DünyaInstagramManşetSiyaset

Buldan: Süreç, zamana yayıldıkça provokasyonlara ve farklı girişimlere sebep olabilir







TC Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK‘nın silah bırakması ve “terörsüz Türkiye” konusunda, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) ile birlikte üçlü ittifak olarak süreci yönettiklerini belirtti. DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, “Yanlış anlaşılmasın, bu bir süreç ittifakıdır” dedi

Erdoğan PKK’nın silah bırakmasına ilişkin konuştu

Kızılcahamam‘da partisinin 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın açılışında konuşan Erdoğan, “Hukuk ve meşruiyet dışı mücadele yöntemleri terörü bitirmek yerine tam tersine körükledi, büyüttü, terör örgütüne istismar edeceği elverişli bir zemin sundu” dedi.

PKK’nın silah bırakmasına ilişkin konuşan Erdoğan, 47 yıl önce, 14 Ağustos 1984’te Siirt’in Eruh ve Hakkâri’nin Şemdinli ilçelerinde bölücü terör örgütün ilk eylemini yaptığını aktararak, “Bu terör saldırısında iki askerimizi şehit verdik. 9 sivil vatandaşımız da yaralandı. Bu tarihten itibaren bölücü örgüt, güvenlik güçlerimize ve sivillere yönelik saldırılar düzenledi. 10 bine yakın güvenlik görevlimizi terörle mücadelede şehit verdik. 50 bine yakın vatandaşımız yine terör olaylarında hayatını kaybetti. Öncelikle şehitlerimize, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Onları unutmadık, unutmayacağız” dedi.

“41 yıllık terör belası inşallah sona erme sürecine girmiştir”

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Vatanımız inşallah ebediyen var olacak. Ay yıldızlı bayrağımız inşallah ebediyen semalarımızda özgürce dalgalanacak. Vatan toprağını kanıyla sulayan ay yıldızlı bayrağımızı al kanlarıyla boyayan şehitlerimiz her zaman başımızın tacı olacak. 1984’teki ilk eyleminden sonra ne yazık ki terör Türkiye’de her geçen gün tırmandı. O günden sonra nice hükümetler geldi. Her biri terörün kökünü kazıyacağını söyledi. Ama terör ne topraklarımızda ne de üs edindiği başka ülke topraklarında bitirilemedi. Bunda elbette devletin bazı yanlış uygulamalarının da payı vardı.

Geçtiğimiz gün itibarıyla 41 yıllık terör belası inşallah sona erme sürecine girmiştir. Türkiye, uzun, acılı, sancılı, gözyaşlarıyla dolu bir sayfayı dün itibarıyla kapatmaya başlamıştır. Bugün, unutmayalım, yeni bir gündür. Bugün, tarihte yeni bir sayfa açılmıştır.

“AK Parti, MHP ve DEM heyetiyle de birlikte bu süreci evelallah pişirerek geleceğe taşıyacağız”

İşte ilk adım olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuracak, sürecin yasal ihtiyaçlarını Meclis çatısı altında konuşmaya başlayacağız. Altını çizerek söylüyorum: Cumhur İttifakı olarak AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM heyetiyle de birlikte bu süreci evelallah pişirerek geleceğe taşıyacağız.

DEM Heyeti, Meclis Başkanımızla dün görüştüler. Gazi Meclisimizin sürece sunacağı güçlü katkının, yürütülen çalışmaların başarısı açısından kritik önemde olduğu kanaatindeyiz.

İşte bu süreçte rahmetli Sırrı Süreyya kardeşimizle, ardından Pervin Buldan Hanımefendi’yle ve Mithat Sancar’la yine bu hafta bir araya geldik, oturduk konuştuk. Beraber, birlikte bu yürüyüş için neler yapabiliriz, bunları konuştuk. Demek oluyormuş. Daha güzel şeyler olacak”

Buldan: Ben açıkçası konuşmayı çok değerli ve çok kıymetli buluyorum

DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Erdoğan’ın yaptığı konuşmayı ANKA Haber Ajansına değerlendirdi.

Buldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreci sahiplenen bir yerden ilk defa bu kadar yapıcı, kapsayıcı ve sahiplenme gösterdiğine dikkati çekerek, ”Ben açıkçası konuşmayı çok değerli ve çok kıymetli buluyorum. Süreç açısından yapılması gerekenler ve bundan sonra atılacak olan adımlara dair önemli mesajlar vardı” dedi.

”Konuşmanın içerik olarak çok olumlu ve kapsayıcı, sahiplenici bir konuşma olduğunu düşünüyorum”

Buldan, DEM Parti açısından Erdoğan’ın konuşmasının çok önemli olduğunu belirterek, ”Bunun yanı sıra geçmişe dair özellikle devletin yaptığı hataları ve bunu bir özeleştiri şeklinde sunması, faili meçhuller, beyaz Toroslar, köy yakmalar, Kürtçe konuşmanın yasak olduğu dönemlere atıfta bulunması da bence açıkçası önemliydi. Bütün bunları birlikte değerlendirdiğimizde ben konuşmanın içerik olarak çok olumlu ve kapsayıcı, sahiplenici bir konuşma olduğunu düşünüyorum” diye kaydetti.

”Erdoğan, hem Cumhur İttifakı’nın hem DEM Parti’nin ortaklaşmasıyla bu sürecin ilerleyebileceğini söyledi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın artık net bir çizgisi ve kararlılığı olduğunu ifade eden Buldan, ”Bundan sonra olması gerekenlere dair önemli adımların atılacağına dair bir vurgu var. Süreç belli aşamalarıyla devam ediyor. Bundan sonraki aşamalarında -kendisi de ifade etti- konuşarak özellikle diyalogla, müzakereyle, bir araya gelmeyle hem Cumhur İttifakı’nın hem DEM Parti’nin bu anlamda ortaklaşmasıyla bu sürecin ilerleyebileceğini de ifade etti. Bu da önemliydi” diye konuştu.

”Cumhurbaşkanı’nın verdiği mesaj, bu birlikteliğin süreç itibarıyla olacağının da bir sinyaliydi”

Buldan, Erdoğan’ın “Şimdi AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, DEM en azından üçlü olarak bu yolu beraber yürüme kararı verdik” sözlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

Yanlış bir yere çekilmesin. Bu ittifak süreç ittifakıdır. Başka bir ittifak olarak algılanmamalı kesinlikle. Herkesin çizgisi ve gittiği yol bellidir. Dolayısıyla Cumhur İttifakı’yla birlikte DEM Parti’nin süreç itibariyle ortak yol yürüyeceğinin bir mesajıydı bu. Elbette ki biz DEM Parti olarak bu sürecin tam merkezindeyiz ama çözmesi gereken de Cumhur İttifakı’dır. Dolayısıyla böyle bir birliktelik, ortaklaşma anlamlı olacaktır. Bence bunun adına süreç birlikteliği diyelim. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından verilen mesaj, bu birlikteliğin süreç itibariyle olacağının da bir sinyaliydi.

“Süreç, zamana yayıldıkça provokasyonlara ve farklı girişimlere sebep olabilir”

Erdoğan’ın konuşmasının sürecin artık hızlanacağına ilişkin bir işaret denilebileceğini kaydeden Buldan, “Zaten bizde komisyonun kısa zamanda kurulacağı bilgisi vardı. Kendisi de bugün ifade etti. Çok uzatmadan bence her türlü adımı en kısa zamanda atmak gerekiyor. Süreç biliyorsunuz uzadıkça, zamana yayıldıkça provokasyonlara ve farklı girişimlere sebep olabilir” dedi. Buldan, atılacak her adımın ne kadar hızlı olursa sürecin çabuk bir başarıya ulaşacağına dikkati çekerek, “Tabii ki komisyon bunun belli bir aşaması. Komisyonun somut olarak kurulmasıyla birlikte çıkarılacak olan yasaların hızlıca komisyonda belirlenmesi ve Meclis’in açılmasıyla birlikte de bunların kanunlaşması, hayata geçmesi önemli” diye konuştu.

“Eğer bu bir özeleştiriyse bundan sonra bu meselelerin Türkiye’nin gündeminden çıkması gerekiyor”

Erdoğan’ın uzun zaman sonra ilk defa özeleştiri yaptığını belirten Buldan, şunları kaydetti:

Faili meçhul cinayetler Türkiye Cumhuriyeti’nde hep var oldu. AKP’den önce de vardı, AKP döneminde de vardı. Bence bundan sonrası için bakmak lazım. Eğer bu bir özeleştiriyse bundan sonra faili meçhul cinayetler, kayıplar, yargısız infazlar gibi meselelerin artık Türkiye’nin gündeminden çıkması gerekiyor. Bu konuda verilen uzun soluklu mücadeleler var. Cumartesi Anneleri, kayıp yakınlarının verdiği mücadeleler var. O konuda da bence adım atılması gerekiyor. Hala taşı, toprağı olmayan, mezarı olmayan çocuklarına kavuşmak isteyen anneler var. Dolayısıyla bütün bunları birlikte değerlendirdiğimizde hem geçmişe ama bu süreç içerisinde de bunları da gözeterek belki kurulacak olan komisyon içerisinde bunun tartışması yapılarak o konulara da el atmanın zamanı geldi.’

“Kürt meselesine politika belirleyenin merkezinde Türkiye olacağına dair işaret vermesi önemli ama Suriye ayrı bir yer”

Buldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’deki Kürtlerle ilgili açıklamasına ilişkin, “‘Suriye’yle ilgili zaten görüşmelerimiz var’ dedi. Şu önemli, sınırların dışındaki Kürtlere gönderme yapması, bizim meselemiz demesi, Orta Doğu’da Kürt meselesine politika belirleyenin merkezinde Türkiye olacağına dair işaret vermesi önemli ama Suriye ayrı bir yer” dedi.

”Suriye’de, Rojava’da yaşananlar bütün Kürtleri etkilediği için bir an önce orada da çözüme gidilmeli”

Suriye’de henüz netleşmeyen konuların olduğunu vurgulayan Pervin Buldan, ”Suriye Rojava’da özellikle birkaç gündür basına yansıyan ve bizim okumalarımızdan çıkardığımız Suriye meselesinde hala çözülmesi gereken bazı meseleler var. Bunlarla ilgili de önemli gelişmeler olursa eğer en azından Suriye’de yaşayan Kürtler açısından meselenin artık bir şekilde çözülmesi gerektiğini ben de ifade etmek isterim. Suriye’de, Rojava’da yaşananlar bütün Kürtleri etkilediği için bir an önce orada da çözüme gitmek gerekiyor” diye konuştu.

Independent















Başa dön tuşu