Mahkeme: Su suçları işleyenlerin ciddi şekilde cezalandırılması gerektiği kanaatindeyiz

Üniversite yetkililerinin imzalarını ve Eğitim Bakanlığı‘nın kaşe ve mühürlerini sahteleyip, kendisine sahte diş hekimliği transkripti ve diploması hazırlayarak tedavüle süren ve suçlarını kabul eden Faezeh Yosuefzade, yargılandığı Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi‘nce 3 yıl 6 ay hapse mahkume dildi. Olay; Yosuefzade’nin ilgili sahte diplomayı güneydeki İran Büyükelçiliği‘ne sunması ve elçiliğin de diplomayı doğrulamak için kuzeydeki makamlardan bilgi talep etmesi sonucu ortaya çıkmıştı
Mahkeme: İmzaları, mühür ve kaşeleri sahteledi
Mahkeme Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Gülay Uğur’dan oluşan heyet, 10 ayrı suçtan yargılanan sanığı 3 yıl 6 ay hapse mahkum etti. Sanık hakkında verilen kararı heyet Başkanı Cemaller okudu.

Başkan, sanığın 3 Ocak 2020-8 Haziran 2023 tarihleri arasında “dolandırmak kastıyla” ve “yetkisi olmaksızın” sahte olarak düzenlemiş olduğu Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği diplomasını; Rektör Ümit Hassan, Dekan Muhammed Mutahhar Ulusoy, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Ümit Serdaroğlu, yetkili Beliz Özdiren, Başhekim Hasan Güney Yılmaz, ve Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğretim ve Dış İlişkiler Dairesi personeli Tanguç Özen’in imzalarını kopyalayarak, söz konusu diploma üzerine aktarmak ve gerçekte Yakın Doğu Üniversitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı’na ait olmayan kaşe ve soğuk mühürler ile mühürleyerek yetkisiz belge düzenlediğini söyledi.
Başkan, sanığın Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği transkriptini ve diplomasını; Öğrenci İşleri Daire Başkanı Ümit Serdaroğlu’nun imzasını kopyalayarak ve gerçekte Yakın Doğu Üniversitesi’ne ait olmayan kaşe ile mühürleyerek yetkisiz belge düzenlediğini söyledi.
“5 yıl eğitim aldı, başarısız oldu”
Başkan, sanığın 2015 yılında eğitime başladığını, 2019-2020 dönemine kadar devam ettiğini, başarısız olmasından dolayı eğitiminin üniversite nezdinde sonlandırıldığını ve kendisine okul tarafından transkript ve diploma verilmediğini söyledi.
Başkan, sanığın birçok yetkilinin imzasını taklit ederek, mezun olmadığı halde kendisini mezun olarak gösterdiğini, sahte belgelerle Güney Kıbrıs’taki İran elçiliğine başvuru yaptığını kaydetti.
Mahkeme Başkanı, İran elçiliğinin diplomanın sahte olup olmadığına dair KKTC makamlarından bilgi talep etmesi üzerine olayın ortaya çıktığını, sanığın 18 Eylül 2025’te tutuklandığını belirtti.
Mahkeme Başkanı sanığı, iddia makamı tarafından sunulan olgu ve emareler ışığında, aleyhine getirilen tüm davalardan suçlu bulup mahkum ettiklerini, sanığın mahkum olduğu “yetkisiz belge düzenleme” suçu için Ceza Yasası’nın 7 yıla kadar hapislik cezası öngördüğünü kaydetti.
“Sahte diş hekimi olmak, yeterli bilgi ve birikimi olmadan insan sağlığına müdahale etmek demektir”
Başkan kararına şöyle devam etti:
“Sanık bu suçu organize şekilde işlemiştir, derslerinde başarısız olduğu halde kendisine sahte bir diş hekimliği diploması oluşturmuştur.
Sahte diploma ile diş hekimi olmak, yeterli bilgi ve birikimi olmadan insan sağlığına müdahale etmek demektir.
Böyle bir niyetle hareket etmek çok ciddi suçlara, çok ciddi zararlara sebep olabilecek bir davranıştır.
Sanık diploma yanında sahte transkript de hazırlamış, aynI şekilde birçok kişinin imzalarını kopyalayarak yetkisiz ve sahte belge düzenlemiştir.
Sanık başarısız olduğu derslerden başarılı gibi ders notu kaydı yapmış, başarısız olduğu derslerde başarılı gibi kayıt yapmıştır.
Yani sanık yeterli eğitim ve öğrenimi almadan, kendisine; oldukça ciddi eğitim ve ciddi öğrenim gerektiren diş hekimi diploması düzenlemiştir.
“Suçun işleniş şekli oldukça ağırdır”
Suçun işleniş şeklinin vahameti oldukça ağırdır, bunu sanık aleyhine ağırlaştırıcı faktör olarak değerlendiririz”
Başkan Cemaller, böylesi bir suçundan özellikle aynı üniversiteden hakkı ile çalışıp diploma alan kişileri ciddi şekilde olumsuz etkilediğini, sanık ve sanık gibi kişilerin, hakkı ile mezun olmuş kişilere şüphe ile bakılmasına sebebiyet verdiğini belirterek, “Yapılan sahtekarlığa tarafımızdan hiçbir şekilde hoşgörü ile bakılması mümkün değildir. Tüm belirttiklerimiz ışığında oldukça ciddi olan bu suçları oldukça vahim bir şekilde işleyen bu sanığa hoşgörü ile bakılmasının olanaksız olduğu, bu suçları işleyen kişilerin ciddi şekilde cezalandırılması gerektiği, aksi takdirde verilecek cezanın benzer suç işleme eğiliminde olan kişileri caydırıcı nitelikte olmayacağı kanaatindeyiz” dedi.
Başkan, sanığın sabıkası olmamasını, suçlarını kabul etmesini, mahkemeden özür dileyerek nedametini gösterdiğini belirterek, bu hususları da hafifletici etken olarak değerlendirdiklerini belirtti. Başkan Cemaller, netice itibariyle sanığı 3 yıl 6 ay hapse mahkum ettiklerini açıkladı.
(Kamalı Haber)



















