InstagramKıbrısManşetSiyaset

CTP: Tüm bölgeyi tehdit ediyor, endişe duyuyoruz







Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), İran-İsrail savaşının Kıbrıs semalarında da görünür hale geldiğine işaret ederek, bu süreçte Kıbrıs Türk toplumunun da açık, doğru ve güven verici biçimde ivedilikle bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı

CTP: Tüm bölgeyi tehdit ediyor, endişe duyuyoruz

Yazılı açıklama yapan CTP, savaşın yarattığı tehlikenin, artık yalnızca haberlerde değil, Kıbrıs semalarında da görünür hale geldiğini belirterek, Orta Doğu’da yeniden alevlenen İsrail ve İran arasındaki çatışmaların, yalnızca ilgili tarafları değil, tüm bölgeyi ve dünyanın barış içinde yaşama umudunu tehdit ettiğini vurguladı.

CTP açıklamasında şunlar kaydedildi;

“Cumhuriyetçi Türk Partisi olarak, bu savaşın Kıbrıslıtürklerin iradesi yok sayılarak, Kıbrıs’ı da içine alabilecek şekilde genişleme potansiyeline sahip olmasından derin bir endişe duyuyoruz.

İsrail’in, son dönemde uluslararası hukuk ve insan haklarını hiçe sayarak kontrolsüz ve orantısız bir şekilde, önce savunmasız Filistin Halkı’na bomba yağdırarak insanlığa karşı suç işlemesi, devamında savaşı tüm bölgeye yaymaya başlaması ve bölge ülkelerini bombalaması kabul edilebilir değildir.

“Bombardımanlar Kıbrıs’tan çıplak gözle izlenebilir durumdadır”

Savaşın yarattığı tehlike artık yalnızca haberlerde değil, gökyüzümüzde de görünür hale gelmiştir. Bölgedeki bombardımanlar Kıbrıs’tan çıplak gözle izlenebilir durumdadır. Bu çıplak gerçek, savaşın coğrafi yakınlığı kadar, psikolojik etkisini de doğrudan hissettirmekte; halkımızda haklı bir tedirginlik yaratmaktadır. Dahası, İngiltere ve

Amerika Birleşik Devletleri’nin Kıbrıs’taki askeri üsleri kullanarak bu savaşa dolaylı ya da doğrudan katkı koyduğu yönündeki bilgiler, Kıbrıs’ı bir ateş çemberinin ortasına sürükleme ihtimalini güçlendirmektedir.

“Tüm diplomatik çaba sergilenmelidir”

Bizler bu adanın herhangi bir savaşın parçası haline getirilmesini asla kabul etmiyoruz. Halkımızın can ve mal güvenliği ile huzuru için, gerekli tüm diplomatik çaba sergilenmelidir.

Ayrıca, savaşın yakıcı etkisine karşı güvenlik, sağlık, kurtarma birimleri teyakkuzda olmalı ve koordinasyonları bir an önce sağlanmalıdır. Böylesi bir süreçte, kamuoyu açık, doğru ve güven verici biçimde ivedilikle bilgilendirilmelidir.

Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, uluslararası toplumun ve bölgesel aktörlerin, bu çatışmaya karşı artık yalnızca endişe belirtmekle yetinmeyip, etkili ve somut diplomatik adımlar atması şarttır. Sessizlik ya da tepkisizlik, bu yangının daha geniş alanlara sıçramasına zemin hazırlamaktadır.

Geçmişte defalarca vurguladığımız gibi savaşlar yalnızca yıkım, acı ve istikrarsızlık getirir. İsrail ve İran arasındaki bu gerilim derhal sonlandırılmalı; daha fazla can kaybı yaşanmadan diplomatik çözüm yolları ve baskı devreye sokulmalıdır”













Başa dön tuşu