
Halkın Partisi (HP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Yusuf Avcıoğlu, atanmış Başbakan Ünal Üstel’in “kablo ile elektrik projesi için AB enerji kuruluşu ENTSO-E’nin onayına takıldıkları ve Rum yönetiminin buna onay vermediği” itiraflarına işaret etti, geçmişte yaptıkları teknik ve hukuki uyarıların bugün devlet kademesinde resmen tescil edildiğini vurguladı.
Kablonun “tek çıkış yolu” şeklinde bahane edilerek diğer yatırımların ertelenmesinin bedelini halkın ödediğini söyleyen Avcıoğlu, teknik gerçekleri sümenaltı edenlerin ülkeye tam 8 yıl kaybettirdiğini, enerji arz güvenliğinin çöktüğünü kaydetti
Avcıoğlu, Kıbrıs Türk halkının enerji geleceğini popülizme teslim edenlerin büyük bir tıkanma yaşadığını savunarak, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-tek) yönetiminde oldukları dönemde; fuel-oilden kurtulmak için doğal gaz dönüşümünü savunduklarını hatırlattı.
Başını Erhan Arıklı, Olgun Amcaoğlu, Sunat Atun ve Hasan Taçoy gibi isimlerin çektiği siyasi koronun, kablo projesini doğal gazı konumlandırmamak için siyasi sığınak olarak kullandığını belirten Avcıoğlu, bu siyasi koronun Kıbrıs Türk halkına zaman kaybettirdiğini söyledi
Avcıoğlu: ENTSO-E gerçeği ve haklılığımız resmen tescil edildi
Yazılı açıklama yapan Avcıoğlu, Üstel’in “kablo projesi için AB enerji kuruluşu ENTSO-E’nin onayına takıldıkları ve Rum yönetiminin buna onay vermediği” itiraflarını anımsatarak, bu durumun haklılıklarını kanıtladığını belirtti.
ENTSO-E onayı olmadan kablo projesinin çıkmaza gireceğini raporlarla defalarca dile getirdiklerini söyleyen Avcıoğlu, dün kendilerini itham edenlerin bugün bu engellerle yüzleştiğini bildirdi. Avcıoğlu, kabloyu doğalgazı ötelemek için bahane edenlerin bugün doğalgazın gerekliliğini kabul ettiğini dile getirdi.
“Siyasi koro zaman kaybettirdi”
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-tek) yönetiminde oldukları dönemde; fuel-oilden kurtulmak için doğal gaz dönüşümünü savunduklarını hatırlatan Avcıoğlu, başını Erhan Arıklı, Olgun Amcaoğlu, Sunat Atun ve Hasan Taçoy gibi isimlerin çektiği siyasi koronun, kablo projesini doğal gazı konumlandırmamak için siyasi sığınak olarak kullandığını belirtti.
O dönemde hamlelerinin “suni gündemler” ve “ölü doğmuş projeler” olarak nitelendirildiğini ifade eden Avcıoğlu, doğal gaz mutabakatının bu iddiaları hükümsüz kıldığını, 8 yıl önce başlattıkları projelere bugün dönülmesinin reel dengeleri kimin doğru okuduğunun net göstergesi olduğunu vurguladı.
“Fizibilite raporunu kimden, neyi gizlemek için saklıyorsunuz?”
AKSA ile yapılan Kalecik 3 Sözleşmesi‘ndeki taahhütleri hatırlatan Avcıoğlu, Üstel’in “bütün fizibilite raporları hazır ama onay çıkmadı” açıklamasına tepki gösterdi.
Mademki rapor hazır, o halde kamuoyu ile paylaşılmasından neden imtina edildiğini, ortada teknik kriterlere uygun resmî bir raporun bulunup bulunmadığını soran Avcıoğlu, sözleşmenin fesih hakkını kullanmaktan çekinildiği için mi açıklayamadıkları raporların arkasına saklanıldığını sorgulayarak, bu durumun hukuki bir açmaz olduğunu belirtti.
“Suriye ve Anamur formülleri illüzyondan ibaret çıktı”
Yönetenlerin kabloyu sözde “tek kurtuluş yolu” olarak sunduğunu anımsatan Avcıoğlu, Erhan Arıklı başta olmak üzere ENTSO-E engeli aşılmadığı takdirde hukuken mümkün olmayan “Suriye Modeli” veya “Anamur kıyısına özel elektrik santralinden kablo bağlantısı” gibi gerçek dışı senaryolarla toplumun meşgul edildiğini, işaret ettikleri çizginin doğruluğunun kanıtlandığını ifade etti.
“Halkı çağdışı kesintilere ve kara dumana mahkûm ettiler”
İlave santral kapasitesi, doğal gaz dönüşümü, yenilenebilir enerji ve depolama ile iletim dağıtım hatlarına yatırımların, en az kablo ile enterkonnekte projesi kadar enerji çeşitliliği ve enerji arz güvenliği için gereklilik olduğunu 8 yıldır vurguladıklarını belirten Avcıoğlu, kablonun tek çıkış yolu şeklinde bahane edilerek diğer yatırımların ertelenmesinin bedelini halkın ödediğini söyledi.
Teknik gerçekleri sümenaltı edenlerin ülkeye tam 8 yıl kaybettirdiğini, enerji arz güvenliğinin çöktüğünü, halkın saatlerce süren kesintilere mahkûm edildiğini ifade etti. İhalesiz yakıt alımlarıyla kara dumanların halkın üzerine çöktüğünü, tam bir sağlık ve çevre katliamı yaşandığını belirten Avcıoğlu, kaybedilen 8 yılın hesabının bu halka mutlaka verilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.




















