InstagramKıbrısManşetSağlıkSiyasetYaşam

Ataöv: Aile ve sosyal destek büyük önem arz ediyor







Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KKTB) Yönetim Kurulu’nda yer alan Psikiatrist Dr. Gözde Ataöv, bağımlılıkla mücadelenin kamu, özel sektör ve sivil toplumun iş birliğiyle, sağlık temelli ve uzun vadeli politikalarla yürütülmesi gerektiğini ifade etti

Ataöv: Bireysel değil ciddi bir halk sağlığı sorunu

KKTB Yönetim Kurulu adına yazılı açıklama yapan Dr. Gözde Ataöv, “26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü” dolayısıyla, madde kullanımının yalnızca bireysel bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı ve toplumsal mesele olduğunu vurguladı.

Ataöv, “Madde kullanımı karaciğer ve böbrek yetmezliği, kalp ve damar hastalıkları, ruhsal hastalıklara yol açmakta; ayrıca toplumun tamamını etkileyen sosyal, hukuki ve ekonomik zararlar doğurmaktadır” dedi.

“Toplumsal bilinci artırmak amacıyla kutlanıyor”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 1987 yılında ilan ettiği bu özel günün, tüm dünyada uyuşturucuya karşı mücadelede toplumsal bilinci artırmak amacıyla kutlandığını anımsatan Ataöv,

“Kullanılan bazı maddeler, kişide ilk kullanımla dahi bağımlılık geliştirebilir. Bağımlılık yapabilen maddeler arasında esrar, eroin, kokain, bonzai, LSD, GHB, bazı mantar türleri, morfin, ekstazi, ketamin, anabolik steroidler ve metamfetamin yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

Dr. Ataöv, günümüzde yaygın şekilde kullanılan ve rutin toksikoloji testleriyle saptanması zor olan kimyasal türevlerin, bağımlılıkla mücadeleyi daha da karmaşık hale getirdiğini belirtti. Özellikle damar yoluyla uyuşturucu kullanan bireylerde AIDS, Hepatit B ve C gibi hastalıkların yayılma riski bulunduğuna dikkat çekti.

“Önleyici çalışmalar da eş zamanlı yürütülmelidir”

Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesinin endişe verici olduğunu ve çocukların da bu riske maruz kaldığını ifade eden Ataöv, “Uyuşturucu ile mücadelede kamu, özel sektör ve sivil toplum örgütlerine büyük görevler düşmektedir.

Psikiyatri klinikleri bağımlılık tedavisini etkin şekilde üstlenmiştir. Ancak sadece tedavi değil, önleyici çalışmalar da eş zamanlı yürütülmelidir” dedi.

“Eğitim, hedef grupları bilinçlendirmek açısından kritik bir noktadır”

Eğitimin önemine özellikle dikkat çeken açıklamada, “Eğitim, uyuşturucu madde kullanımının zararlı etkileri konusunda hedef grupları bilgilendirmek ve bilinçlendirmek açısından kritik bir noktadır.

Bağımlılık tedavisi gören bireylerin sosyal hayata yeniden entegre olmaları sağlanmalıdır” denildi.

“Aile ve sosyal destek büyük önem arz ediyor”

Bağımlılıkla mücadelede aile ve sosyal desteğin büyük önem arz ettiğine işaret eden Ataöv, “Kişi bağımlılık yapan maddeyi bırakmış olsa bile yineleme olasılığı oldukça fazladır. Bu nedenle bağımlılık oluşmadan önüne geçebilmek hayati önemdedir” diyerek toplumun bilinçlendirilmesi ve koruyucu politikaların uygulanması gerektiğini vurguladı.

Açıklamanın sonunda, yaş sınırlamaları, reklam yasakları ve satış kontrolleri gibi düzenleyici politikaların da uyuşturucu ile mücadelede etkili araçlar olduğuna dikkat çekilerek, sağlık temelli, çok paydaşlı ve uzun soluklu bir mücadelenin gerekliliği vurgulandı.













Başa dön tuşu