
Eşit Hak ve Adalet Sendikası (Haksen) Başkanı Salih Erşangil, Göç Yasası adı altında emekçileri birbirine düşüren, güvencesizliği derinleştiren, eşit işe eşit ücret prensibini yok sayan 47/2010 sayılı yasanın derhal yürürlükten kaldırılması gerektiğini vurguladı. Erşangil, “özel sektöre sendika hakkı, Ektam emekçilerinin direnişi, Göç Yasası, hayat pahalılığı, enerji politikaları ve kamusal kaynakların sermayeye devri” gibi başlıkların, kuzeydeki emekçilerin doğrudan karşı karşıya olduğu yakıcı sorunlar olduğunu söyledi
Erşangil: Bir avuç sermaye sahibi kârına kâr katarken milyonlarca emekçi açlık sınırında yaşamaya mahkum ediliyor
Yazılı açıklama yapan Erşangil, 1 Mayıs’ın; Emeğin sömürüye, adaletsizliğe ve güvencesizliğe karşı ayağa kalktığı gün olduğunu, bu ülkenin emekçileri olarak, buradan açıkça “Yoksulluğa, baskıya ve hak gasplarına boyun eğmeyeceklerini” ilan ettiklerini belirtti.
Erşangil, “Sınıf mücadelesi hala en yakıcı gerçektir. Bir avuç sermaye sahibi kârına kâr katarken, milyonlarca emekçi açlık sınırında yaşamaya mahkum ediliyor. Bu düzen tesadüf değil, bilinçli bir tercihtir. Ve biz buna karşıyız. Emeği değersizleştiren, işçiyi yalnızlaştıran bu düzene karşı örgütlü gücümüzle mücadeleyi büyüteceğiz” dedi.
“Asgari ücret bugün, patronlarla devletin iki dudağı arasında”
Erşangil açıklamasına şöyle devam etti;
“Ektam emekçilerinin mücadele ile kazanmış oldukları sendikalaşma hakkını buradan bir kez daha selamlıyoruz. İşten atma tehditleriyle, baskıyla, mobbingle mücadele ederek, büyük bir kazanım elde ettiler.
Bu mücadelenin diğer işçilere de örnek olması ve girişilecek mücadelelerin kazanılması için, Ektam emekçilerine yaptığımız gibi var gücümüzle destek olacağız. Bir taraftan da ‘sendikasız çalıştırılmanın yasaklanması’ mücadelemiz devam edecek.
Asgari ücret bugün, patronlarla devletin iki dudağı arasındadır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Talebimiz, asgari ücretin derhal en düşük kamu maaşına eşitlenmesidir. Böylece kamu-özel emekçileri için mücadele ortaklaşarak büyüyecektir.
“47/2010 sayılı yasa, derhal yürürlükten kaldırılmalıdır”
Göç Yasası adı altında emekçileri birbirine düşüren, güvencesizliği derinleştiren, eşit işe eşit ücret prensibini yok sayan 47/2010 sayılı yasa, derhal yürürlükten kaldırılmalıdır. Aynı işi yapan emekçilerin aynı haklara sahip olması için mücadelemiz sürecektir. Ayrıştırma politikalarına boyun eğmeyeceğiz.
1 Mayıs’ın iki toplumlu olarak ortak kutlanmasının taşıdığı tarihsel ve siyasal önemin bilinciyle, ara bölgede düzenlenecek ortak 1 Mayıs etkinliğine katılacağız.
Emperyalist savaşların, milliyetçi siyasetlerin ve ayrılıkçı politikaların güç kazandığı, Kıbrıs’ta birleşik bir gelecek fikrinin adanın her iki yakasında da egemen siyaset tarafından geri plana itildiği bir dönemde, emekçilerin ara bölgede yan yana gelmesi anlamlı ve değerlidir.
Bununla birlikte, iki toplumun ortak sorunlarının yanında, her iki toplumun da kendi politik ve ekonomik koşullarından kaynaklanan özgün sınıfsal mücadeleleri vardır.
Kıbrıs’ın kuzeyinde özel sektöre sendika hakkı, Ektam emekçilerinin direnişi, Göç Yasası, hayat pahalılığı, enerji politikaları ve kamusal kaynakların sermayeye devri gibi başlıklar, kuzeydeki emekçilerin doğrudan karşı karşıya olduğu yakıcı sorunlardır.
Bu sorunlara karşı sözün kuzeyden de yükselmesi, ortak mücadeleyi zayıflatmaz; aksine emekçilerin birliğini daha gerçek ve güçlü bir zemine taşır.
“Yaşasın örgütlü işçi sınıfı! Yaşasın 1 Mayıs!”
Bu nedenle ara bölgedeki ortak 1 Mayıs iradesini sahiplenirken, önümüzdeki yıllarda Kıbrıs’ın kuzeyinde de emekçilerin kendi taleplerini ve mücadele başlıklarını görünür kılacak 1 Mayıs etkinliklerinin örgütlenmesi gerektiğini vurgularız.
Bugün buradan bir kez daha susmayacağımızı, geri çekilmeyeceğimizi, haklarımızı alana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bildiriyoruz. Yaşasın örgütlü işçi sınıfı! Yaşasın 1 Mayıs!”



















