
Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) öğrencileri yaptıkları yazlı açıklamada geçtiğimiz gün gerçekleştirdikleri eylemden sonra Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan Nazım Çavuşoğlu ile yapılan toplantıda protesto edilen tüzüğün yasaya uygun bir şekilde kendilerinin de katkısı alınarak değiştirileceği sözü verilmesine rağmen, toplantıdan hemen sonra tüzüğün eski haliyle Bakanlar Kurulu’na sevk edildiğini ve Çavuşoğlu’nun kendilerine verdiği “sözü” tutmadığını duyurdu
AÖA Öğrencileri: Sürecin oldu bittiye getirilmesini istemiyoruz
AÖA Öğrencileri, basın açıklaması yaparak halen Milli Eğitim Bakanı olarak Nazım Çavuşoğlu’nun sınav tüzüğü ile ilgili kendilerine verdiği sözü yerine getirmediğini duyurdu.

Geçtiğimiz günlerde AÖA’da değiştirilen Öğretmenlik Sınav tüzüğünü Lefkoşa’da gerçekleştirilen bir eylemle protesto eden genç öğretmen adayları, eylem sonrasında kendileriyle görüşme talebinde bulunan “Eğitim Bakanı” Nazım Çavuşoğlu’nun toplantıda kendilerine sınav tüzüğünün yasaya uygun bir şekilde ve kendilerinin de görüşü alınarak yeniden düzenleneceği sözü verdiğini fakat toplantıdan birkaç saat sonra tüzüğün eski haliyle onaylanarak Bakanlar Kurulu’na gönderildiğini açıkladı.
AÖA Öğrencilerinin konu ile yayımladığı bildirinin tam metni şöyle:
“Bir öğretmenin yeterliliği bir sınavla mı ölçülmelidir, yoksa dört yıllık yoğun bir eğitim süreciyle mi?”
“Biz, Atatürk Öğretmen Akademisi öğrencileri olarak, 13.05.2025 tarihinde bir eylem gerçekleştirdik. Bu eylemi gerçekleştirmemizin sebebi, değiştirilen öğretmenlik sınav tüzüğüyle birlikte, Akademimizde dört yıl boyunca aldığımız pedagojik formasyonun, yaptığımız stajların, hazırladığımız projelerin ve gerçekleştirdiğimiz gözlemlerin tamamen yok sayılmasıdır.
Tüm bu eğitim sürecimizin sonunda, yeterliliğimizin yalnızca bir sınavla ölçülmesi kabul edilemez bir durumdur. Kaliteli bir eğitim alarak öğretmenlik mesleğine nitelikli bireyler olarak hazırlanan bizler için, AÖA’de uygulanan sistemde, sınavlarda düşük ya da yüksek başarı elde edilse dahi, sonucun aynı olması adil bir değerlendirme anlayışını yansıtmamaktadır.
Buradan sizlere soruyoruz:
– Bir öğretmenin yeterliliği bir sınavla mı ölçülmelidir, yoksa dört yıllık yoğun bir eğitim süreciyle mi?
– Ayrıca, mezuniyetin hemen ardından vatani görevini yerine getirmeye gidecek olan öğretmen adaylarımız için de bu sistem mağduriyet yaratacaktır.
– Yaptığımız eylemin ardından Eğitim Bakanı ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, tüzüğün yasaya uygun bir şekilde, bizlerin de katkısıyla yeniden düzenleneceği sözü verilmiş ve bu durum basına duyurulmuştur. Ancak, bu açıklamadan sadece birkaç saat sonra, herhangi bir katkımız olmaksızın eski haliyle tüzük onaylatılarak Eğitim Bakanı tarafından Bakanlar Kurulu’na sevk edilmiştir. Bize verilen sözler tutulmamıştır.
Bizler, bu tüzüğün geri çekilmesini ve üzerinde yeniden, adil bir şekilde çalışılmasını talep ediyoruz. Sürecin oldu bittiye getirilmesini istemiyoruz”



















