
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-sen), Ceza Yasası‘nda “masumiyet karinesi” maskesiyle yapılan değişikliğin; Barolar Birliği tarafından hazırlandığını ve hükümet eliyle gazetecinin boynuna asıldığını söyleyerek, kamu adına gerçekleri yazanların suçlu ilan edilmek istendiğine vurgu yaptı. Sendika, yolsuzluk, usulsüzlük veya rüşvet gibi olaylara karışmış bir üst düzey bürokratın, siyasetçinin, bakanın veya topluma mal olmuş bir kişinin yargılanması ile ilgili haber fotoğraflarının kullanılmasının veya açık isminin belirtilmesinin hapis veya para cezası olan bir suç haline getirildiğine dikkat çekerek, bu karanlığa boyun eğmeyeceklerini vurguladı
Basın-sen: AİHM içtihatlarına aykırı, gazetecileri doğrudan hedef alıyor
Yazılı açıklama yapan sendika, Kıbrıs’ın kuzeyinde Meclis’ten geçirilen Ceza Muhakemeleri Usulü Yasa Tasarısı tüm itirazlara rağmen yasalaştırıldığına işaret ederek, bu süreçte, Basın-Sen adına komitede ilgili yasanın değişikliği ile ilgili toplantılarda açık ve net biçimde uyarılarda bulunduklarını hatırlattı.
Sendika açıklamasında, “Ceza Muhakemeleri Usulü Yasa Tasarısı’nda yer alan masumiyet karinesiyle ilgili madde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına aykırıdır, ifade özgürlüğünü ihlal etmektedir ve gazetecileri doğrudan hedef almaktadır” denildi.
“Barolar Birliği önerdi, hükümet onayladı”
Açıklama şöyle devam etti;
“Ancak gerçekleştirilen komite toplantılarında gerek bizim tarafımızdan gerekse Medya Etik Kurulu tarafından yapılan uyarıların hiçbiri dikkate alınmadı.
Toplumun haber alma hakkı göz göre göre yok sayıldı. Bu yasa maddesi, Barolar Birliği’nin önerisi, hükümetteki siyasal partilerin eli ile basın emekçilerinin boynuna sarıldı.
“Kamu adına gerçekleri yazanlar suçlu ilan edilmek isteniyor”
Bu yasa maddesi ile birlikte artık gazeteciler, sıradan mahkeme haberleri nedeniyle dahi hapis cezası tehdidi ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu kabul edilemez! Gazetecilik faaliyeti kriminalize edilmekte, kamu adına gerçekleri yazanlar suçlu ilan edilmek istenmektedir.
Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları açık ve nettir! Toplumu ilgilendiren davaların, özellikle de kamuya mal olmuş, tanınmış kişilerin yargılandığı süreçlerin haber yapılması kamu yararınadır ve ifade özgürlüğü kapsamındadır.
“Bu, gerçeği saklama girişimidir. Bu, halkın gözünü kapatma çabasıdır”
Peki şimdi ne yapılmak isteniyor?
Tam da siyasetin, usulsüzlük iddialarıyla, rüşvet skandallarıyla, sahte diploma tartışmalarıyla çalkalandığı bir dönemde, bu konuların haberleştirilmesinin önü kesilmek isteniyor!
Yasalaşan bu madde ile basın emekçilerinin, yolsuzluk, usulsüzlük veya rüşvet gibi olaylara karışmış bir üst düzey bürokratın, siyasetçinin, bakanın veya topluma mal olmuş bir kişinin yargılanması ile ilgili haber fotoğraflarının kullanılması veya açık isminin belirtilmesi hapis veya para cezası olan bir suç haline getirilmiştir.
Bu bir tesadüf değildir. Bu, gerçeği saklama girişimidir. Bu, halkın gözünü kapatma çabasıdır.
Basın Emekçileri Sendikası olarak açıkça söylüyoruz!
“Bu yasa basın emekçilerini susturma yasasıdır”
Bu yasa, yolsuzlukların üzerini örtmek isteyenlerin, kendi yargılanma haberlerinin yapılmasından çekinenlerin yasasıdır! Bu yasa basın emekçilerini susturma yasasıdır! Bu yasa, halkın haber alma hakkına vurulmuş bir darbedir!
Basın Emekçileri Sendikası olara, bu karanlık pusuya teslim olmayacağız! Gazeteciliği suç haline getiren bu anlayışa boyun eğmeyeceğiz! Hukuki, demokratik ve örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz!
Gerek bu yasa, gerekse geçirmek için canınızı dişinize taktığınız Ceza ve Bilişim Yasaları ile ilgili attığınız tüm adımların karşısında olacağız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını yok sayanlara mutlaka hesap soracağız!
Gazetecilik suç değildir! Gerçekler hapsedilemez!”



















