EkonomiInstagramKıbrısManşetSiyaset

Oda: Yerli 3 firma, bu işi 30 milyon dolara yapabileceklerini taahhüt etmişti







Bilgisayar Mühendisleri Odası, Kıbrıs’ın kuzeyinde fiber optik altyapı ihalesinin şeffaf bir süreç işletilmeden ve yerli alternatifler göz ardı edilerek 100 milyon dolara doğrudan Türk Telekom’a verilmesini kamu yararına, mühendislik etiğine ve rekabet hukukuna aykırı bir dayatma olarak nitelendirdi

Oda: Yerli alternatifleri yok sayarak Türk Telekom’a doğrudan verilmiş olması etiğe ve hukuka aykırıdır

Bilgisayar Mühendisleri Odası yazılı açıklamada bulunarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde fiber optik altyapının geliştirilmesi sürecinde, hiçbir şeffaf ihale süreci işletilmeden, teknik yeterlilikleri ve yerli alternatifleri hiçe sayarak Türk Telekom’a 100 milyon dolar bedelle doğrudan verilmiş olmasının; hem kamu yararına, hem mühendislik etiğine, hem de rekabet hukukuna açık bir saldırı olduğunu vurguladı.

“Kamu kaynaklarının dışa bağımlı bir modele aktarılması akıl ve vicdan dışıdır”

Bilgisayar Mühendisleri Odası açıklamasına şöyle devam etti:

“Bilgi ve iletişim teknolojilerinin geleceğini belirleyecek olan fiber altyapı yatırımlarında, ülkemizde bu işi yapabilecek donanıma ve tecrübeye sahip yerli mühendisler ve firmalar varken, kamu kaynaklarının dışa bağımlı bir modele, üstelik 3 katı maliyetle aktarılması akıl ve vicdan dışıdır.

“Yerli 3 firma, bu işi 30 milyon dolara yapabileceklerini taahhüt etmişti”

Yerli 3 firmanın oluşturduğu konsorsiyum bu işi 30 milyon dolara yapabileceklerini taahhüt etmişken, teknik değerlendirme yapılmadan, kamu ihalesi açılmadan ve şeffaf bir süreç yürütülmeden böyle bir kararın alınması, halkın vergileriyle oluşturulan kaynakların nasıl bir siyasi pazarlığın konusu edildiğini açıkça göstermektedir.

Kıbrıs’ın geleceğini ilgilendiren bu stratejik yatırımda:

Şeffaflık ilkesi yok sayılmış, Bilgisayar mühendislerinin mesleki katkısı ve KKTC Telekom Dairesi dışlanmış,
Kamu yararı değil, siyasi sadakat önceliklendirilmiştir.

Bilgisayar Mühendisleri Odası olarak bu kararı şiddetle kınıyor, tüm teknik çevreleri, sivil toplum kuruluşlarını ve duyarlı vatandaşları bu oldu-bittiyi kabul etmemeye, sürece müdahil olmaya ve hesap sormaya çağırıyoruz.

Unutulmamalıdır ki; mühendisliği dışlayan, rekabeti boğan, yerli uzmanlığı görmezden gelen her karar, ülkemizin teknolojik bağımsızlığına vurulmuş bir darbedir.

Bu karar geri alınmalı, şeffaf ihale süreci derhal başlatılmalıdır”













Başa dön tuşu