Save the Children, daha sıkı yasalar ve dijital okuryazarlık eğitimi çağrısında bulundu

Save the Children’ın yaptığı bir araştırma, İspanya’daki gençlerin neredeyse tamamının 18 yaşına gelmeden önce dijital cinsel istismara maruz kaldığını ortaya koyuyor
İspanya’da her 5 gençten 1’i
Euronews‘ün haberine göre, Deepfake (derin sahtecilik) dünya genelinde tartışılmaya devam ederken, uluslararası yardım kuruluşu Save the Children’ın (Çocukları Koruyun) yeni araştırması bu teknolojinin yarattığı tehlikeleri gözler önüne seren çarpıcı sonuçlara ulaştı.

Araştırmaya göre, İspanya’da her 5 gençten 1’i, reşit olmadığı dönemde kendisinin yapay zekâ kullanılarak oluşturulmuş sahte çıplak görüntülerinin rızası dışında internette yayıldığını belirtiyor.
Rapor, Avrupa Dijital Dönüşüm Ortaklığı ile birlikte hazırlandı
Bu bulgular, Save the Children’ın Avrupa Dijital Dönüşüm Ortaklığı ile birlikte hazırladığı yeni bir raporda yer aldı. Araştırma, mart-nisan ayları arasında 18-21 yaş aralığında binden fazla gençle yapılan bir anket temelinde hazırlandı.
Araştırma ile, İspanya’daki çocuk ve ergenlerin maruz kaldığı çevrimiçi cinsel şiddetin boyutu ve teknolojinin bu tür istismarlar için nasıl bir araç haline geldiği ortaya konmak isteniyor.
Bu riske en çok kız çocukları maruz kalıyor
Rapora göre, gençlerin çoğu çevrimiçi istismarı doğrudan yaşamamış olsa da sosyal medya, video oyunları ya da yayın platformlarında cinsel amaçla yetişkinlerle iletişim kurmak zorunda kalmış. Bu riske en çok kız çocukları maruz kalıyor.
Ayrıca katılımcıların önemli bir bölümü, mahrem görüntüler göndermeleri için baskı gördüklerini, bazı durumlarda ise tehdit edildiklerini ya da şantajla karşılaştıklarını söyledi.
Perazzo: Bu rakamlar buzdağının sadece görünen kısmı
Save the Children’ın etki ve bölgesel kalkınmadan sorumlu direktörü Catalina Perazzo, dijital ortamdaki bu şiddet biçimlerinin çoğu zaman görünür olmadığını vurguladı: “Bu rakamlar buzdağının sadece görünen kısmı. Olayların çoğu bildirilmediği veya dijital ortamda tespit edilmesi zor olduğu için kayıt altına alınmıyor”
Gençler çeşitli istismar türlerine açık hale geliyor
Perazzo, bu davranışlar gönüllü dahi olsa, riskin her zaman çok yüksek olduğunu vurguluyor: “Bir kez paylaşıldığında, bu görüntülerin yayılmasını kontrol etmek imkânsız hale geliyor ve gençler çeşitli istismar türlerine açık hale geliyor”
Bu durumun sonuçları, içeriğin rızasız şekilde yeniden yayılmasından, şantaj ve yetişkinlerce cinsel istismara kadar uzanabiliyor.
Birçok genç, mahrem görüntü paylaşmanın risklerini fark etmiyor
Bu sorunun yakın tarihteki örneklerinden biri, Alicante kentinde yaşandı. 12 yaşındaki bir kız çocuğu, kendisine gönderilen cinsel içerikli bir videoyu paylaşmadığı takdirde yapay zekâ ile üretilmiş çıplak görüntülerinin yayımlanmasıyla tehdit edildi.
Olayı takip eden Save the Children uzmanına göre, çocuk daha önce hiçbir mahrem içerik paylaşmamıştı ancak yine de kendini suçlu hissediyordu.
Araştırma, ergenler arasında cinsel içerik paylaşmanın giderek “normalleştiğine” de dikkat çekiyor. Gençlerin neredeyse yarısı, mahrem görüntü paylaşmanın bir risk taşıdığını düşünmüyor. Birçoğu bu tür içerikleri sevgi, ilgi ya da başka bir kazanım elde etme umuduyla paylaştığını söylüyor.
Yalnızca küçük bir kesim, yabancılarla temas kurmanın ya da bu tür içerikler paylaşmanın tehlikelerinin farkında.
Save the Children, çocukları ve ergenleri çevrimiçi cinsel istismardan korumak için daha sıkı yasalar ve dijital okuryazarlık eğitimi çağrısında bulundu.



















