
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı, Orta Doğu’da süregelen savaşlar ve insani krizler karşısında, uluslararası toplumun sessizliğini ve duyarsızlığını eleştirdi. Vakıf, insan onurunun yüceltildiği, barışa ve adil paylaşmaya dayalı bir dünya düzeni için tüm halkları ortak vicdanla hareket etmeye çağırdı
“Çatışmaların ve insani krizlerin derin endişesini taşımaktayız”
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı tarafından yazılı yapılan açıklamada, “Orta Doğu coğrafyasında ve dünyanın çeşitli bölgelerinde süregelen çatışmaların ve insani krizlerin derin endişesini taşımaktayız” denildi. Açıklamada, tüm jeopolitik ve stratejik hesaplaşmaların ötesinde, savaşların bedelini her zaman sıradan insanların ödediği vurgulandı.
Açıklamada, milyonlarca insanın yerinden edildiği, mülteci durumuna düştüğü, temel insani ihtiyaçlardan mahrum kaldığı ve travmalarla yaşamakta olduğu vurgulandı.
“Sivil ölümler sıradanlaştı, insan hakları ihlalleri sistematik hale geldi”
Vakıf, sivil ölümlerin sıradanlaştığı, savaş suçlarının cezasız kaldığı ve insan hakları ihlallerinin sistematik hale geldiği bir coğrafyada yaşanan bu acı gerçekliğin, uluslararası toplumun sorumluluğunu etik bir çerçevede yeniden düşünmesi gerektiğine dikkat çekti.
Çatışmaların yalnızca askeri değil, siyasal, sosyolojik ve psikolojik boyutunu da gözler önüne serdiği de belirtildi. Açıklamada, “İnsanlık onurunun bu coğrafyadaki ihlali ve uluslararası toplumun sorumluluklarını etik bir bakış açısıyla vurgulamayı bir görev bilmekteyiz” dendi.
“İnsanlık onurunu derinden rencide etmektedir”
Alevi felsefesinin insan merkezli yaklaşımına atıfta bulunulan açıklamada, “Yaratılan her varlık, özellikle de insan, Hakk’ın tecellisidir. Bu nedenle insan, en yüce değerdir” denildi. Masum halkların büyük güçlerin siyasi ve ekonomik çıkar oyunları arasında ezildiği hatırlatılarak,
“İnsanların temel yaşam haklarının hiçe sayıldığı, evlerinden ve yurtlarından edildiği, geleceklerinin çalındığı bu durum, insanlık onurunu derinden rencide etmektedir” ifadelerine yer verildi.
“Bu acıların kaynağı, gerici ve ötekileştirici anlayışlardır”
Kıbrıs Alevi Kültür Vakfı, bu acıların kaynağında gerici ve ötekileştirici anlayışların beslediği siyasi ve finansal yapılar olduğuna da işaret etti; “Bu yapılar, evrensel insani değerleri, barışı ve hoşgörüyü bir kenara iterek, çatışmayı ve ayrımcılığı beslemekte, kendi dar çıkarları uğruna halkları birbirine düşürmektedir”
Açıklamada, dünyada bir yanda açlık, savaş, sağlık ve eğitim yoksunluğu yaşanırken, diğer yanda bencilce sürdürülen refah dolu yaşamların insanlık onurunu zedelediği belirtildi. “Dünya halkları kendi gelecekleri için kritik bir seçicilik göstermeli; temel hak ve özgürlükleri merkeze koymayan siyasi yapılara karşı aktif duruş sergilemelidir” denildi.
“İnsan, varlığını insanlık için anlamlı kılacak bir irade sergilemelidir”
Vakıf, tüm insanlığı, kendi öz gücünü insanlık için anlamlı kılmaya davet etti;
“Kendini özne olarak kabul eden, sınırsız bir dünyanın insanları olarak, elindeki araçları en etkin şekilde kullanmalı; üretimden ve tüketimden gelen gücünü ortaya koyarak varlığını insanlık için anlamlı kılacak bir irade sergilemelidir”
Son olarak Alevi inancının birliğe ve kardeşliğe dayalı yaşam felsefesine işaret edilerek, “Yolumuz barış, sevgi, hoşgörü ve insanlıktır” denildi. Vakıf, kamuoyuna yaptığı bu çağrıda, “ayrımcılığın ve çatışmanın değil, birlik ve dayanışmanın hüküm sürdüğü bir geleceği inşa etmek hepimizin elindedir” diyerek açıklamasını tamamladı.




















