InstagramKıbrısManşetSiyaset

Gökçebel: Öğretmenler, eczacılar, doktorlar… her kesime kasıtlı ve sistematik saldırı var







Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, yeni doğan bebeklerin alkollü mamadan, çocukların da şüpheli müdahalelerden ölmesiyle ilgili sorumluluk almayan bir Sağlık Bakanı’nın, hekimleri hedef göstererek tam gün sağlık hizmeti vereceği vaadinin gerçekçi olmadığını söyledi

Gökçebel: Öğretmenler, eczacılar, doktorlar… her kesime kasıtlı ve sistematik saldırı var

Sendika adına yazılı açıklama yapan Gökçebel, eğitimde aklı, sorgulamayı, bilimi, laikliği bitiren faşist, baskıcı anlayışın; itaatkar bir toplum için direnecek olan öğretmenleri hedef yaptığını söyledi, toplumsal aklı, refleksi, örgütlü mücadelesi ve direncini kırmak için eczacılar, doktorlar ve her kesime kasıtlı ve sistematik saldırılar yapıldığını vurguladı.

Gökçebel, “Bu topluma ‘üst akıl’ tarafından empoze edilmek için atanmışlar kullanıldı. Atanmış kuklalar ve onların şakşakçılarının her suçu örtülürken toplumsal direnç noktaları hedef yapıldı. Toplumsal mühendislik gereği on binlerce kişinin sokakta olduğu ‘disiplin tüzüğü’ mücadelesi alınan talimat gereği toplum menfaati, hassasiyeti dahi kaale alınmadan dayatıldı” dedi.

“Suç makinesine dönen atanmışların toplum yararına bir şey yapma derdi yok”

Gökçebel şöyle devam etti;

“Suç makinesine dönen atanmışların toplum yararına bir şey yapma derdi kalmamıştır. Buna karşın büyük yalanlarla, manipülasyonlarla, algılarla, gündemi değiştirmek, halk yararına çalışıyorlar da izin vermeyenler varmış gibi suçlu yaratma sevdasına düşmüşlerdir.

Biz bu filmi daha önce eğitimde de gördük.

Bir yanda içi boşaltılan, laikliği, bilimselliği yok edilen, kadını, kız çocuklarını yok sayan gerici bir içerik; konteynerlere, kalabalık sınıflara, riskli, dökülen okullara; açlığa, öğretmensizliğe terk edilen, desteklenmeyen öğrenciler; finansmanı omuzlayan veliler, diğer yandan nitelikli eğitim kaygısı olmayan atılan her adımda sorun çözmek yerine kaos yaratan yetkilikler varken ‘tam gün’ eğitime geçtim diyen öğretmenlere 3 yıldır saldıran, onları hedef yapan hükümet anlayışını yakından tanıyoruz.

“Hükümet aklımızla dalga geçercesine sağlıkta ‘tam güne’ geçtik diyor”

Bugün hastaneleri terk eden, sağlık hizmetini vereni de bu hizmeti alamayanı da bezdiren aynı hükümet aklımızla dalga geçercesine sağlıkta ‘tam güne’ geçtik diyor.

Kadro yok, ilaç yok, malzeme yok, liyakat yok, sistem yok, yatırım yok, kamusal sağlık politikası yok, hükümete yolsuzluk, hırsızlık, yandaşlık dışında gaile yok, nüfus bilinmiyor, sağlık çalışanları ile diyalog, birlikte çalışma yok… Sağlık her alanda ticari mala dönüştürüldü, özelleştirildi.

“Hekimler itibarsızlaştırılmak için sürekli hedef yapılıyor”

Hekimler itibarsızlaştırılmak için sürekli hedef yapılmaktadır. Yetişmeleri, gelişmeleri, çalışma koşulları iyileştirilip sağlıkta nitelik için hiçbir adım atılmamakta, her ilçeye tam donanımlı hastaneler yapabileceğimiz paralar özel hastanelere sevk politikaları ile sermayedarlara rant olarak verilmektedir.

Diploma sahtekarlıklarının, sahte kontenjanların, paralı üniversitelerin hiçbir koşul, merkezi sınav olmadan hekim, uzman yetiştirmesi gelecekte sağlığın çok daha kötüye gideceğinin işaretlerini verdiği bir ortamda Sağlık Bakanı Kıbrıs’ta ticarethaneye dönen üniversitelerin yasal olarak önünü açmak için yasa yapmaya uğraşır gibi ortaya atlıyor.

“Sorumluluk yüzde 53’ü güvencesiz, sözleşmeli olan hekimlerin sırtına yıkılmaya çalışılıyor”

Yatacak yatak, uzman hekim, hemşire, sağlık malzemesi, ilaç, ambulans, acil serviste sedyesi dahi yeterli bulunamayan, halkın acil servislerde dahi sağlık hizmeti alamadığı ‘ücretli’ kamu hastanelerimizde; zorunlu ek mesai, nöbet, icapçı, poliklinik görevleri gereği haftalık 60 saat çalışmak zorunda olan hekimleri tam gün çalıştırıp ‘size sağlık vereceğim’ diyerek çok büyük bir yalan ve manipülasyonla Sağlık Bakanı ‘tam günü’ ortaya atıyor.

Yapısal, içinden çıkılamaz durumdaki sağlık sorunlarının sorumluluğu yüzde 53’ü güvencesiz, sözleşmeli olan hekimlerin sırtına yıkılmaya çalışılıyor.

“Bunları destekleyenler bu sistemden nemalananlardır”

Hırsızlığın, rüşvetin, peşkeşin, yolsuzluğun topuna çıkan, yaptıkları kabahatlerin ve suçların tek bir hesabını vermeyen UBP-DP-YDP hükümeti kamusal hizmetlerde gailesi, projesi varmış gibi toplumla dalga geçiyor. Hükümeti oluşturan tüm bakanların şaibeleri ayyuka çıkmıştır.

Kamusal alanlara hiç bir yatırım yapmayarak kamusal hizmeti verenleri tükenmişliğe iten bu zihniyetten istifa dışında hiç bir fayda beklenmemelidir.

Kamusal hizmet alanlarını tek tek özelleştiren, şirketlere peşkeş çeken, paralı hale getiren, buralara yatırım yapmayan bu politikacıların tek gailesi sermayedarlara yeni müşteri bulmaktır.

Günümüzde tam gün eğitim ve sağlıktan bahsedenlerin var olan sürede yaptığı hiç bir doğru yokken süreyi artırıp nitelik artıracak safsatası yeni saldırı ve manipülasyon politikasıdır. Bunları destekleyenler bu sistemden nemalananlardır.

Bütün kamusal alanları satanların, devredenlerin kamusal kaygısı varmış gibi timsah gözyaşı dökmeleri maksatlıdır.

Protokoller gereği bu toplumu dönüştürmek, fakirleştirmek, cehaleti örgütleyip halkın biat etmesini sağlamak; büyük hırsızlıkların, sermayedarların önünü açmak için ne kurum, ne örgüt, ne itibar, ne saygı bırakmamak için uğraşmaktadırlar.

“Okul, hastane yapmayanların her köyde lüks cami, mescit yaratmaları ideolojik tercihtir”

İdeolojik eğitimle, sahte diplomalarla, ticarethaneye, insan ve para kaçakçılığına hizmet eden eğitim kurumları yaratmışken diğer taraftan tam gün istermiş gibi yapmaları kasıtlıdır.

Okul, hastane yapmayanların her köye lüks cami, mescit, kadrolaşma yaratmaları politik, ideolojik tercihtir.

Var olan sendikalarla iş birliği yapmayarak TC elçiliğinde kurulan vakıf, dernek, tarikat, sendika gibi yandaş paralel kurumların devreye sokulması amaçlıdır.

Kalan toplumsal itibar ve örgütlerin de bitirilmesi derdine düşülmüştür. Gelin ‘tam günü’ iyi bir program, altyapı ile pilot başlatalım ve hazırlığı ile yatırımları ile birlikte geçelim önerilerine hiç kulak asmayanların üç yıldır uyguladıkları tam gün zulmü ortadayken, tam gün sağlığa geçeceklermiş!!

Eğitimde nitelik, kalite tamamen bitirilmiştir. Öğretmenlere, sendikalarına saldırarak toplumu dönüştürme, tek amaçları olduğu aşikardır.

“Çocukların zehirlenerek ölmesinde dahi sorumluluk almayanlar tam gün sağlık hizmeti verecekmiş”

Tek bir hastane açmadan, yatırım, proje yapmadan ‘tam gün sağlığa geçecem!’ diyerek hekimleri hedef olarak halkın önüne atan bu saldırı anlayışı aynen eğitimde de uygulamaya sokulan anlayışın bir başka versiyonudur. Sağlıkta nitelik, ulaşılabilirlik mümkündür.

Tek bir kıyıyı plajı, piknik alanını halkın kaliteli parasız kullanımına sokmayan anlayış, çocukların zehirlenerek ölmesinde dahi sorumluluk almayan, istifa etmeyen anlayış tam gün sağlığa geçerek halka kaliteli sağlık hizmeti sağlayacakmış! Hem de utanmadan, kahraman edasıyla meydana çıkarak!

Hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük şampiyonu olmuş, kendilerinin ve yandaşlarının çıkarı dışında hiç bir çabası olmayan bir hükümetin, bakanlarının yaklaşan seçim korkusu ustalarına yaranmak ve yeniden seçilmek için hareketlenmesi dışında hiç de inandırıcı olmayan çabalarını halkımız yutmayacaktır.

“Daha iyi eğitim, sağlık mümkündür biliyoruz ve birlikte kuracağız”

Sürekli suç işleyen bu yalan makinelerine itibar etmeyecektir. Algı yaratarak itibarsızlaştırma politikaları sürdürenlere kanmayacaktır.

Halkın nitelikli kamusal eğitim ve sağlık hakkını gasp edenlerin bu topluma verecek hiçbir şeyleri kalmamıştır. Bu sorumsuzluğa karşı birlikte, dayanışmayla mücadeleye devam edeceğiz. Daha iyi eğitim, sağlık mümkündür biliyoruz ve birlikte kuracağız”













Başa dön tuşu