EkonomiInstagramKıbrısManşet

Üredi: Yatırım yapmadan gelirini 5.5 katına çıkaran dairenin sektöründe, yatırımcı nasıl zarar eder?







Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (Tel-sen) Başkanı Hakan Üredi, Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın, Türk Telekom’a peşkeş çekilmek istenen fiber optik alt yapıyla ilgili, Türk Telekom’un “zarar edecek” açıklamasına işaret etti, hiçbir yatırım yapılmayan Telekomünikasyon Dairesi’nin bile gelirlerini 5 buçuk katına çıkardığı sektörde, Türk Telekom’un nasıl zarar edeceğini sordu.

Üredi Arıklı’nın, Türk Hava Yolları’ndan (THY) “özel şirket” olarak, Türk Telekom’dan ise “devlet kurumu” olarak bahsettiğine işaret ederek, Arıklı’nın Türk Telekom’u sanki bağımsız ticari kararlar alabilen bir şirket değil de doğrudan devletin bir uzantısıymış gibi lanse ettiğini söyledi. Üredi, bu projede kullanılacak cihazların, ekipmanların, teknoloji tedarikçileri ve maliyet kalemlerinin dahi netleşmemişken, “zarar edecek” sonucuna nasıl varıldığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi, hangi cihaz ve ekipmanların kullanılacağının da belli olmadığını, tedarik ve kurulum maliyetlerinin kalem kalem dökümünün paylaşılmadığını, yatırımın geri dönüş süresi ve hangi varsayımlarla hesaplandığının da açıklanmadığını hatırlattı

Üredi: Elindeki tüzüğü değiştirip vatandaşı fibere teşvik edebilecekken neden bunu yapmadı?

Yazılı açıklama yapan Üredi, mevcut yapıda metresi 32,37 TL’ye çekilen fiber kablonun, piyasada 7-8 dolara mal olduğunu söyledi, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın, 4-5 yıldır elindeki tüzüğü değiştirip vatandaşı fibere teşvik edebilecekken neden bunu yapmadığını sordu.

Arıklı’nın dün katıldığı programda Tel-seni hedef alır biçimde yaptığı açıklamaların üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi bir görev saydıklarını belirten Üredi, “Mesele evden eve fiber internet değil, bu sürecin nasıl yürütüldüğüdür. Evden eve fiber internet hizmeti başlı başına bir sorun teşkil etmemektedir; sendikamızın bugüne kadar dile getirdiği konu hiçbir zaman fiber yatırımının kendisi olmamıştır” dedi.

“Arıklı meseleyi ‘fiber karşıtlığı’ gibi gösteriyor”

Tartışılması gerekenin; bu yatırımın hangi koşullarda, hangi maliyetle ve ihaleyle yaptırılması olduğunu söyleyen Üredi, Arıklı’nın meseleyi “fiber karşıtlığı” gibi gösterdiğini, bunun da konuyu çarpıtmaktan başka bir işe yaramadığını savundu.

Arıklı’nın sözleriyle Tel-sen kastediliyorsa; açıkça muhatap alınmayı talep ettiklerini söyleyen Üredi, “Sayın Bakanın açıklamalarında doğrudan isim verilmemiş olsa da, bağlam ve zamanlama göz önüne alındığında bu ifadelerle sendikamızın kastedildiği açıktır. Eğer öyleyse, dolaylı yoldan itham etmek yerine muhatabını açıkça belirtmesini ve sendikamızla doğrudan, şeffaf bir diyalog kurmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“‘Türk Telekom zarar edecek’ iddiası somut hiçbir veriye dayanmıyor”

Türk Hava Yolları’nı (THY) özel şirket, Türk Telekom’u devlet kurumu sayan çelişkili yaklaşımın kabul edilemez olduğunu belirten Üredi, Arıklı’nın THY’yi bilet fiyatlandırmasında özel bir şirket gibi değerlendirip devletin müdahale alanı dışında tuttuğunu, aynı mantığı Türk Telekom için işletmediğini ve Türk Telekom’u sanki bağımsız ticari kararlar alabilen bir şirket değil de doğrudan devletin bir uzantısıymış gibi sunduğunu vurguladı.

Üredi, “Bir kurumu duruma göre bazen ‘devlet’, bazen ‘şirket’ olarak tanımlamak, sadece o anki söyleme uygun sonucu üretmek için yapılan bir çelişkidir ve kamuoyunu yanıltmaktadır. ‘Türk Telekom zarar edecek’ iddiası somut hiçbir veriye dayanmamaktadır” dedi.

“Yatırımın geri dönüş süresi ve hangi varsayımlarla hesaplandığı da açıklanmadı”

Bu projede kullanılacak cihazların, ekipmanların, teknoloji tedarikçileri ve maliyet kalemlerinin dahi netleşmemişken, “zarar edecek” sonucuna nasıl varıldığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini kaydeden Üredi, hangi cihaz ve ekipmanların kullanılacağının da belli olmadığını, tedarik ve kurulum maliyetlerinin kalem kalem dökümünün paylaşılmadığını, yatırımın geri dönüş süresi ve hangi varsayımlarla hesaplandığının da açıklanmadığını hatırlattı.

Üredi, “işletme giderleri ile beklenen gelir kalemleri kamuoyuyla paylaşılmamıştır. Bu veriler ortada yokken yapılan ‘zarar edecek’ açıklaması, somut bir mali analizden çok, bir gerekçelendirme çabası izlenimi vermektedir. Asıl tartışılması gereken, yıllardır süregelen büyüme hızı düşüklüğü ve yatırımsızlıktır. Telekomünikasyon Dairesi’nin evden eve fiber altyapısında geri planda kalmasının asıl nedeni, yıllar içinde sektördeki büyüme hızının gerisinde kalan, yetersiz ve zamanında yapılmayan yatırımlardır” dedi.

“‘Türk Telekom zarar edecek’ söyleminin hangi mali tabloya dayandığı açıklanmalıdır”

Bölgesel ve küresel rakipleriyle kıyaslandığında dairenin altyapı yatırımlarına ayırdığı kaynağın ve bu yatırımların hızının yetersiz kaldığına işaret eden Üredi, üstelik bu konuda kamuoyunun bilmesi gereken çarpıcı bir gerçek olduğunu; “söz konusu dairenin, 2022-2026 yılları arasında tek kuruş ek yatırım yapılmadan gelirini 5,5 kata çıkardığını, içinde bulunduğu sektörün yıllık cirosu 5,7 milyar TL’ye ulaştığını ve 2024’ten 2025’e geçişte ise tam yüzde 57 oranında büyüme kaydedildiğini anlattı.

Üredi, “Üstelik Türk Telekom’a tanınan imtiyazda, tüm sektörün bu hat üzerinden geçmek ve bu altyapıyı kullanmak zorunda olduğu, yani pazarın doğası gereği garanti bir talebe sahip olduğu bir alanda gerçekleşmek istenmesidir. Yatırım yapılmadan dahi bu denli yüksek bir büyüme ve ciro elde edilebiliyorken, “Türk Telekom’un zarar edecek” söyleminin hangi mali tabloya, hangi varsayıma dayandığı açıklanmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Yıllarca ihmal edilmiş sorunun faturasını halkımıza çıkarılamaz”

Mevcut verilerin, iddia edilenin tam tersine, bu alanın yüksek kârlılık potansiyeli taşıdığını gösterdiğine, bugün karşı karşıya kalınan tablonun, Tel-sen’in değil, geçmiş yıllarda alınan yetersiz yatırım kararlarının ve bu kararları onaylayan idari sorumluluğun sonucu olduğuna dikkat çeken Üredi, Tel-sen’in yıllardır bu yatırım eksikliğine dikkat çektiğini, büyüme hızının artırılması ve altyapı yatırımlarının hızlandırılması yönünde defalarca çağrıda bulunduğunu hatırlattı.

“Şimdi bu yıllarca ihmal edilmiş sorunun faturasını halkımıza, kamu maliyesine, daireye, sendikamıza ve çalışanlara çıkarılmaya çalışılması kabul edilemez” diyen Üredi, bunun proje karşıtlığı değil, hak ve hukuk savunması olduğunu, Tel-sen’in hiçbir zaman fiber yatırımının önünde durmadığını, aksine bu sürecin hukuka uygun, halkın cebine, kamu maliyesine, daireye, çalışanların ve kamunun yararına şekilde ilerlemesi için çaba gösterdiğini kaydetti.

“Anayasaya aykırılık doğurabilecek tüm maddeleri ilgili makamlara zamanında, yazılı ve somut biçimde ilettik”

Anayasaya aykırılık teşkil edebilecek maddelerin Tel-sen tarafından defalarca, yazılı olarak bildirildiğini ve haklı çıktıklarını belirten Üredi, Tel-sen’in bu projede Anayasaya aykırılık doğurabilecek tüm maddeleri ilgili makamlara zamanında, yazılı ve somut biçimde ilettiğini kaydetti.

Üredi, “Komite tutanakları ve geçmiş kayıtlar bu uyarıların yerinde ve haklı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen Sayın Bakan ve Türk Telekom yönetimi bu uyarıları dikkate almamış, kendi belirlediği birkaç maddeyi öne çıkararak kamuoyuna ‘kabul ettik’ mesajı vermeye çalışmıştır” dedi.

“Mevcut tarife, serbest piyasa fiyatlamasının kat kat üzerindedir”

Üredi şöyle devam etti;

“Bugün ortaya çıkan tabloda haklı çıkan taraf sendikamızdır ve bunun mağdur edebiyatıyla gölgelenmesine izin vermeyeceğiz. Sendikamıza ve emek verdiği bu sürece haksızlık yapılmasına müsaade etmeyeceğiz.

Ücret tüzüğü değişikliği, Sayın Bakanın yetkisi dahilinde olup bilinçli biçimde ertelenmiştir. Ücretler tüzüğünün değiştirilmesi, Sayın Bakanın görev süresi boyunca elinde olan, kendi inisiyatifiyle gerçekleştirebileceği bir adımdır.

Yaklaşık 4-5 yıllık görev süresi boyunca bu değişikliğin yapılmamış olması, bir engelden değil, bir tercihten kaynaklanmaktadır.

Konunun somut boyutu kamuoyuyla paylaşılmalıdır: Mevcut ücretler tüzüğüne göre, altyapısı zaten var olan hatlarda dahi fiberin metresi 32,37 TL üzerinden çekilmektedir.

Buna karşılık piyasa koşullarında benzer hizmetin maliyeti 7-8 dolar seviyesindedir; yani mevcut tarife, serbest piyasa fiyatlamasının kat kat üzerindedir. Üstelik dairemiz bu yüksek maliyetli hizmeti ücretsiz sonlandırma imkânı sunarken, abonelerden sonlandırma işlemi için ayrıca ek ücret talep edilmektedir.

“Bu tarife yapısı, fiber yaygınlaşmasının önündeki en somut engellerden biridir”

Bu denli yüksek ve caydırıcı bir tarife yapısı, fiber yaygınlaşmasının önündeki en somut engellerden biridir. Bakanlık makamı, bu tüzüğü güncelleyip fiber abone sayısını artıracak, vatandaşı teşvik edecek bir tarife reformu yapma yetki ve imkânına uzun süredir sahip olmasına rağmen bu adımı atmamıştır.

Bugün ‘evden eve fiber oranımız düşük’ diye yakınılan bir tablonun, bizzat o tabloyu değiştirebilecek yetkiye sahip makam tarafından yıllarca ihmal edilmiş olması, sorumluluğun nerede olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu adımın bugüne kadar atılmamış olması sorgulanması gereken bir tutarsızlıktır.

Sendikamız, bundan sonra da çalışanların hakları ve kamunun yararı doğrultusunda şeffaf, hukuka uygun ve yapıcı bir tutum sergilemeye devam edecektir. Kamuoyunu sağduyuya davet ediyoruz”















Başa dön tuşu