
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Asım Akansoy, atanmış Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve hükümetin küçük ortağı Yeniden Doğuş Partisi‘nin (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı‘nın, eğitimde yaratılan kaosla ilgili atanmış sözlerine tepki gösterdi, bunların akıl dışılığın en ileri noktası olduğunu söyledi
Akansoy: Baskıcı tedbirler önermek, akıl dışılığın en ileri noktasıdır
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Akansoy, Arıklı’nın eğitimde yaşanan krizi “polisiye yollarla çözme” önerisinde bulunduğunu hatırlatarak, atanmış Cumhurbaşkanı Ersin Tatar‘ın ise, “Bu ülkede dini inancı olan da var, olmayan da var; camiye giden de var, gitmeyen de var. Bunlar kişinin kendi tercihidir” diyerek eğitim gibi önemli bir kamusal sorumluluk alanını, bireysel tercihlere indirgemeye çalıştığını söyledi.
Akansoy, “Her iki yaklaşım da son derece tehlikelidir ve toplumu kutuplaştırarak kaosa sürüklemekten başka bir işe yaramaz. Eğitim gibi hassas ve toplumsal değerleri doğrudan ilgilendiren bir alanda baskıcı tedbirler önermek, akıl dışılığın en ileri noktasıdır” dedi.
“Eğitimi siyasal hesaplarla istismar ederek toplumu geriyorlar”
Akansoy şöyle devam etti;
“Özgürlük ve kişisel tercih adı altında küçük çocuklar üzerinde baskı kurmak ve onları belirli bir yönde yönlendirmek de aynı şekilde bilim dışıdır ve kabul edilemez. Kamu eğitimi bağlamında yasal mevzuat, devletin sorumluluk alanını net bir şekilde çizmektedir.
Evet, ortada dikkate alınması gereken bir Disiplin Tüzüğü, Eğitim Yasası ve Anayasa var. Öğretmenler ve toplumun tüm sağduyulu kesimleri, bu sorunun bilimsel ve akılcı yöntemlerle çözülmesi gerektiğini savunuyor. Ancak bazıları, eğitimi siyasal ve ideolojik hesaplarla istismar ederek toplumu germeyi tercih ediyor.
Kıbrıs Türk halkının toplumsal değerleriyle oynayarak bugüne kadar hiçbir sorun çözülemediği gibi, bundan sonra da çözülemeyecektir. Aksine, bu tür yaklaşımlar toplumsal barışı daha da zedeleyecektir.
“Ne öğretmenler ne Kıbrıs Türk halkı hiçbir dayatmayı kabul etmez”
Kıbrıs Türk öğretmenleri, geçmişten bugüne toplumsal varlığımız için mücadele vermiş, ağır bedeller ödemiştir.
Tarihimizi biraz bilen herkes, öğretmenlere tepki göstermek yerine onlara saygı duyması gerektiğini anlar. Ancak belli ki bazıları, bu mücadeleyi yok sayarak öğretmenleri hedef almayı seçiyor.
Ne öğretmenler ne de Kıbrıs Türk halkı, hiçbir dayatmayı kabul etmez ve etmeyecektir.
Toplumu kutuplaştırarak siyasi rant elde etmeye çalışanlar ve böylesine kritik bir meselede sessiz kalanlar, derhal sağduyuya ve bilimsel çözümlere yönelmelidir.
“Oyuna gelmeyeceğiz”
Kıbrıs Türk halkı, çağdaş, laik ve demokratik eğitim çizgisinden asla sapmayacak, böl-yönet oyunlarına alet olmayacaktır. Hem çocuklarımızın hem de öğretmenlerimizin yanında duracağız.
Tüm halkı kucaklayacak, bölme hamlelerine karşı gerekli tavrı sergileyeceğiz, hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bu çerçevede kimliğimizin, kültürel değerlerimizin ve sosyal yapımızın sarsılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Hükümeti ve Sayın Tatar’ı uyarıyoruz: Halkın hiçbir kesimini ötekileştirme, düşmanlaştırma hakkınız yoktur. Toplumsal örgütlerle diyalog kanallarınızı açın ve bilimsel temelde hareket edin. Oyuna gelmeyeceğiz”