıpları karşısında, artık taşınamaz hâle gelen bir sorumluluk ve dayanılamayacak öfke ile kaleme alıdıklarını belirtti, ülkenin AKSA’cı hükümetin kifayetsizliği nedeniyle kan gölüne döndüğünü söyledi.
Yarkıner, geçtiğimiz hafta trafiğe 21 yaşındaki genç yeğenini kurban veren İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un acısını paylaştıklarını söyleyerek, “Bakanlığınız, Trafik Komisyonu’nun doğal ve asli üyelerindendir. Ne var ki; Ünal Üstel Hükümeti döneminde rantçı, şaibeli ithal kararlar alınmasına ve Takata (hava yastığı) krizine yönelik tedbirler Trafik Komisyonu’nda alınmamıştır” dedi.
“Üstel hükümeti döneminde 145 kişi trafikte can verdi”
Yarkıner şöyle devam etti;
“Sadece Ünal Üstel’in başbakanlığı döneminde 145 insanımız trafik çarpışmalarında hayatını kaybetmiştir. Buna rağmen kazaları önleyecek yapısal, teknik ve standartizasyon tedbirler alınmamış (2019 yılında yapılan taslak regülasyonlardan da istifade edilmemişti), aksine daha büyük trafik felaketlerine zemin hazırlayan siyasi ve idari kararlar yürürlüğe koyulmuştur.
“Kiralık araç yaşını 10 yıla çıkardılar”
İlk önce Z araç yaşınını 10 yıla çıkardılar, yetmedi Bakanlar Kurulu kararıyla yasaya açıkça aykırı biçimde ‘İthal İzni’ şartı ortadan kaldırıldı.
Makina Mühendisleri Odası bu karara karşı dava açarak ara emri almıştır.
“Ara emri aldık, bu kez de yaş sınırını kaldırdılar”
Bu hukuksuzluktan ders çıkarılması gerekirken, Üstel Hükümeti ara emrinin hemen ardından ithal araçlar için yaş sınırını tamamen ortadan kaldıran bir yasal değişiklik yapmıştır. Böylece sınırsız yaşta, güvenliksiz araçların ülkeye girişi yasal hâle getirilmiştir. Bu araçlar hakkında bilgi isterseniz biz hazırız.
“Arıklı neden sessiz kaldı, karar kimin menfaati için alındı, Trafik Komisyonu neden itiraz etmedi?”
Hız ihlal kameraları demode diyen Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, araç yaş sınırının kaldırılmasına ses etmiyor, Takata krizi için aksiyon alamıyor.
Bu noktada sorulması gereken sorular açıktır. Aşağıdaki soruları sorup cevap isteyiniz, biz cevabı biliyoruz ama hükümetin başına sorun.
– Bu yaş sınırı ve ithal izni hangi trafik güvenliği gerekçesiyle kaldırılmıştır?
– Bu değişiklikleri kim talep etmiş, kimin menfaati gözetilmiştir?
– Sağlıklı düşünen, kamu yararını önceleyen bir Bakanlar Kurulu bu kararı alır mıydı?
– Trafik Komisyonu neden bu kararlara itiraz etmemiştir?
“Dünyada çözüldü bizde can almaya devam ediyor”
Sayın Milletvekili,
2020 yılından bu yana defalarca uyardığımız, 2023 yılında ölümle sonuçlanan Takata hava yastığı felaketi, bugün hâlen çözülmemiştir.
Dünyada çözülmüş olan bu teknik zaaf, ülkemizde can almaya devam ediyor. Üstel hükümeti bu sorunu çözme yerine Takata’dan etkilenen araçların ülkeye ithaline sebep olacak kararlar alıyor. Bu nasıl bir hükümettir; yeni Takata felaketlerine zemin hazırlayacak ithalat kararları, hangi devlet aklıyla, hangi kamu yararıyla açıklanabilir?
“Belki de Gizem ölmeyecekti…”
Son çarpışmada; ‘Suçlu Gizem’di’ denilecektir. Ancak 2019’da hazırlanan homologasyon ve güvenlik koşulları yasal hale gelseydi, ön ve yan hava yastıkları regülasyonuna uygun olsaydı, belki de Gizem ölmeyecekti.
Gizem’in aracının hava yastıkları neden açılmadı? Var mıydı? Aktif miydi? Tadilat gördü mü?
Sormak gerekir; Bu hükümet halen daha ülkeye ithal edilecek araçların standartlarını belirlemeyecek mi? Hurda demir yığınlarına müsaade edecek mi?
Sizde sorun Üstel ve Arıklı’ya; ‘Gizem ölmeyi hak etti mi?’ diye.
“Yasa tasarısı hazırlayıp verdik. Sözler verildi, hiçbir aksiyon alınmadı”
Daha önce kullanılmış araçlarda yaş sınırı 3 yıl, Z izinli araçlarda ise sıfır kilometre olması yasal gereklilikti. Bu sınır geçmişte siyasi saiklerle 5 yıla çıkarılmıştır. Ancak Üstel Hükümeti döneminde önce 10 yıla çıkarılmış, ardından tamamen sınırsız hâle getirilmiştir.
Takata konusunu Trafik Komisyonu’na anlattık. Ulaştırma Bakanlığı’na yazılı ve sözlü olarak teknik destek vereceğimizi bildirdik; resimlerle, teknik belgelerle anlattık. Yasa tasarısı hazırlayıp verdik. Sözler verildi, hiçbir aksiyon alınmadı.
“Üsteğmen Ali Osman Bayram’ın katili Üstel Hükümeti’dir”
Bu hükümetin kifayetsizliğinin ihmalinin bedelini sadece Gizem değil; diğer 144 kişi de hayatları ile ödedi. 25 yaşındaki Üsteğmen Ali Osman Bayram da Takata hava yastığı parçasının koparak başına isabet etmesi sonucu ödemiştir.
Üsteğmen Ali Osman Bayram’ın katili Ünal Hükümeti’dir. Yasa tasarısını yaptık, çekmecede tutulduğunu sonradan öğrendik. Savcılık olumsuz görüş vermiş.
“Savcı Bey; Takata’ya olumsuz görüş verdin ama yaş sınırının kaldırılmasına sesin çıkmadı”
Yaşşa Savcı Bey yaşşa! Takata’ya olumsuz görüş verdin ama yaş sınırını kaldıran tüzük maddesi için sesin çıkmadı.
Savcılığın yasaya olumsuz görüşü sonrası tüzük önerdik; o da sonuçsuz kaldı. Protokol önerildi, o da hayata geçirilmedi, Takata krizi devam ediyor.
Son olarak 17 Aralık 2025 tarihinde, Polis Genel Müdürlüğü tarafından bir çarpışma sonrası sürücünün gözüne isabet eden parça nedeniyle teknik rapor hazırlamamız istenmiştir. Otomotiv grubumuz aracı incelemiş, rapor hazırlanmaktadır.
“Münferit değil; sistematik bir ihmal zinciri”
Bu tablo, yaşananların münferit değil; sistematik bir ihmal zinciri olduğunu açıkça göstermektedir. Belki bu haberi okuyunca apar topar Ulaştırma Bakanı aksiyon almaya çalışacak (Ünal Üstel’in umuru bile olmayacak) ama ne yaparsa yapsın o makamı kamu yararına yönetemedi. Verdikleri zarar 10’larca yıl bu ülke insanının trafik güvensizliğinde bedel ödemesine neden olacaktır.
Sayın Milletvekilleri,
Başbakan ve Ulaştırma Bakanı bu süreçte görevlerinin sorumluluğunu taşımamıştır. Buna karşın Ekonomi ve Enerji Bakanı’nın konuya duyarlılık gösterdiği tarafımızca not edilmiştir.
Ancak Trafik Komisyonu’nda yer alan İçişleri Bakanlığı, yaşanan acının da bilincinde olarak; trafik güvenliği konusunda artık sorumluluk almak zorundadır.
Sayın Dursun Oğuz; Bu sorumluluğun gereğini yerine getirmenizi bekliyoruz.
Bu mektup son bir çağrıdır; Kamu adına, insan hayatı adına, artık gecikmiş bir sorumluluğun hatırlatılmasıdır. Gereğini yapacağınıza inanmak istiyoruz”



















