EkonomiInstagramKıbrısManşet

Serdaroğlu: Emeği yok sayan politikalar yeniden dayatılırsa; karşınızda bizi bulursunuz







Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-iş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, hayat pahalılığı ödeneğini durdurmayı öngören yasa tasarısının, günlerce süren genel grev ve eylemler sonrası hükümet tarafından komiteye geri çekilmesinin; işçinin örgütlü gücünün bir sonucu olduğunu ancak emeğinin hakkını arayan işçiye reva görülen copları, biber gazını ve baskıyı unutmadıklarını belirtti. Asıl sınavın şimdi başladığına işaret eden Serdaroğlu, emekçiyi yok sayan politikaların yeniden dayatılması durumunda; hükümetin karşısına çıkacaklarını söyledi, erken seçim çağrısı yaptı

Serdaroğlu: Yasanın geri çekilmesi; işçi sınıfının örgütlü gücünün sonucudur

Yazılı açıklama yaparak hükümete çağrıda bulunan Serdaroğlu, dün itibarıyla hayat pahalılığı ödeneğini erteleyen yasa tasarısının Meclis komitesine geri çekilmesinin, işçi sınıfının örgütlü gücünün açık bir sonucu olduğunu vurguladı.

Serdaroğlu, “Bu gelişme, alın teriyle yaşayan emekçilerin iradesinin yok sayılamayacağını bir kez daha göstermiştir. Ancak altını net çiziyoruz; Bu geri adım değil olumlu adımdır. Açık bir yanlıştan dönülmüştür. Yanlışın düzeltilmesi, o yanlışı yapanların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” dedi.

“Sokaklarda emeğini savunan işçilere reva görülen muameleleri, copları, biber gazını, baskıyı unutmadık”

Serdaroğlu şöyle devam etti;

“Hükümet, emekçilerin sırtına yük bindirecek bir düzenlemeyi hayata geçirmeye çalışmış, gelen tepkiler üzerine adımı atamayacağını anlamıştır. Bu tabloyu kimse farklı yorumlamaya kalkmasın.

Bizler ne yaşananları unuttuk ne de unutturacağız. Sokaklarda emeğini savunan işçilere reva görülen muameleleri, copları, biber gazını, baskıyı unutmadık. Emekçiyi güvenlik güçleriyle karşı karşıya getiren anlayışı da unutmadık.

“Asıl sınav şimdi başlıyor”

Buradan açıkça ifade ediyoruz; Asıl sınav şimdi başlamaktadır.

Hükümetin görevi, hayat pahalılaştıktan sonra kırıntı niteliğinde önlemler almak değil; hayat pahalılığını doğuran politikaları ortadan kaldırmaktır.

Emekçinin cebine girecek üç kuruşu kısmaya çalışmak değil, o cebin her gün daha fazla boşalmasına neden olan düzeni değiştirmektir. Bizim en başında uyardığımız gibi bu yasa tasarısı aslında asgari ücret artışını sınırlamak niyetiyle yapılmıştı.

“Emekçiyi yok sayan politikalardan derhal vazgeçin”

Buradan uyarıyoruz; Kapalı kapılar ardında, birkaç sermaye temsilcisiyle alınan kararları kabul etmiyoruz. Bu ülkenin gerçek sahipleri olan çalışanlar alınacak her ekonomik ve sosyal kararın doğrudan tarafıdır. Biz olmadan alınan hiçbir karar meşru değildir.

Hükümete çağrımız nettir; Emekçiyi yok sayan politikalardan derhal vazgeçin. Ekonomik kararları şeffaf ve katılımcı bir şekilde alın. Hayat pahalılığını kalıcı biçimde düşürecek adımları gecikmeden atın. Halkın güvenini kaybetmiş bir yönetim anlayışıyla yol yürünemeyeceğini kabul edin.

Bu saatten sonra yapılacak en erdemli davranış, halkın iradesine başvurmaktır. Sandık, halkın önüne konulmalı; bu ülkenin geleceğine yine halk karar vermelidir.

Bizler buradayız. Haklarımızı savunmaya devam edeceğiz. Eğer emekçiyi yok sayan politikalar yeniden dayatılırsa, bilinmelidir ki bizler yine karşılarında olacağız”













Başa dön tuşu