
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB), “Yıllardır dile getirdiğimiz çok önemli bir gerçeği bugün bir kez daha yüksek sesle kamuoyunun dikkatine sunuyoruz” diyerek; müteahhitlerden ve vatandaştan alınan ruhsat ve harç paralarının nereye gittiğini sordu. Birlik açıklamasında, şehirlerdeki altyapı çöküşüne, trafik ve otopark kaosuna işaret ederek, harçların altyapı için kullanımını zorunlu kılacak yasal düzenleme talep etti
KTİMB: Seyrüsefer harçları “yol yıpranma bedeli” adıyla toplanıyor ama yollar çukur ve çamur içinde!
Yazılı açıklama yapan birlik, ülkede kâğıt üzerinde doğru görünen birçok uygulamanın, denetimsizlik, siyasi çıkarcılık ve keyfi yönetim anlayışı nedeniyle uygulamada tamamen amacından sapmış durumda olduğunu;B unun bedelinin ise hem sektör hem de halk tarafından ödendiğini belirtti.
Birlik açıklamasında, “Bugün şehirlerimizde yaşanan altyapı çöküşünün, plansızlığın, trafik ve otopark kaosunun temel nedenlerinden biri; vatandaşlardan ve müteahhitlerden tahsil edilen harçların, yasadaki amacı doğrultusunda kullanılmamasıdır. Seyrüsefer ruhsat harçları yıllardır ‘yol yıpranma bedeli’” adı altında toplanmaktadır. Eğer bu kaynaklar gerçekten yollar için kullanılmış olsaydı, bugün yollarımız çukur, çamur ve bakımsızlık içinde olmazdı” denildi.
“Belediyeler müteahhitlerden otopark katkı payı alıyor, ama kentlerde otopark krizi yaşanıyor!”
Açıklama şöyle devam etti;
“Aynı şekilde belediyeler tarafından müteahhitlerden tahsil edilen otopark katkı payları, eğer gerçek amacı doğrultusunda kullanılsaydı, bugün kentlerimizde otopark krizi yaşanıyor olmazdı. Katlı otoparklar çoktan yapılmış, şehirler nefes almış olurdu.
KTİMB AR-GE Ekibi tarafından yapılan kapsamlı araştırmalar sonucunda altyapısı gelişmiş ülkelerin bu konuda çok net ve tavizsiz yasal düzenlemelere sahip olduğu görülmüştür.
Çağdaş ülkelerde inşaat ruhsat harçlarının hangi alanlarda kullanılacağı yasa ile açık şekilde belirlenmiş ve güvence altına alınmıştır. Toplanan kaynaklar zorunlu olarak:
* Yol,
* Kaldırım,
* Kanalizasyon,
* Yeşil alan,
* Bisiklet yolu,
* Otopark,
* Sosyal ve teknik altyapı gibi kamusal yatırımlara harcanmaktadır. Bizde ise ne yazık ki böyle bir yasal zorunluluk ve şeffaf denetim mekanizması bulunmamaktadır.
“Halkın ve sektörün ödediği bedeller amacı dışında kullanılıyor. Yetmiyor, yasa dışı ‘ek harç’ talep ediliyor”
Sonuç olarak müteahhitlerden tahsil edilen milyarlarca liralık ruhsat harcı; bazı belediyelerde altyapıya değil, siyasi rant düzenine, gereksiz istihdamlara ve popülist harcamalara yönlendirilmektedir. Halkın ve sektörün ödediği bedellerin amacı dışında kullanılması kabul edilemez bir sorumsuzluktur.
Daha vahim olan ise; yasaya açıkça aykırı olmasına rağmen sektörümüzün bugün birçok yerde gayri yasal ek harç talepleriyle karşı karşıya bırakılmasıdır.
“Müteahhitler; ‘inşaat durdurma’, ‘mühürleme’ ve baskı yöntemleriyle tehdit ediliyor”
Müteahhitlerimiz, yasada belirtilen tüm resmi harçları eksiksiz ödemelerine rağmen; hukuki dayanağı olmayan ilave talepleri reddettikleri için ‘inşaat durdurma’, ‘mühürleme’ ve baskı yöntemleriyle tehdit edilmektedir.
Bu hukuk dışı, keyfi ve faşizan uygulamaları kesinlikle kabul etmiyoruz. Hiçbir kurum veya makam, yasaların üstünde değildir.
“Harçların; zorunlu olarak altyapı yatırımlarına kullanılmasını sağlayacak yeni yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir”
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği olarak üyelerimizin yasal haklarını sonuna kadar savunacağımızı, gerekli tüm hukuki süreçleri başlattığımızı ve bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna açıkça ilan ederiz.
Aynı zamanda hükümeti ve ilgili tüm kurumları; çağdaş, şeffaf ve hesap verebilir bir sistem kurmaya davet ediyoruz.
Talebimiz nettir; Müteahhitlerden ve vatandaşlardan tahsil edilen tüm ruhsat ve altyapı harçlarının; yasa ile zorunlu olarak altyapı yatırımlarına kullanılmasını sağlayacak yeni yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir.
Toplanan kaynakların nereye harcandığı şeffaf biçimde denetlenmeli ve kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu ülkenin kaynakları siyasi çıkar düzeninin değil, halkın yaşam kalitesinin gelişmesi için kullanılmalıdır”



















