InstagramKıbrısManşetSiyaset

Birinci: Savaş politikalarına, militarizme ve emperyalist paylaşım düzenine hayır







Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) Genel Sekreteri Mehmet Birinci, NATO Zirvesi’nin bir kez daha; NATO’nun halklara güvenlik ve barış getiren değil bir yapı, emperyalist savaş politikalarının başlıca aracı olduğunu gösterdiğine işaret etti.

NATO’daki gekişmelerin Kıbrıs açısından da son derece ciddi olduğuna işaret eden Birinci, adanın emperyalist askeri planların, üs siyasetinin, enerji ve güvenlik rekabetinin parçası haline getirilmesinin; Kıbrıs halklarının çıkarına değil, bölgesel gerilimlerin derinleşmesine hizmet ettiğini söyledi

Birinci: NATO halklara güvenlik ve barış getiren değil emperyalist savaş politikalarının başlıca aracıdır

Yazılı açıklama yapan Birinci, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin, bir kez daha NATO’nun; halklara güvenlik ve barış getiren bir yapı olmadığını, emperyalist savaş politikalarının, silahlanma yarışının ve bölgesel paylaşım hesaplarının başlıca araçlarından biri olduğunu gösterdiğini belirtti.

Birinci, “Zirve öncesinde ve sırasında Türkiye’de uygulanan yasaklar, gözaltılar ve baskılar, NATO’nun ‘demokrasi’ ve ‘özgürlük’ söyleminin gerçekte nasıl bir baskı rejimiyle iç içe geçtiğini açık biçimde ortaya koymuştur. Savaş politikalarının sorunsuz işletilebilmesi için en temel demokratik hakların askıya alınması, NATO düzeninin gerçek karakterini bir kez daha gözler önüne sermiştir” dedi.

“NATO 3.0 hedefi; daha fazla silahlanma, daha büyük savaş bütçeleri, daha yoğun militarizm ve halklar açısından daha büyük yıkımdır…”

Zirvede öne çıkan “NATO 3.0” yöneliminin, daha fazla silahlanma, daha büyük savaş bütçeleri, daha yoğun militarizm ve halklar açısından daha büyük yıkım anlamına geldiğine işaret eden Birinci, NATO üyelerinin askerî harcamalarını artırma kararlarının; eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe ve emekçilerin yaşamına ayrılması gereken kaynakların savaş sanayiine ve silah tekellerine aktarılması demek olduğunu kaydetti.

“Bunun faturası ise her yerde işçi sınıfına, emekçilere ve yoksul halklara çıkarılacaktır” diyen Birinci, NATO içindeki tartışmaların, bu savaş örgütünün “ortak değerler” etrafında birleşmiş bir yapı olmadığını; aksine pazarların, enerji yollarının, silah ihalelerinin ve jeostratejik nüfuz alanlarının paylaşımı için rekabet eden emperyalist güçlerin ittifakı olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Birinci, “ABD, Avrupa ve bölge devletleri kendi aralarındaki çelişkilere rağmen, dünya halklarına daha fazla militarizm, daha fazla sömürü ve daha fazla baskı dayatmakta birleşmektedir” dedi.

“Emekçi halkların değil egemen sınıfların çıkarları savunuluyor”

Türkiye’de iktidarın NATO’nun yeni savaş stratejileriyle tam uyum içinde hareket etmesinin; savaş sanayiine yönelik kısıtlamaların kaldırılmasının, askerî harcamaların artırılmasının ve Türkiye sermayesinin bu savaş ekonomisinden daha büyük pay almasını istemesinin emekçi halkların değil egemen sınıfların çıkarlarının savunulduğunu açıkça gösterdiğini kaydeden Birinci, NATO zirvesinin yalnızca askerî kararların alındığı bir toplantı değil; aynı zamanda uluslararası savaş sanayii ile bölgesel iktidar bloklarının kâr ve nüfuz paylaşımının da sahnesi olduğunu söyledi.

“NATO’nun Doğu Akdeniz’de genişleyen rolü, Kıbrıs sorununda halkların iradesini dışlayan bir eksen yaratmaktadır”

Birinci, “Kıbrıs açısından bu gelişmeler son derece ciddidir. Adamızın emperyalist askeri planların, üs siyasetinin, enerji ve güvenlik rekabetinin parçası haline getirilmesi; Kıbrıs halklarının çıkarına değil, bölgesel gerilimlerin derinleşmesine hizmet etmektedir. NATO’nun Doğu Akdeniz’de genişleyen rolü, Kıbrıs sorununu çözmek yerine daha da uluslararasılaştıran, militarize eden ve halkların iradesini dışlayan bir eksen yaratmaktadır. Kıbrıs’ın geleceği savaş bloklarının, garantörlük rejimlerinin, üslerin ve emperyalist pazarlıkların konusu olmamalıdır” dedi.

“Kıbrıs’ta da bölgede de ihtiyaç olan şey yeni askeri yığınaklar değildir”

Kıbrıs Sosyalist Partisi olarak; Halkların güvenliğinin NATO’da, silahlanmada ve emperyalist bloklarda değil; halkların kardeşliğinde, eşitliğinde, anti-emperyalist dayanışmasında ve sosyal adalette yattığını açıkça ifade ettiklerini söyleyen Birinci, Kıbrıs’ta da bölgede de ihtiyaç olan şeyin yeni askeri yığınaklar değil; yabancı üslerden, militarizmden ve emperyalist müdahalelerden arınmış birleşik, barışçı ve demokratik bir gelecek perspektifi olduğunu belirtti.

Birinci, “Bu nedenle tüm işçileri, emekçileri, gençleri, kadınları, sendikaları, barış güçlerini ve ilerici toplumsal kesimleri NATO’nun savaş politikalarına, militarizme, silahlanma yarışına ve halkları yoksullaştıran savaş ekonomisine karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Savaşa, sömürüye ve bölünmeye karşı; barış, halkların kardeşliği ve sosyalizm için mücadeleyi yükseltmek bugün her zamankinden daha acil bir görevdir. Yaşasın halkların kardeşliği! Yaşasın anti-emperyalist mücadele! Yaşasın sosyalizm!” ifadelerini kullandı.















Başa dön tuşu