DünyaEkonomiInstagramManşetSiyaset

Orta Doğu’da gerilim yeniden alevlenirse en çok hangi ülkeler kaybedecek?







ABD‘nin salı günü ateşkes ilan etmesinin ardından birçok analist, İsrail ile İran arasındaki çatışmanın gerçekten sona erip ermediğinin henüz belli olmadığı uyarısında bulundu. Uzmanlar, Rusya‘nın, Orta Doğu‘daki durumun tırmanmasından fayda sağlarken, Çin ve Avrupa‘nın, ekonomilerinin zarar göreceğini düşünüyor

Yatırımcılar gözlerini bölgeden ayırmadı

Euronews‘in haberine göre, daha önceki ihlallerin ardından çarşamba günü sabah saatlerinde ateşkes devam ediyor gibi görünse de yatırımcılar gözlerini bölgeden ayırmadı ve petrol fiyatları yüksek seyretmeye devam etti.

Bölgede yeniden alevlenen gerilim, fiyatları daha da yukarı çekerek Çin ve Avrupa’yı arz kesintilerine karşı savunmasız bırakabilir ki bu da Rusya için iyi haber. Gallen Üniversitesi Makroekonomi Bölümü Başkanı Profesör Guido Cozzi ateşkes ilan edilmeden önce yaptığı açıklamada,

“En büyük kaybedenler, ithal enerjiye büyük ölçüde bağımlı olan ve yerel tamponlardan yoksun olan kıta Avrupası ve Çin olacaktır” dedi. “Artan maliyetler, daha yavaş büyüme ve yükselecek enflasyonla karşı karşıya kalacaklar”

Ancak İran’daki barış, Basra Körfezi‘ndeki ülkelerle birlikte tüm küresel ekonomi için kilit önem taşıyor, çünkü bölge dünya petrolünün üçte birini üretiyor.

İran tek başına Çin’in ithal ettiği petrolün yüzde 10’unu sağlıyor ve dünya petrolünün beşte birinin geçtiği kritik Hürmüz Boğazı su yolunu büyük ölçüde kontrol ediyor.

İran’ın ekonomisi ve başlıca ticaret ortakları

Dünya Bankası’na göre İran’ın gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) 2023 yılında 400 milyar doların (345 milyar euro) biraz üzerindeydi ve küresel GSYH’nin yüzde 0,38’ini oluşturuyordu. Bu toplam önemli görünmese de, ülke enerji kaynakları söz konusu olduğunda İran önemli bir aktör.

Gelirinin büyük bir kısmını petrolden elde eden İran, 2023 yılında en büyük petrol üreticisi ve petrole bağımlı ülkeleri bir araya getiren OPEC‘in dördüncü en büyük ham petrol üreticisi konumundaydı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi‘ne (EIA) göre, 2022 yılında da dünyanın üçüncü büyük doğal gaz üreticisiydi.

Batı’nın İran’a uyguladığı yaptırımlara rağmen

Batı’nın İran’a uyguladığı ve bazıları nükleer programıyla bağlantılı olan yaptırımlara rağmen Tahran küresel ticaretteki konumunu sağlamlaştırmaya çalışıyor. İran’ın başlıca ticaret ortakları arasında Çin, Rusya, Türkiye, Hindistan, Pakistan ve Irak ile BAE gibi yakın komşuları yer alıyor.

EIA: Çin’in ham petrol ithalatının günde 11 milyon varilden fazla

EIA’ya göre Çin’in ham petrol ithalatının günde 11 milyon varilden fazla olduğu tahmin ediliyor. Federal ajans ayrıca Batı’nın İran’a yönelik yaptırımlarının Çin’in İran’dan petrol ithal etmesini resmen durdurması gerektiğini belirtiyor. Buna rağmen, İran’dan gelen ham petrol kargolarının genellikle Malezya‘dan geliyormuş gibi yeniden etiketlendiğini belirtiyorlar.

Moody’s Analytics’in baş Avrupa ekonomisti Gaurav Ganguly, “İran petrol arzında yaşanacak büyük bir kesinti, Çin’i ikame petrol bulmak için çırpınmak zorunda bırakacaktır” dedi. Ganguly, İran’ın aynı zamanda Çin’e sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ihraç eden önemli bir ülke olduğunu ve bu gazın plastik endüstrisi için çok önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

“Bu durum Çin’i birden fazla cephede savunmasız bırakıyor” dedi.

Çin ekonomisi sendelerse, küresel ekosistem de sendeler. Ülkenin iç tüketimi birçok Batılı şirket için en büyük pazarı oluşturuyor ve üretimi küresel ekonomi için çok önemli.

Ticaret ortakları enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor

Ancak İran’ın başlıca ticaret ortakları, Orta Doğu’daki kriz dönemlerinde daha az savunmasız kalmayı umarak enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor.

BCA Research‘ün baş jeopolitik stratejisti Matt Gertken, “Çin, Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve Amerikan müdahalesine bağlı kırılganlığını azaltmak için Rusya ve Orta Asya’dan gelen enerjiye bağımlılığını artırmaya devam edecek” dedi.

“Hindistan da Rusya’ya yönelecek ve Amerika kıtasından ithalatı arttıracak – ve nihayetinde İran da dahil olmak üzere Orta Doğu’dan ithalata devam edecek” diye ekledi.

Rusya dahil Avrasya ülkeleriyle ticaret artıyor

Çin’in Avrasya kaynaklarına artan bağımlılığı Rusya gibi ülkeler için tek fayda değil. İran’ın kendisi de Avrasya ülkeleriyle ticaretini arttırdı.

“Bu yılın başlarında İran, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ile resmi olarak bir serbest ticaret anlaşması imzaladı” diyen Weafer, üye ülkelerle (Belarus, Rusya, Ermenistan, Kazakistan ve Kırgızistan) ticaretin yıllardır istikrarlı bir şekilde arttığını söyledi.

Weafer, meyve, tohum, sebze ve bazı mamul mallarla ilgili olarak daha fazla genişletme planları olduğunu belirtti.

Orta Asya ve Kafkasya’da genişleyen demiryolu ağları sayesinde Orta Asya ve Rusya ile ticaret de arttı. Bu da İran’ın ticari ortaklıklarını genişletmek için ticaretini petrol ve doğalgaz bağımlılığından uzaklaştırarak çeşitlendirmeye başlamasını sağladı.

Ayrıca Özbekistan gibi Orta Asya ülkelerinin dünya pazarlarına daha hızlı bir giriş noktası olan bir Körfez limanına erişimini de sağlıyor.

Avrupa için ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Uzmanlara göre petrol ve doğalgaz piyasasında büyük bir şok yaşanması halinde Rusya, Avrupa’nın talebinin bir miktar arttığını bile görebilir. BCA Research’ün baş jeopolitik stratejisti Matt Gertken, ateşkes ilan edilmeden önce yaptığı açıklamada, Avrupa’nın da Körfez bölgesinden gelen doğalgaza bağımlı olduğunu belirterek,

“Avrupa, Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya ile yaşanan ayrılığın üzerine yeni bir enerji arzı güvensizliği kaynağıyla karşı karşıya” demişti.

Gertken, AB’nin “savaş öncesi seviyelere olmasa da kademeli olarak daha fazla Rus doğal gazını kabul ederek Rusya’ya uygulanan yaptırımların sıkılığını azaltmasının mümkün olduğunu” da sözlerine ekledi.

Eğer İran krizi yeniden alevlenir ve petrol ve doğal gaz fiyatları yeniden yükselirse Avrupa, Rusya’dan yakıt tedarik etmekten daha az tartışmalı bir çözüm olan Amerika’dan enerji ithalatını da arttırabilir.

Ganguly: Avrupa üzerindeki en acil etki, enflasyondaki artış olacaktır

Moody’s Analytics‘in baş Avrupa ekonomisti Gaurav Ganguly, “Avrupa üzerindeki en acil etki, enflasyondaki artış olacaktır” dedi. Enerji fiyatlarındaki artışın devam etmesi “Avrupa’da zaten kırılgan olan güveni aşındırabilir ve merkez bankalarının faiz oranlarını yükseltmesi daha olası hale gelebilir”

Ganguly, “Kısacası, kaybedecek çok şey var” dedi.

Euronews













Başa dön tuşu