
Yeşil Barış Hareketi, Emrullah Turanlı‘nın “Vizyon Kıbrıs” projesinin, özünde denizi doldurmayı ve ‘çoktan seçmiş oldukları belli olan’ özel alanları talan etmeyi hedeflediğini belirterek, “Kıbrıs halkına vaatlerde bulunmadan önce, ülkenin kaynaklarını nasıl sömürdüğünü açıklasın” dedi. Hareket ayrıca, “Bu hayali ‘hadsizce’ pazarlayanın da, Devlet‘in de bu talanın hesabını vermesi gerekir!” dedi
Hareket: Ülkenin asıl zenginliklerinden bihaber
Yazılı açıklama yapan Hareket, karada yıllardır süren plansız talanın ardından şimdi sıranın denize gelmiş olduğunun göründüğünü belirterek, ülkenin asıl zenginliklerinden bihaber, özünde denizi doldurmanın, kıyıları yapılaşmaya açmanın ve zaten kırılgan olan deniz yaşamını sona erdirmenin hedeflendiğini vurguladı.

“Turizm adına güzellikler olarak takdim edilenlerin tamamı, dünyada ‘sadece ülkemizde var olan’ değerleri dinamitleyerek kurgulanan ‘Taklit’, doğal güzellikleri ortadan kaldıran ‘Rüküş Makyajlı’ şekillerden ibarettir” diyen Yeşil Barış Hareketi, “Talan sınırsız olarak devam edebilsin diye, ülkenin taşıma kapasitesinin ne kadar aşıldığı bilinmemesi için nüfus sayımı isteyerek yapılmıyor!” ifadelerini kullandı.
“Bu hayali ‘hadsizce’ pazarlayanın da, Devlet’in de bu talanın hesabını vermesi gerekir!”
Hareket, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bu hayali ‘hadsizce’ pazarlayanın da, Devlet’in de bu talanın hesabını vermesi gerekir!… Dün Kıbrıs’ın geleceğine dair “yeni bir vizyon” iddiasıyla, ‘yatırımcı iş insanı’ kimliğiyle tanınan Emrullah Turanlı tarafından ‘hadsizce’ yayımlanan bir video, ağırlıklı olarak sosyal medya üzerinden, bilimsellikten uzak bir kurgu ile allanıp-pullanıp halkın önüne taşınmıştır.

Ancak asla gerçekleşmesi mümkün olmayan bu hayal projeler, ortaya konulan vizyonla da olsa gerçekleştirilebilmesi var sayılırsa, göz boyayan birkaç makyajın dışında, aslında adamızın doğasını geri dönüşsüz bir şekilde tahrip edecek projelerden ibarettir.
“Taşıma kapasitesi aşıldı, nüfus belli değil”
Kıbrıs’ın bugün en temel sorunlarından biri, nüfusun dahi bilinmiyor oluşudur. Anlaşılan da odur ki, nüfus sayımı bilinçli olarak yapılmıyor! Böylece ülkenin taşıma kapasitesinin ne kadar aşıldığı bilinemeyecek! Nüfusun bilinmemesi nedeniyle en küçük planlamalar bile doğru veriler üzerinden yapılamıyor.
“Asıl amaç, albeni ile takdim edilerek ‘çoktan seçmiş oldukları belli olan’ özel alanları talan etmek”
Sağlık, eğitim, trafik ve güvenlik alanlarında yaşanan krizler, ülkenin taşıma kapasitesinin çoktan aşıldığını bağıra bağıra gözler önüne seriyor. Buna rağmen bunları yapınca ‘her şey çok güzel olacakmış gibi’ ‘yeni yatırımlar’ adı altında adaya daha fazla insan çekmek, mevcut sorunları katmerleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.
Buradaki asıl amaç, büyük bir albeni ile takdim edilen bu hayalin içinden, ‘çoktan seçmiş oldukları belli olan’ özel alanları talan ederek, bunların aslında hiçbir zaman gerçekleştirilmeyecek olan esas büyük ‘hayal resmin’ parçacıkları olarak takdim edilmesinden ibarettir.
Kontrolsüz, niteliksiz nüfus artışı nedeniyle doğa üzerinde artan olumsuz baskılar bir yana, gelinen noktada ülkemizin güvenliği zaten kırılgan bir noktadadır. Her gün basına yansıyan mafya hesaplaşmaları, kurşunlama olayları ve artan şiddet, halkı kendi ülkesine yabancılaştırmaktadır.
Hükümetin ‘acizlik içinde’ buna ‘çözüm’ olarak sunduğu, bütün yaşamı daha da alt-üst edecek 600 yeni silah ruhsatı dağıtması, ‘çaresizliğin’ ve vizyonsuzluğun en net göstergesidir.
“Denize sıfır villasına usulsüz özel iskele izni talep etmesi bu projenin bir parçası mıdır?”
Emrullah Turanlı’nın Kıbrıs’a dair yeni hayaller anlatmasından önce, geçmişte yaptıklarının, uzun yıllar sürüncemede kalarak neden hala tamamlanamadı ve dünya kalitesinin çok altındadır?
Ercan Havalimanı’nı işletirken bundan dolayı mı vergi afları almıştır?
Ödenmeyen elektrik faturalarını dahi ödemezken bu kadar büyük bir proje nasıl yapacaktır?
Bütün bu hayalleri, Karpaz’da köy yollarını yapmak için Büyükkonuk’un anıtsal dağlarından oyup çıkardığı malzemeleri iç piyasaya sürüp, usulsüz biçimde ve haksız fiyat kırması ile mi finanse edecektir?
Denize sıfır villasına usulsüz özel iskele izni talep etmesi bu projenin bir parçası mıdır?…
Bunların hiçbiri unutulmuş değildir. Bugün, Kıbrıs halkına yeni vaatlerde bulunmadan önce, bu ülkenin kaynaklarını nasıl sömürdüğünü açıklaması gerekir.
“Kıbrıs’ın geleceği rant projelerinde değildir. Devlet de bu talanın hesabını vermeli”
Ülkeyi bu denli, baştan aşağı tahrip edecek bir cesaret hükümetin verdiği bir izne tabii olarak mı yapılıyor? Ülkede Kalkınma Planları, Turizm Master Planı, Anayasa ve Çevre yasaları boşuna mı yapıldı?
Asıl büyük soru ise şudur: Hükümet, bu tür yatırımcıları ülkeye sınırsızca sokarak daha ne kadar doğamızı, kıyılarımızı ve geleceğimizi pazarlamaya devam edecek? Bu ülkenin doğası, kültürü ve yaşamı birkaç kişinin çıkarına teslim edilemez. Devletin de bu talanın hesabını vermesi gerekir.
Yeşil Barış Hareketi olarak diyoruz ki: Kıbrıs’ın geleceği rant projelerinde değil, doğasının korunmasında, adil planlamada ve halkın güvenli yaşam hakkının savunulmasındadır”



















