
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü, Özgür Gazete‘nin gündeme getirdiği Kantara’da yaşanan doğa talanının münferit bir olay olmadığını, haftalarca izinsiz olarak bir şirketin kullanımına verilen Kantara tepelerinin oyulduğunu hatta izin verilerek denetim yapılmadığını belirtti. Örgüt açıklamasında, doğayı yok eden, yasaları ihlal eden ve görevini yerine getirmeyen herkesin; halkın vicdanı ve hukuk önünde hesap vermek zorunda olduğuna vurgu yapıldı
CTP Kadın: Verilen zararın hesabı sorulacak mı?
Yazılı açıklama yapan CTP Kadın Örgütü, Kantara’da yaşanan talan ilk olmadığını, ülke sevgisinden yoksun “Hükümetçilik” oynayan zihniyetin tam bir yansıması olduğunu söyleyerek, haftalarca izinsiz olarak bir şirketin kullanımına verilen Kantara tepelerinin oyulduğunu ve Turizm Çevre Bakanlığı ile ona bağlı daire müdürleri tarafından bu kıyıma göz yumulduğunu, hatta izin verildiğini ancak denetiminin yapılmadığını vurguladı.

Açıklamada, “40 kamyon ile başlayan talanın nerelere vardığı kimse tarafından bilinmiyor. Toplumsal baskı ile geri çekilen firmanın ardından sadece tek bir soru sorulabiliyor; Verilen zararın hesabı sorulacak mı?” denildi.
“Aynı tabloyu Yılmazköy’de, Taşkent’te, Beşparmak Dağları’nın tamamında görüyoruz”
Açıklama şöyle devam etti;
“Kantara’da yaşananlar ne ilktir ne de münferit. Bugün aynı tabloyu Yılmazköy’de, Taşkent’te, Beşparmak Dağları’nın tamamında görüyoruz. Taş ocaklarına verilen izinler ve bu izinlerin etkin şekilde denetlenmemesi sonucunda dağlarımız parça parça yok edilmekte, kuzeyin silueti geri dönülmez şekilde tahrip edilmektedir.

Orman arazileri peşkeş çekilirken, yatırım ve gelişim alanları olarak büyük sermaye patronlarının kullanımına sunulurken, dağlar oyuluyor, sahiller taşan kanalizasyonlarla kirletiliyor, Özel Çevre Koruma Bölgelerinin sınırlandırılarak yapılaşmanın önü açılmaya çalışılıyor ve en önemlisi imar planları raflarda bekletilmeye veya çeşitli uygulamalar ile devre dışı bırakılmaya devam ediliyor. Bu ülke plansızlığın ve denetimsizliğin sonucu olarak adım adım çökertilmektedir.
“Bu sessizlik bir tercihtir”
Turizm ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Çevre Dairesi’nin görevi; çevreyi korumak, denetlemek ve kamu yararını gözetmektir. Ancak yaşananlar göstermektedir ki bu görevler ya yerine getirilmemekte ve dahası bu durumun ortağı olduğu gerçeğidir.
Bu sessizlik bir tercihtir. Bu tercih, doğa talanının sürmesine hizmet etmektedir.

5 Haziran Dünya Çevre Günü yaklaşırken açıkça ifade ediyoruz; Çevre gününde verilen demeçlerle, göstermelik doğa sevgisi ile bu ülkenin doğası korunamaz. Doğa, ancak gerçek politikalarla, etkin denetimle ve kamusal sorumlulukla korunur.
“Bu talan yapanın yanına kalmayacaktır”
Bugün Kantara’da oyulan her kaya, taşınan her parça; çocuklarımızın geleceğinden çalınmaktadır.
CTP Kadın Örgütü olarak altını çiziyoruz; Bu talan yapanın yanına kalmayacaktır. Doğayı yok eden, yasaları ihlal eden ve görevini yerine getirmeyen herkes; halkın vicdanı ve hukuk önünde hesap vermek zorundadır.
Biz kadınlar, yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Çünkü bu yalnızca bir çevre meselesi değil, bir gelecek meselesidir”
İlgili haberimizin videosunu izlemek için BURAYA tıklayınız.

















