InstagramKıbrısManşetSiyaset

Toprak: Sahte projelerle eğitimde her şey yolundaymış görüntüsü veriliyor







Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Eğitim Sekreteri Seçil Toprak, Eğitim Bakanlığı‘nın; 535 öğretmen ihtiyacı olmasına rağmen, yalnızca 276 öğretmen ihtiyacını esas alarak nakil yaptığını, ihtiyaç olan alanlara ise tek bir nakil dahi yapmadığını söyledi.

Toprak, Bakanlığın cezalandırma ve sindirme anlayışıyla hareket ettiğini, istişare sürecini işletmediğini belirterek, aradaki 259 öğretmenlik farkın, yalnızca nakil bekleyen öğretmenlerin değil atama bekleyen öğretmen adaylarının da mağduriyetine neden olacağını dile getirdi.

Toprak rehber öğretmenler üzerinden örnek vererek, “Okullarımızda her geçen gün artan disiplin sorunlarını ve akran zorbalığını görmezden gelerek 29 rehber öğretmen ve 18 özel eğitim öğretmeni ihtiyacını neden karşılamıyorsunuz?” diye sordu

Toprak: Bakanlık cezalandırma ve sindirme anlayışıyla hareket ediyor

Yazılı açıklama yapan Toprak, iki yıldır öğretmenlerin yer değiştirme (nakil) sürecinde yasa ve tüzükleri hiçe sayan, “istişare” yükümlülüğünü yalnızca bilgi vermekten ibaret gören ve sendikayı sürecin dışına itmeye çalışan Eğitim Bakanlığı’nın, yeni öğretim yılını da öğretmenlerin, öğrencilerin ve okul idarelerinin kaos içinde karşılayacağı bir sürece dönüştürdüğünü söyledi.

Öğretmenlerin Yer Değiştirme Tüzüğü ve ilgili mevzuatın; bekleme listelerinin uyumlaştırılması, okul ihtiyaçlarının belirlenmesi, itirazların değerlendirilmesi gibi nakil sürecinin tüm aşamalarında Bakanlığın, sendika ile istişare etmesini açıkça emrettiğine işaret eden Toprak, “Buna rağmen Bakanlık, süreci hukukun öngördüğü şekilde yürütmek yerine, öğretmenleri baskı altına alma, cezalandırma ve sindirme anlayışıyla hareket etmeyi tercih etmiş; bu hukuksuz tutumunu yeni öğretim yılında da sürdüreceğini bir kez daha ortaya koymuştur” dedi.

“Öğretmen ihtiyacı olan alanlarda tek bir öğretmen nakli dahi gerçekleştirilmedi”

Yaptıkları incelemelere göre 29 rehber öğretmenin, 18 özel eğitim öğretmeninin, 15 din kültürü öğretmeninin, 4 metal öğretmeninin ve farklı branşlardan 43 “yarım ihtiyaç daire farkından” bahanesiyle görevlendirmeye bırakılarak, ihtiyaç bulunmasına rağmen hiçbir nakil çalıştırılmadığını, bekleme listelerinde sırası gelen öğretmenlere yer değiştirme hakkı tanınmadığını belirten Toprak, “Başka bir ifadeyle, açık öğretmen ihtiyacı bulunmasına rağmen bu alanlarda tek bir öğretmenin dahi nakli gerçekleştirilmemiştir. Öte yandan, okul müdürlerinden doğrudan aldığımız ihtiyaç bildirimleri doğrultusunda yaptığımız çalışma ile Bakanlığın esas aldığı ihtiyaçlar arasında çok ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bakanlık bu yıl yalnızca 276 öğretmen ihtiyacını esas alırken sendikamızın okul bazında yaptığı tespitlerde gerçek ihtiyaç 535 öğretmen olarak belirlenmiştir” dedi.

“Atama bekleyen öğretmen adaylarının da mağduriyetine neden olacak”

Toprak açıklamasına şöyle devam etti;

“Aradaki 259 öğretmenlik fark, yalnızca nakil bekleyen öğretmenlerin değil, atama bekleyen öğretmen adaylarının da mağduriyetine neden olacaktır.

Gerçek ihtiyaçların gizlenmesi, ilan edilecek münhal kadro sayılarını doğrudan etkileyecek; en az 259 öğretmen adayının atanma olanağını ortadan kaldıracak ve okulların yeni öğretim yılına yine eksik öğretmen kadrolarıyla başlamasına yol açacaktır. Bunun bedelini ise öğretmenler, öğrenciler, okul idareleri ve eğitim sistemi bir bütün olarak ödeyecektir.

“Neden sorunları derinleştirmeyi tercih ediyorsunuz?”

Eğitim Bakanlığına açıkça soruyoruz:

· Okullarımızda her geçen gün artan disiplin sorunlarını ve akran zorbalığını görmezden gelerek 29 rehber öğretmen ve 18 özel eğitim öğretmeni ihtiyacını neden karşılamıyorsunuz?

· İhtiyaç açıkça ortadayken 15 din kültürü ve 4 metal öğretmeni için neden hiçbir nakil çalıştırılmamıştır?

· Çeşitli branşlarda bulunan 259 öğretmenlik gerçek ihtiyacı yok sayarak okullarda oluşacak öğretmen eksikliklerinin yaratacağı kaosun farkında mısınız?

· Mevcut öğretmen sayılarıyla okulların sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir eğitim hizmeti sunamayacağını bilmiyor musunuz?

· Özellikle yabancı dil öğretmeni ihtiyaçlarını düşük göstererek bu alanlarda kısıtlamaya gitmenizin gerekçesi nedir?

· Eğitime gerekli bütçeyi ayırıp altyapıyı güçlendirmek, öğretmen kadrolarını tamamlamak, eğitimin niteliğini yükseltmek ve sağlıklı, güvenli eğitim ortamları yaratmak yerine neden sorunları derinleştirmeyi tercih ediyorsunuz?

“Sahte büyük projelerle eğitimde her şey yolundaymış görüntüsü verilmeye çalışılıyor”

Öğretmene ve sendikasına düşmanca bir anlayışla yaklaşan Eğitim Bakanı, sahte büyük projeler ve algı yönetimiyle eğitimde her şey yolundaymış görüntüsü vermeye çalışmaktadır.

Oysa gerçek tablo bunun tam tersidir. Okullar öğretmensiz bırakılmakta, eğitim bütçesi yetersiz tutulmakta, öğrenciler konteyner sınıflarda eğitim görmek zorunda bırakılmakta, çocuklarımız yeterli beslenme olanaklarından mahrum edilmekte ve güvenli eğitim ortamlarından uzaklaştırılmaktadır.

“Kararlılıkla devam edeceğiz”

Bilimsel, laik ve kamusal eğitimi geliştirmek yerine eğitimi gericileştiren bu anlayış, yalnızca öğretmenleri değil, çocuklarımızı ve toplumun geleceğini de mağdur etmektedir.

Eğitim, algı yönetimiyle değil; hukukla, bilimle, planlamayla ve liyakatle yönetilir. KTOEÖS olarak hukuku, öğretmenlerimizin haklarını ve çocuklarımızın nitelikli eğitim alma hakkını savunmaya; Eğitim Bakanlığının hukuksuz uygulamalarına karşı her platformda mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz”















Başa dön tuşu