
İnsan Hakları Platformu, Şener Levent’in uğradığı hak ihlallerini yakından izleyeceklerini ve konuyu uluslararası mekanizmalara taşıyacaklarını bildirerek, verilen hapis cezasının ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit olduğunu vurguladı
Platform: Bu uygulama hukukun üstünlüğüne de aykırıdır
İnsan Hakları Platformu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Şener Levent’in yaşadığı hak ihlallerine karşı izlemede olacaklarını ve konuyu uluslararası alana taşıyacaklarını bildirdi.

Platform, Gazeteci ve Avrupa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent hakkında Ankara Asliye Ceza Mahkemesi tarafından gıyabında verilen bir yıllık hapis cezasının kesinleşmesinin ardından, Levent’e teslim olması çağrısı yapılmış; aksi takdirde hakkında yakalama emri çıkarılacağı bildirildiğini aktardı.
İnsan Hakları Platformu, “Bu karar, açık bir şekilde Şener Levent’i susturma ve benzer düşünenlere de gözdağı vermekle ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ağır bir tehdit oluşturmakta ve demokratik değerlerle bağdaşmamaktadır.
Ayrıca bu uygulama hukukun üstünlüğüne de aykırıdır” dedi.
“Açılan davalar, gazeteciliği suç gibi gösterme ve susturma amaçlıdır”
Şener Levent’in, yıllardır yürüttüğü eleştirel gazeteciliğiyle halkın haber alma hakkı için mücadele etmiş bir basın emekçisi olduğunu hatırlatılan açıklamada, Levent’in hakkında açılan davalar, gazeteciliği suç gibi gösterme ve susturma amaçlı olduğunu vurgulayarak, “Levent, duruşma tarihleri hakkında bilgilendirilmeden, tanımadığı bir avukat tarafından gıyabında savunulmuş ve nihayetinde cezalandırılmıştır. Bu süreç adil yargılanma hakkının ve anayasal güvencelerin açık ihlalidir” denildi.
“Tek taraflı adli iş birliği, telafisi güç zararlara yol açmakta”
Türkiye ile Kıbrıs’ın kuzeyi arasında işleyen tek taraflı adli iş birliği mekanizmaları, düşünce ve ifade özgürlüğü alanında telafisi güç zararlara yol açmakta olduğunu belirten İnsan Hakları Platformu açıklamasına şöyle devam etti:
“Talep edilen kişi, istenilen ülkenin vatandaşı ise talebi kabul edilemez”
“Her halukarda, Hukukî, Ticarî ve Cezaî Konularda Adlî Yardımlaşma, Tanıma ve Tenfiz, Suçluların Geri Verilmesi ve Nakli Sözleşmesi’nin 36. Maddesine göre geri verilmesi talep edilen kişi, istenilen ülkenin vatandaşı ise geri verilme talebi kabul edilemez.
Dolayısıyla Levent’in iadesi, hukuk dışı bir siyasi tasarruf olacaktır. Özellikle Türkiye gibi bağımsız yargı, hukukun üstünlüğü ve basın özgürlüğü gibi değerlerin ayaklar altına alındığı bir ortamda sağlıklı işleyen bir yargı sürecine güvenilemez.
İnsan Hakları Platformu olarak, ifade özgürlüğüne yönelik bu açık saldırıyı kınıyor; Şener Levent’in yanında olduğumuzu ve gazetecilerin susturulmasına yönelik girişimlere karşı mücadeleye devam edeceğimizi duyuruyoruz.
Bu konuyu takip etmeye ve uluslararası mekanizmalara bilgilendirme ve savunuculuk yaparak, ciddi sonuçları olabilecek bu hak ihlallerini, gündeme getirmeye devam edeceğiz.
Basın özgürlüğü evrensel bir insan hakkıdır. Toplumsal barış ve demokrasinin tesisi, ancak bağımsız ve özgür bir basınla mümkündür”




















