InstagramKıbrısManşetSiyaset

Reynar: Hükümet ortakları Katip Demir’in siyasi hayatını nasıl bitirdi?







Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi, Kıdemli eski Yargıç, Avukat Tacan Reynar, “Sahte evrak düzenleme” suçlamasıyla yargılandığı davada hapis cezası verilen Yeniboğaziçi Belediyesi‘nin devrik Başkanı Katip Demir‘in –karar bozulmazsa– siyasi hayatını sonlandıran yeni yasal düzenlemenin UBP-DP-YDP hükümeti tarafından değişiklik yapılan ve 8 Temmuz 2026’da (Mahkeme kararından 2 gün önce) yayımlanan Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasası olduğunu söyledi.

Reynar, yapılan değişikliğin ilk somut sonucunun Katip Demir davasıyla ortaya çıktığını söyleyerek, Demir’in siyasi hayatını bitiren aynı partilerin; Demir’in mahkumiyet kararını “toplumsal çatışma ve oy devşirme fırsatçılığı” olarak kullanıldığını hatırlattı

Reynar: Demir’in davasını “toplumsal çatışma ve oy devşirme” olarak kullananlar, Demir’in siyasi hayatını bitiren yasaya oy birliği ile onay verenlerdi

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Reynar, Demir’in siyasi hayatını tümden bitirenin; hükümet partileri UNP-DP-YDP olduğunu söyledi. Mahkeme kararının; toplumsal çatışmadan beslenen bazı siyasiler tarafından “oy devşirmek için fırsat” olarak görüldüğünü belirten Reynar, “Oysa ki Demir’in siyasi hayatını tümden bitiren yasaya oy birliği ile onay veren yine onlardı” dedi.

“Buyrun bu konudaki hukuki süreci anlatalım” diyen Reynar, “Seçim hukukunda yeni yasanın ilk somut sonucu olarak; hükümet ortakları Katip Demir’in siyasi hayatını nasıl bitirdi?” sorusunun cevabını şöyle verdi;

“Yüksek Seçim Kurulu’nun 15 Temmuz 2026 tarihli ve 5 No’lu duyurusu ile Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Sayın Katip Demir’in mahkûmiyeti nedeniyle belediye başkanlığı makamının boşaldığı ilan edilmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Yüksek Seçim Kurulu bu duyuruyla yeni bir karar vermemiş, yürürlükte bulunan 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın 13(2). maddesinin öngördüğü hukuki sonucu kamuoyuna ilan etmiştir.

Ancak bu olayın kamuoyunda yeterince dikkat çekmeyen, fakat seçim hukuku bakımından son derece önemli ikinci bir yönü bulunmaktadır.; ‘Sahte davranış suçları artık seçilmeye engel!'”

“‘Sahte davranışla işlenen suçlar‘, yeni yasa ile açıkça seçilmeye engel suçlar arasına eklendi”

Cumhuriyet Meclisi’nin 29 Haziran 2026 tarihinde Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasası’nı kabul ettiğini, söz konusu yasanın Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanarak 8 Temmuz 2026 tarihli, 129 sayılı Resmî Gazete’de 55/2026 sayılı yasa olarak ilan edildiğini ve aynı gün yürürlüğe girdiğini hatırlatan Reynar, bu değişiklikle birlikte, 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın 9’uncu maddesinin (2)’nci fıkrasının (Ç) bendinin yeniden düzenlendiğini ve seçilme yeterliliğini ortadan kaldıran suçların kapsamının önemli ölçüde genişletildiğini kaydetti.

Reynar, “Önceki düzenlemede seçilmeye engel suçlar arasında yer almayan ‘sahte davranışla işlenen suçlar‘, yeni yasa ile açıkça seçilmeye engel suçlar arasına eklenmiştir. Bunun yanında insan ticareti, çocuk pornografisi, suç gelirlerinin aklanması, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, kredi kartlarında sahtecilik ve benzeri birçok suç da aynı kapsama alınmıştır” dedi.

“Bu olayın hukuki sonucu yalnızca belediye başkanlığı makamının boşalması değildir”

Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10 Temmuz 2026 tarihli kararıyla Katip Demir’in “Sahte Resmî Belge Düzenleme” ile “Sahte Davranış ile Kredi Temini” suçlarından mahkûm edilmiş olmasının; bu değişikliğin uygulamadaki ilk önemli sonuçlarından birini ortaya çıkardığına işaret eden Reynar, “Dolayısıyla bu olayın hukuki sonucu yalnızca belediye başkanlığı makamının boşalması değildir” ifadelerini kullandı.

“Hukuki engelin kaynağı kişinin cezaevinde bulunması değildir”

“Demir, -karar bozulmazsa- bir daha aday olamayacak” diyen Reynar, yürürlükte bulunan yeni yasal düzenleme karşısında, mahkûmiyet kararının adaylık sürecine kadar İstinaf Mahkemesi (Yargıtay) tarafından ortadan kaldırılmaması halinde (ki çok kısıtlı süre var), ilgili kişinin Aralık ayında yapılacak yerel seçimlerde yeniden aday olmasının da hukuken mümkün olmayacağını belirtti.

Reynar, “Burada altı çizilmesi gereken husus şudur: Hukuki engelin kaynağı kişinin cezaevinde bulunması değildir. Kişi seçim tarihinden önce tahliye edilmiş olsa dahi, seçilmeye engel oluşturan mahkûmiyet hükmü hukuken varlığını sürdürdüğü sürece adaylık hakkından yararlanamayacaktır. Buna karşılık, mahkûmiyet kararının adaylık sürecinden önce İstinaf Mahkemesi tarafından kaldırılması halinde hukuki durum da buna bağlı olarak değişecektir” dedi.

“Hukuk devletinde seçim mevzuatında yapılan değişikliklerin etkisi, çoğu zaman ilk somut olaylarla birlikte görünür hâle gelir”

Sonuç olarak, Katip Demir olayının yalnızca bir belediye başkanlığının boşalması olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Reynar, bu olayın; 8 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 55/2026 sayılı Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasası’nın seçilme yeterliliğine ilişkin hükümlerinin uygulamadaki ilk somut örneklerinden biri olması bakımından seçim hukuku açısından önem taşıdığını vurguladı.

Reynar, “Hukuk devletinde seçim mevzuatında yapılan değişikliklerin etkisi, çoğu zaman ilk somut olaylarla birlikte görünür hâle gelir. Yaşanan süreç de bunun en güncel örneklerinden biridir” dedi.

“Demir’den özür dileyecekler mi?”

“Şimdi muhataplarına sormak lâzım, Katip Demir’e destek vererek görünen ama mahkeme kararını toplumsal çatışma ve oy devşirme fırsatçılığı olarak kullananlar Demir’den özür dileyecekler mi?” diye soran Reynar, “Çünkü Demir’in siyasi hayatını bitiren Yasa Değişikliği: Meclis’ten Hükümet ortakları olan UBP, DP ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP)’nin oylarıyla oy birliği ile onaylanıp geçti” dedi.

Reynar’ın açıklamasına ek olarak koyduğu yasa ile ilgili görseller;















Başa dön tuşu