
Halkın Partisi Genel Sekreteri Turgut Alas, akaryakıt fiyatlarındaki artışların tarımsal üretimi doğrudan vurduğunu ve gıda enflasyonunu tetiklediğini söyleyerek, küresel petrol fiyatlarındaki ciddi düşüşe rağmen hükümetin zamları indirmeyerek “gizli vergi vurgunu” yaptığını savundu. Alas, bunun bütçe açığını halkın cebinden kapatma girişimi olduğunu belirtti
Alas: Sözde hükümet, kendi yarattığı bütçe açığını halkın cebine elini atarak kapatmaya çalışıyor
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Alas, küresel petrol fiyatları arttığında sözde hükümetin vakit kaybetmeden zam yaptığını, fiyatlar ciddi şekilde düşmesine rağmen ise kör, sağır ve dilsizi oynadığını söyledi.
Alas, “Sebebi de Halkın Partisi Enerji Komitesi Başkanı Yusuf Avcıoğlu’nun bir haftadır verilerle ortaya koyduğu gizli vergi vurgunudur. Sözde hükümet, kendi yarattığı bütçe açığını halkın cebine elini atarak kapatmaya çalışıyor” dedi.
Akaryakıt fiyatları tarımsal üretimi ve gıda enflasyonunu nasıl etkiler?
“Akaryakıt fiyatı üzerinden yapılan bu vurgunun bir çok etkisinin yanında bir etkisi daha olacak ki o da tarımsal üretimdeki aksamalar ve gıda enflasyonundaki artıştır diyen” Alas, “Akaryakıt fiyatları tarımsal üretimi ve gıda enflasyonunu nasıl etkiler?” sorusunun cevabını ise şöyle verdi;
Toprak İşleme ve Ekim: Traktörlerin çalışması, toprağın sürülmesi, tohumun ekilmesi ve fidenin dikilmesi için yüksek miktarda mazot tüketilir. Fiyat artışları bu temel işlemleri de doğal oarak doğrudan pahalılaştırır.
Sulama Maliyetleri: Elektrik veya akaryakıtla çalışan su motorları özellikle kurak dönemlerde tarımsal üretimin can damarıdır. Artan enerji ve akaryakıt fiyatları sulama giderlerini de yukarıya çekerek üretimi maliyetlerini artırır.
Hasat ve Nakliye: Ürünün hasat edilmesi ve tarladan pazara ya da işleme tesislerine taşınması lojistik maliyetlerine tabidir. Akaryakıt zamları bu sürecede fiyat artışı olarak yansır.
Girdi Maliyetleri: Gübre, tohum ve ilaç gibi üretim girdilerinin işletmelerden çiftçiye ve üretim alanlarına taşınması lojistikle bağlantılıdır. Akaryakıt zamları bu dolaylı girdilerin de etiket fiyatında artışlara sebep olur.
Arz Daralması ve Gıda Enflasyonu: Maliyetlerin altında ezilen üreticinin üretimden çekilmesi arzda azalmaya neden olabilir. Bu da gıda enflasyonunu dolayısıyla hayat pahalılığını ve fiyat dengesizliklerini tetikler.
“Bu yaklaşım, ekonomi literatüründeki ‘maliyet enflasyonu’ görüşüyle de örtüşüyor”
Özetle, akaryakıt fiyatlarındaki artış traktör, diğer tarımsal makineler, tarımsal sulama ve nakliye maliyetlerini de yükselterek doğrudan çiftçinin giderlerini artırırken, gıda fiyatlarına da zam olarak yansıyor.
Hatta bir noktadan sonra, üreticinin maliyetten kaçış için atacağı ‘üretimi azaltmak’ ve benzeri adımlar sonrası ürün arzının azalmasına, arz-talep dengesinin daha da bozulmasına ve tüketicinin gıdaya daha pahalıya ulaşmasına (gıda enflasyonu) yol açıyor.
Ekonomist değilim ama üniversitedeki eğitim yıllarımızda aldığımız eğitimden bildiğim kadarıyla bu yaklaşım, ekonomi literatüründeki ‘maliyet enflasyonu (cost-push inflation)’ görüşüyle de örtüşüyor. Yani, akaryakıt fiyatlarındaki artış, taşımacılık ve üretim maliyetlerini yükselterek özellikle gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
“Yaptık dedikleri her şey, batırdık diyemediklerindendir”
Sonuç olarak, sözde hükümetin, küresel petrol fiyatlarındaki düşüşü indirim olarak yansıtmaması, bile isteye enflasyon artışına sebep olması demektir!
Yarattıkları bütçe açığını kapatmak için halkın cebinden vurgun yapan bu zihniyet, her gün daha da hayat pahalılığı artışına sepeb olup, sonra da devleti daha fazla borca sokmaya devam ediyor. Yaptık dedikleri her şey, batırdık diyemediklerindendir”




















