Baraka: Bu hikaye ne kurgu, ne masal; halkların kardeşliği kadar gerçek

Baraka Kültür Merkezi’nin “Bir Mikrofon Bir Hikâye” serisi bu ay mikrofonunu, 1974’te yaralanarak bilinmezliğe sürüklenen küçük İsmet ile ona yoldaşlık eden Kıbrıslırum Andreas’ın yıllar sonra yeniden kesişen yollarına uzatıyor
Baraka: Mikrofonumuzu, ada halklarını birbirine kırdıran savaş yıllarına uzatıyoruz
Baraka Kültür Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, “Bir Mikrofon Bir Hikâye” ekibi olarak bu ay mikrofonlarını, ada halklarını birbirine kırdıran, acılar yaşatıp göçe zorlayan savaş yıllarına uzatıyorlar.

Baraka, “Mikrofonumuzun ucunda, patlayan bir silahtan çıkan kurşunlarla yaralanan ve yaralı haliyle bilmediği bir yolculuğa çıkan İsmet Konca ve bu yolculukta küçük İsmet’e yoldaşlık eden Andreas Haralambous var” dedi.
Baraka Kültür Merkezi açıklamasına şöyle devam etti:
“1974 yılının gergin, korku dolu ve sıcak 20 Temmuz gününde, Elye köyüne Lefke’nin düştüğü haberi gelir. Eli silah tutanlar güvenlik amacıyla köyden ayırılırken, köyde kalan başta kadın, çocuk ve yaşlılar köy kahvesine saklanır.
Köye inen ve saklanan köylüleri bulan Kıbrıslırum askerler, köy meydanına çıkardığı Elyelileri sorgulamak ve bilgi almak ister. Bu esnada Kıbrıslırum askerler arasında yaşanan karmaşa içerisinde bir silah patlar ve bir Kıbrıslırum asker ile bir küçük kız çocuğu yaralanır.
Hafif yaralanan asker ile ağır yaralanan İsmet hemen Pendaya hastanesine kaldırılır. Aradan günler geçer İsmet’ten haber alınamaz. Başta ailesi olmak üzere tüm köyün umutlarını tükettiği bir gün radyodan müjdeli haber duyulur. İsmet yaşıyor!
Bunu duyan ailesi hemen yola çıkarak İsmet’i Lefkoşa Genel Hastanesi‘nden alır ve çalan davullar, kesilen kurbanlar eşliğinde köyüne getirir.
“Gizem, Andreas’ın yıllarca aradığı İsmet’i bulmasıyla son bulur…”
Vurulma anından, köye getirildiği güne kadar, neler yaşadığını, nasıl bir süreçten geçtiğini bilmeyen İsmet ve ailesi için bu dönem yıllar boyunca gizemli kalır.
Bu gizem, barikat kapılarının açılması, Andreas isimli Kıbrıslırumun yıllarca aradığı İsmet’i bulmasıyla son bulur…
Savaşın yarattığı acıları en sert biçimde yaşayan ada halkları, egemenlerin yarattığı savaşa ve halkları birbirine kırdırmaya yönelik çabasına rağmen, halkın nasıl birbirine tutunduğunu, Andreas’ın kurşunların arasından geçip küçük İsmet’i nasıl hayata kazandırdığını anlatan bu özel hikâye 20 Temmuz Pazar günü saat 11.00’da sizlerle buluşuyor”



















