
Organize suç ağları, Avrupa genelinde insanları dolandırmak için Arnavutluk’taki çağrı merkezlerini kullanıyor. Sahte yatırım fırsatlarıyla yüksek kazanç vaat ediyor. CIFAS yöneticisi Simon Miller, “Dolandırıcılığa uğrayanlar genellikle utanç duydukları için polise gitmiyor. Bazıları intihar ediyor” derken, Savcı Goldbeck de “Bu insanların kaybettiği paralar kumar parası değil, hayat birikimleri” diyerek uyarıyor
Çağrı merkezlerinden yönetilen ağlar Avrupa’da milyonlarca euro’luk kayıplara yol açtı
Balkan Insight, Avrupa’da hızla yayılan çevrim içi yatırım dolandırıcılıklarının izini sürerek bu suç ağlarının neden Arnavutluk’u merkez olarak seçtiklerini ele aldı. Çağrı merkezlerinden yönetilen organize ağların Avrupa genelinde milyonlarca euro’luk kayıplara yol açtığının altı çizilen haberde Tiran’ın genç ve çok dilli iş gücüyle dikkat çektiği belirtiliyor.

Balkan Insight’ta Besar Likmeta imzasıyla yayımlanan haber şöyle:
Ross: Daha kazançlı pozisyonlara geçmenin tek yolu bu
Almanya’nın Frankfurt’un doğusundaki Aschaffenburg kasabasında yaşayan Carina Christine Breunig ve eşi Christoph Haziran 2019’da internette “yatırım fırsatları” ararken karşılarına Globalix adlı bir yatırım platformu çıktı. Siteye kayıt olduktan birkaç dakika sonra telefonları çaldı. Siteye kayıt olduktan birkaç dakika sonra “Dr. Adrian Ross” adında bir kişi onları aradı ve yatırım sürecini başlattı. Christoph önce 250 euro, ardından 750 euro yatırım yaptı. Sonraki aylarda Ross’un “daha kazançlı pozisyonlara geçmenin tek yolu bu” sözleriyle yönlendirilmesi sonucu daha fazla para yatırmaya devam etti.
Christoph, bilgisayar ekranında yatırımlarının değer kazandığını gösteren grafiklere bakıyor, kazançlarının arttığını düşünüyordu. Daha önce yatırım tecrübesi vardı, ancak bu grafiklerin sahte olduğunu ya da telefondaki “Dr. Ross”un aslında Tiran’daki bir çağrı merkezinde çalışan genç bir Arnavut olduğunu bilmiyordu.
Bir yıl sonra, parasını defalarca çekmeye çalışıp başarısız olunca dolandırıldığını anladı
Bir yıl sonra, parasını defalarca çekmeye çalışıp başarısız olunca dolandırıldığını anladı ve polise başvurdu. Bavyera savcılığı, 2019–2021 yılları arasında en az beş sahte yatırım platformu üzerinden dolandırıldıklarını bildiren onlarca Alman vatandaşından şikâyet aldı. Yapılan soruşturmalarda, bu platformların İsrail, Sırbistan ve Arnavutluk’ta faaliyet gösteren organize bir suç ağına bağlı olduğu ortaya çıktı. Arnavutluk’taki ağın “Blue Energy Call” adıyla kayıtlı bir tele-pazarlama şirketi ile bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
Yalnızca Almanya’da en az 105 kişi milyonlarca euro dolandırıldı
Yalnızca Almanya’da en az 105 kişi milyonlarca euro dolandırıldı. Gerçek sayı ise muhtemelen daha yüksek. Bavyera’daki siber suç savcılarına göre, tüm çabalara rağmen bu tür dolandırıcılıklar hız kesmeden sürüyor.
Bavyera Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başsavcısı Nino Goldbeck, “Sahte yatırım platformları hâlâ Avrupa genelinde büyüyen bir pazar yaratıyor. Birkaç değil, birçok organize suç grubu yalnızca Almanya’da değil, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde de büyük zararlara yol açıyor” dedi. Goldbeck’e göre yalnızca Bavyera’da her yıl bildirilen vakalardan kaynaklanan kayıp 100 milyon euronun üzerinde.
Küresel tehdit
Dijitalleşen dünyada yatırım dolandırıcılığı, en yaygın finansal suç türlerinden biri haline geldi. Interpol verilerine göre, 2022–2023 arasında uluslararası yakalama taleplerinin yüzde 85’i dolandırıcılık vakalarıyla ilgiliydi. Yalnızca 2023 yılında, Interpol’ün Mali Suçlar ve Yolsuzlukla Mücadele Merkezi, toplam değeri 1,2 milyar dolar olan 700’den fazla dolandırıcılık soruşturmasına destek verdi.
Kripto paraların yaygınlaşması da bu tür suçların işlenmesini ve kara para aklamayı kolaylaştırdı
Bu vakaların büyük bölümü sahte yatırım planlarını içeriyordu. Dolandırıcılar genellikle sosyal medya reklamları, sahte web siteleri ve uygulamalar aracılığıyla ya da çağrı merkezlerinden yapılan ısrarlı telefonlarla mağdurları yüksek kazanç vaadiyle kandırıyor. Kripto paraların yaygınlaşması da bu tür suçların işlenmesini ve kara para aklamayı kolaylaştırdı.
Goldbeck: Bu şirketler Facebook gibi sosyal ağlarda veya haber sitelerinde manipüle edilmiş reklamlar yayınlıyor
Goldbeck’e göre dolandırıcılığın temelinde, yatırım yapmakla ilgilenen kişilerin iletişim bilgilerini toplayan sosyal medya reklam kampanyaları var:
“Bu şirketler Facebook gibi sosyal ağlarda veya haber sitelerinde manipüle edilmiş reklamlar yayınlıyor. Ünlülerin sahte videoları da sıkça kullanılan bir yöntem”
Son beş yılda Tiran, genç ve çok dilli iş gücüyle bu tür dolandırıcılıkların merkezi haline geldi. Polis düzenli olarak operasyonlar yaptığını açıklasa da BIRN’in bilgi edinme başvurularıyla elde ettiği veriler, yalnızca birkaç davada iddianame düzenlenebildiğini gösteriyor.
Arnavutluk’un SPAK (Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele Özel Yapısı) birimi, 2024 itibarıyla 11 aktif dolandırıcılık soruşturması yürütüyor ve 2021–2024 arasında dört davayı mahkemeye taşıdı. En dikkat çekici operasyonlardan biri, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Ukrayna ve Gürcistan’da faaliyet gösteren Milton Group adlı suç örgütüne yönelikti. Eylül 2022’de 10 ülkede eş zamanlı yürütülen operasyonda, Arnavutluk’ta dört kişi tutuklandı ve 15 çağrı merkezinde arama yapıldı.
Siber suç uzmanı Fabian Zhilla, bu ağların birden fazla ülkede faaliyet göstermesinin soruşturmaları zorlaştırdığını belirterek “Platform verilerini barındıran sunucu, işbirliği yapılmayan bir ülkede olabilir. Yabancı dilde belgeler gerekebilir, ortak soruşturma ekipleri kurulması gerekir. Hatta bazıları savaş bölgelerinde veya otoriter devletlerde bile olabilir” diyor.
Dolandırıcılığın işleyişi
Bu çağrı merkezleri genellikle yasal işletmeler gibi görünüyor ve telefon aramalarını gerçekleştiren çalışanlar kendilerini yatırım danışmanı olarak tanıtarak hedeflerini manipüle ediyor.
Tiran’daki Blue Energy Call da bu şekilde sıradan bir çağrı merkezi görünümündeydi. Ancak Alman savcılarına göre perde arkasında Avrupa genelinde insanları dolandıran gelişmiş bir suç örgütü vardı. 2022 Mart’ında SPAK savcıları, Arnavutluk polisi ve Bavyera’dan gelen Alman uzmanlar, şirketin ofislerine baskın düzenledi. 15 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında örgütün liderleri Erion Kasmi ve Xhulian Xhafa da vardı. Kasmi’nin şirketin fiili yöneticisi, Xhafa’nın ise bilişim altyapısını yöneten kişi olduğu belirtildi.
“Dijital deliller tek bir tıklamayla yok edilebilir”
Alman adli bilişim uzmanları, bilgisayarlar ve sunuculardan dijital kanıtları hızla toplayarak ele geçirdi. “Dijital deliller tek bir tıklamayla yok edilebilir. Bu yüzden hız, gizlilik ve koordinasyon hayati önem taşır” diyen Zhilla’ya göre bu çok kritik bir adımdı:
Şirket, İsrail merkezli Panda TS yazılımını kullanarak Globalix ve BrokerZ gibi sahte platformlar kurmuştu. Yazılım, farklı logolar ve renklerle özelleştirilebiliyordu. Xhafa’nın ifadesine göre, olumsuz yorumlar artınca bu siteler altı ayla bir yıl içinde kapatılıp yenileri açılıyordu.
Mağdurlar ve sonuçlar
Polise göre, mağdurlar genellikle dolandırıcıların talimatıyla Anydesk gibi uzaktan erişim araçlarını indiriyor, böylece bilgisayarlarının kontrolünü doğrudan suçlulara veriyordu. Avukat Arben Gramo, “Eskiden telefonla ‘Merhaba, ben Leonardo DiCaprio’ diyerek kandırırlardı. Şimdi ise yazılımlar, sahte ama çok ikna edici yatırım ortamları yaratıyor” diyor.
Kasmi ve Xhafa sırasıyla 11 ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak 11 sanık beraat etti. Nisan 2024’te tüm sanıklar için yeniden yargılama kararı alındı. Aynı yıl, 42 yaşındaki bir İsrail vatandaşının ağın beyinlerinden biri olduğu tespit edildi. Kıbrıs’ta tutuklanarak Almanya’ya iade edildi.
Dolandırıcılık mağdurlarının çoğu yalnızca parasını değil, güvenini de kaybediyor. CIFAS yöneticisi Simon Miller, “Dolandırıcılığa uğrayanlar genellikle utanç duydukları için polise gitmiyor. Oysa bu tür suçların psikolojik etkisi çok derin. Bazıları intihar ediyor” diyor.
“Bu insanların kaybettiği paralar kumar parası değil, hayat birikimleri”
Savcı Goldbeck de “Bu insanların kaybettiği paralar kumar parası değil, hayat birikimleri” diyerek uyarıyor.
Uzmanlar, yüksek maaş vaadiyle işe alınan gençlerin de çoğu zaman suç ağının farkında olmadan sisteme dahil edildiğini belirtiyor. Zhilla, “Bir noktadan sonra ya iyi maaştan vazgeçecekler ya da gördüklerini görmezden gelecekler. Asıl tehlike, gençlerin çok erken yaşta suça bulaşması” şeklinde konuşuyor.




















