
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü ve iyi niyet misyonuna ilişkin son raporları henüz resmi olarak yayımlanmadı, ancak ön kopyaları Kıbrıs’taki iki tarafa, üç garantör devlete ve BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelere gönderildi
Raporların Cuma günü yayımlanması bekleniyor
Cyprus Mail‘de yer alan Tom Cleaver‘in haberine göre, KC Dışişleri Bakanlığı, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Guterres tarafından hazırlanan Kıbrıs’taki BM Barış Gücü ile BM’nin adadaki iyi niyet misyonuna ilişkin son altı aylık raporları “memnuniyetle karşıladığını” belirtti.

Bakanlık, Guterres’in “Türkiye’nin taşıdığı sorumluluğu yeniden vurguladığını ve BM’nin, Güvenlik Konseyi’nin 550 ve 789 sayılı kararlarında ifade edilen tutumunun değişmediğinin altını çizdiğini” belirtti.
Raporlar henüz resmi olarak yayımlanmadı, ancak ön kopyaları Kıbrıs’taki iki tarafa, üç garantör devlete ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkelere gönderildi. Raporların gelecek Cuma günü yayımlanması bekleniyor.

Bakanlık, hükümetin “kapalı Maraş’taki gelişmelere ilişkin olarak (Guterres) tarafından ifade edilen endişeleri tamamen paylaştığını” da ekledi.
“Maraş’ın herhangi bir bölümüne, sakinleri dışında yerleşme girişimleri kabul edilemez”
1984 yılında kabul edilen 550 sayılı karar, “Maraş’ın herhangi bir bölümüne, sakinleri dışında başkaları tarafından yerleşme girişimlerini kabul edilemez” olarak değerlendirmekte ve bu bölgenin BM yönetimine devredilmesi çağrısında bulunmaktadır.

Öte yandan, 1992’de kabul edilen 789 sayılı karar ise, BM Barış Gücü’nün (UNFICYP) yetki alanının genişletilerek Maraş’ın etkin denetimini de kapsamasını önermektedir.
Guterres: Her iki tarafta da askeri ihlallerin sürüyor
Raporda başka bir bölümde, Guterres “her iki tarafta da askeri ihlallerin sürdüğünü, çok sayıda izinsiz askeri düzeyde gözetleme ekipmanı yerleştirildiğini ve tarafların, ara bölgedeki BM misyonunun otoritesini defalarca ihlal ederek bu alana izinsiz girişlerde bulunmaya devam ettiklerini” yazdı.
Bu ihlallerin, taraflar arasında ara bölgeden Arçoz–Arsos köyüne uzanacak bir yol inşası konusunda mutabakat sağlanmasına rağmen hayata geçirilemeyen ve anlaşmazlıklarla sonuçlanan Pile–Pyla köyünü de kapsadığı belirtildi.

Bakanlık: İşgalci ordunun ara bölgede gerçekleştirdiği ihlalleri bir kez daha kayda geçirdi
Bakanlık, Guterres’in “Türkiye’nin bu kararlara tam uyumunun önemini bir kez daha vurguladığını” ifade etti.
Bakanlık, BM Barış Gücü’ne (UNFICYP) ilişkin raporun, “işgalci ordunun ara bölgede ve çevresinde gerçekleştirdiği ihlalleri bir kez daha kayda geçirdiğini” belirtti.
Bu ihlallerin, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü zayıflatmayı ve sahada yeni oldubittiler dayatmayı amaçladığını” ifade etti.
Açıklamada ayrıca, “(hükümetin) aynı zamanda hayal kırıklığını da dile getirdiği” vurgulandı; zira Birleşmiş Milletler’in uzun süredir benimsediği eşit mesafe yaklaşımının, “doğası ve ciddiyeti tamamen farklı olan olayların eşitlenmesi izlenimine yol açabileceği” uyarısında bulunuldu.
Bakanlık, bir yanda “ciddi Türk askeri ihlallerine”, diğer yanda ise “meşru sivil faaliyetlere” dikkat çekti.
“İşgalci ordunun sürekli olarak takviye edilmesi kayda geçirilmemiş”
Açıklamada, “raporda, işgal altındaki bölgelerde işgalci ordunun sürekli olarak takviye edilmesi ve güçlendirilmesinin kayda geçirilmemiş olmasından dolayı duyulan hayal kırıklığı da ifade edilmektedir” denildi.
Önceki UNFICYP raporunda, KC Savunma Bakanlığı’nın, “askeri mevzileri sivil yapılar içine gizleyerek” sivil ve askeri tesisler arasındaki ayrımı kasıtlı ve tehlikeli bir şekilde bulanıklaştırdığı tespiti yer aldı.
“KC’nde sivil ve askeri tesisler arasındaki ayrım tehlikeli bir şekilde bulanıklaştı”
Guterres, raporda, Lefkoşa’daki ara bölge sınırında bulunan bir araştırma kurumuna değinerek, bu kuruma “çevre duvarına güçlendirilmiş ateşleme mazgalları entegre etmesi yönünde Savunma Bakanlığı tarafından talimat verildiğini” yazdı.
“UNFICYP, bu politikayı protesto etmeyi sürdürüyor”
Guterres, “UNFICYP, bu politikayı Kıbrıs Cumhuriyeti makamları nezdinde protesto etmeyi sürdürmektedir; çünkü bu uygulama yalnızca askeri bir ihlal olarak değerlendirilmekle kalmamakta, aynı zamanda sivil ve askeri tesisler arasındaki ayrımı tehlikeli biçimde ortadan kaldırmaktadır” ifadelerini kullandı.
Letimbiotis: Ara bölgedeki ihlaller meşru müdafaa eylemleridir
Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis ise o dönemde CyBC’ye yaptığı açıklamada, ara bölgedeki ihlallerin iki taraf arasında eşit olmadığını vurgulayarak, Kıbrıslırum tarafının ara bölgedeki ihlallerinin “meşru müdafaa eylemleri” olduğunu ifade etti.
“İşgal altındaki bölgelerin militarizasyonu, mağdur konumundaki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin meşru müdafaa hakkıyla eşitlenemez” dedi.



















