EkonomiInstagramKıbrısManşetSiyaset

Ersoy: Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun lağvedilmesi gerekiyor







Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, mevcut hükümet yapısının halkın sorunlarından tamamen koptuğunu ve işçilerin asgari ücretin altında, güvencesiz koşullarda sömürüldüğünü vurgulayarak; kamusal, denetimli, gelir artırıcı yapısal dönüşüm çağrısı yaptı

Ersoy: Çoğu işçi haftada 40 saatten fazla çalışıyor, asgari ücretin altında para alıyor

Ersoy, ADA TV’de, Nupelda Karabuğday’ın sorularını yanıtladı, Meclis’in açılışından itibaren yaşanan krizlere dikkat çekerek, hükümet partilerinin kendi iç çatlaklarıyla, halkın gerçek sorunlarının göz ardı edildiğini söyledi, muhalefetin etkisizliğinin de bu duruma zemin hazırladığını vurguladı.

Ersoy işçilerin, sömürünün dik alasıyla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, ülkedeki asgari ücretin aslında kağıt üzerinde kaldığını, çoğu işçinin haftada 40 saatten fazla çalışmasına rağmen ek mesailerinin ödenmediğini ve asgari ücretin altında bir gelir elde ettiğini belirtti.

Bu durumu engellemek için “işçi kartı” sistemini öneren Ersoy, bu kartla işçilerin girişçıkış saatlerinin ve ek mesailerinin kayıt altına alınarak Çalışma Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu‘na online olarak iletilmesi gerektiğini savundu.

Ersoy, bu sistemin patronların işçi haklarını ihlal etmesini zorlaştıracağını ve uzun vadede bu sömürünün devam ettirilemez hale geleceğini kaydetti.

“Rejim partileri halkın sorunlarından kopuk”

Umut Ersoy, yasama yılının başında yaşanan ve yaklaşık bir buçuk ay süren meclis krizini hatırlatarak, hükümet partilerinin “yönetememe” ve “birbirlerine oyun çevirme” durumunu net bir şekilde gözlemlediklerini ifade etti.

Ersoy, “Bu durum muhalefetin halkın sorunlarını yeterince gündeme getirememesi ve hükümeti sıkıştıramamasıyla doğrudan ilişkili” dedi.

“Halkın sorunlarını gündem yapamayıp orayı sıkıştıramazsanız o zaman egemenler de, egemenlerin temsiliyetine soyunan rejim partileri de kendi içlerinde rahat rahat, farklı farklı türden kavgalara girişebilirler” diyen Ersoy, mevcut hükümet modelinin “çok sıkıntılı” olduğunu, zira dışarıdan bir baskı olmadıkça bir araya gelemeyen ve sadece koltuklarını korumak için çabalayan bir yapıya sahip olduğunu savundu.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy

Ersoy, siyasetin halkın dertlerinden kopuk ilerlediğini örneklerle anlattı. Başbakan’ın muhalefete yönelik karma oy sistemiyle ilgili yaptığı çağrıları da eleştiren Ersoy, halkın bu tür konularda tartışma platformlarına dahil edilmediğini, kararların “kendi çıkarları doğrultusunda belirli yerlerde pişirilip” halktan kopuk bir şekilde alındığını dile getirdi.

“Rejim partileri çözüm üretmek yerine birbirini suçlamayı tercih ediyor”

Ülkede yaşanan sorunların kronikleştiğini ve rejim partilerinin bu sorunlara gerçekçi çözümler üretmek yerine, birbirlerini suçlamayı tercih ettiğini belirten Ersoy, trafik çarpışmaları, eğitimdeki kayıt ücretleri ve işçi hakları gibi temel konulara değindi.

Ersoy, trafikte yaşanan can kayıplarının bugünün sorunu olmadığını, yıllardır iş başında olan rejim partilerinin bu konuda yapısal çözümler üretmediğini vurguladı. Ulaştırma Bakanı‘nın somut çözüm önerisi beklediğini ancak Bağımsızlık Yolu’nun “kamusal toplu taşıma” önerisinin dikkate alınmadığını ifade etti.

Ersoy, akaryakıt ve motorlu taşıt ithalatçılarının mevcut sistemden büyük kazanç sağladığını ve bu gerçek iktidar odakları karşısında durulmadığı sürece sorunların çözülemeyeceğini belirtti, güneş enerjisiyle beslenen tramvay veya hafif raylı sistem gibi kamusal toplu taşıma projelerinin hem çevreci olacağını hem de bireysel araç harcamalarını azaltacağını savundu.

“Kamusal, nitelikli, ücretsiz eğitim hakkı ihlal edilirken rejim partileri seyirci kalıyor”

Okulların kayıt döneminde velilerden alınan fahiş ücretleri de gündeme getiren Ersoy, Eğitim Bakanlığı‘nın
ve gelmiş geçmiş tüm hükümetlerin bu durumu bilmesine rağmen adım atmadığını söyledi.

“Anayasaya aykırı bir şekilde kayıt yapıyorlar” diyen Ersoy, kamusal, nitelikli, ücretsiz eğitim hakkının ihlal edildiğini ve rejim partilerinin buna seyirci kaldığını dile getirdi.

“Memurlar neredeyse koca koca şirketlerle eşit vergi verecek duruma geliyor”

Ersoy, kamu maliyesinin yanlış yönetildiğini ve büyük şirketlerin vergi kaçırmasına göz yumulduğunu söyledi.

2023 yılı vergi listelerini incelediklerinde, birçok büyük şirketin vergi vermediğini veya çok düşük vergiler ödediğini belirten Ersoy, özellikle inşaat şirketlerinin milyonlarca sterlinlik daireler satmalarına rağmen, cüzi miktarlarda vergi ödemesini eleştirdi.

Memurlar neredeyse koca koca şirketlerle eşit vergi verecek duruma geliyorlardı diyen Ersoy, bunun kamu emekçileriyle özel sektör emekçileri arasında haksız bir kıyaslamaya yol açtığını ve özel sektör emekçilerinin sömürüldüğü gerçeğini gizlediğini ifade etti.

Bağımsızlık Yolu olarak “genişlemeci bir bütçe” savunduklarını belirten Ersoy, maliye politikalarının sadece harcamaları kısmak üzerine değil, gelirleri artırmak üzerine de kurulması gerektiğini dile getirdi. Ersoy, servet vergisi alınması ve vergi sisteminin uygulanmasıyla kamu maliyesinin toparlanabileceğini söyledi.

Ayrıca, mevcut sistemde büyük patronlara teşvikler aracılığıyla transfer harcamaları yapıldığını ve bunun yerine kamusal harcamaların artırılarak eğitim, sağlık, ulaşım, barınma ve enerji gibi temel hizmetlerin ücretsiz veya daha uygun fiyata sunulması gerektiğini vurguladı.

Seçimleri, mücadele ve programımızı anlatma aracı olarak görüyoruz”

Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimine de değinen Ersoy, Bağımsızlık Yolu’nun henüz parti meclisinde seçim tavrını tartışmadığını, ancak prensip olarak her seçimde aday göstermeyi hedeflediklerini söyledi.

Aday gösterilmemesi durumunda, bunun açık bir sebebi olacağını belirten Ersoy, parti olarak seçimleri bir mücadele aracı olarak gördüklerini ve kendi programlarını anlatma fırsatı olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi‘nin (CTP) kendi adayını açıklamasını ve Toplumcu Demokrasi Partisi‘nin (TDP) “ortaklaşma” hedefi gütmesini değerlendiren Ersoy, bu durumun tam olarak bir seçim ittifakı gibi durmadığını, zira hangi değerler ve programatik esaslar etrafında birleşildiğinin net olmadığını söyledi.

Ersoy, seçim ittifaklarına prensip olarak karşı olmadıklarını ancak şeffaflık ve somut bir programatik zemin gerektiğini vurguladı.

“Ersin Tatar, Kıbrıslıtürk halkının sesini hiçleştirdi”

Atanmış Cumhurbaşkanı Ersin Tatar‘ın, Kıbrıslıtürk halkının sesini neredeyse hiçleştirdiğini düşündüklerini belirten Ersoy, kendilerinin de federasyon görüşmelerinde Mustafa Akıncı‘nın çizgisinin gerisinde kalınmamasını beklediklerini ifade etti. İngiliz üslerinin de seçim tartışmalarında gündem olması gerektiğini savundu.

“‘Birlikte Yöneteceğiz’ söylemi soyut bir söylem, somut kriterler istiyoruz”

Ersoy, “birlikte yöneteceğiz” söylemlerini soyut bulduklarını ve somut kriterler beklediklerini dile getirdi.

Ersoy, “Servet vergisi var mı birlikte yöneteceğimiz yerde? Özel sektöre sendika var mı? Asgari Ücret Tespit Komisyonu lağvediliyor mu? Kamusal eğitim için artık ailelerden ücret alınmayacak mı mesela kayıtlarda? Sağlık için sağlıktaki bütçe özel hastanelere sevk yoluyla, teşvik yoluyla gitmeyecek mi? Sırtımızdaki ur olan AKSA kamulaştırılacak mı?” gibi sorularla somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

“Asgari Ücret Tespit Komisyonu, özel sektör emekçilerini temsil etmiyor, lağvedilmesi gerekiyor”

Asgari Ücret Tespit Komisyonu‘nun toplantılarına değinen Ersoy, patron tarafının sürekli olarak “enflasyon verilerini bekliyoruz” söylemini eleştirdi.

Ersoy, Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-iş) danışmanı olarak katılan Münür Rahvancıoğlu‘nun, geçmiş toplantıda 15 yıllık verilere dayanarak asgari ücretin reel olarak nasıl eridiğini, alım gücünün nasıl düştüğünü ve ne kadarının patronların cebinde kaldığını net bir şekilde ortaya koyduğunu hatırlattı. Ersoy, patronların bu verilere “güzel çalışmışsınız, teşekkürler” diyerek kendi bildiklerini okumaya devam ettiklerini söyledi.

“Asgari ücret tespit komisyonu, özel sektör emekçilerinin temsil edilmediği bir yapı”

Umur Ersoy, bu durumun “çok tuhaf” olduğunu belirterek, patronların zaten bildiklerini okuyacaklarını ve enflasyon verilerini beklemelerine gerek olmadığını ifade etti.

Ersoy, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun, özel sektör emekçilerinin temsil edilmediği bir yapıya sahip olduğunu vurguladı, sendikanın ne kadar iyi niyetli olursa olsun, özel sektörde örgütlü sendika olmaması nedeniyle, bizzat özel sektör emekçilerinin gidip pazarlığı yapması gerektiğini, eğer bunu yapamıyorlarsa bu komisyonun lağvedilmesi gerektiğini savundu.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri, asgari ücretin neden en düşük kamu maaşından farklı olduğunu sorguladı.

Ersoy, “Neden en düşük kamu maaşından farklı bir asgari ücret var ki? Bunun ekonomik olarak bir izahı varsa ben duymak isterim. Bu zamana kadar henüz duyamadık” diyerek, asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi gerektiğini yineledi.













Başa dön tuşu