
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği‘nin Yönetim Kurulu üyesi Can Polat Şemi, 12 yıldır uygulanan tarım politikalarının küçükbaş hayvancılığı ciddi şekilde olumsuz etkilediğini belirterek, 200 TL’lik teşvikin yetersiz olduğunu, kendilerinin dilenci olmadığını ve randevu taleplerine yanıt alamadıklarını dile getirdi
Şemi: Küçükbaş hayvancının yüzde 70’i sıkıntılar yaşıyor
Yönetim Kurulu üyesi Şemi, bugün basına yaptığı açıklamada, son iki yıldır uygulanan tarım politikalarının küçükbaş hayvancılığı bitme noktasına getirdiğini belirtti. Şemi, damızlık hayvanların maliyet sıkıntıları nedeniyle kesime gönderildiğini ve bu durumun, siyasi politikalar sonucu olduğunu vurguladı.

Sektörde sap ve saman eksikliğinin büyük bir sorun olduğunu ve küçükbaş hayvancının yaklaşık yüzde 70’inin ağıl sorunları yaşadığını söyleyen Şemi, üreticilerin teşvik alamadığını, devletin üreticilere yer göstererek destek olması gerektiğini kaydetti.
“Süt toplama merkezi olmamalı, sütler doğrudan üreticinin ağılında toplanmalı”
Hellim üretimi için süt tedarikinin önemine değinerek, küçükbaş sürülerin pazarlama sorunları olduğunu belirten Şemi, düşük faizli kredi ve ağıl imkanları sağlanmadığı sürece sektörün yok olacağını dile getirdi. Yönetim Kurulu üyesi, normal şartlarda süt toplama merkezlerinin olmaması gerektiğini, sütlerin doğrudan üreticinin ağılında toplanmasının ideal olduğunu ancak uygulamada bunun gerçekleşmediğini belirtti.
Şemi, devletin arpa temininden sorumlu olduğunu ve ithal hayvan getirerek süt üretimini artırmak istediklerini, ancak süt imalatçılarıyla yaşanan sorunlarla birlikte hayvan üreticilerinin yok oluşa itildiğini söyledi. Şemi, imalatçıların koyun sütü almak istemediğini ve bunun da üreticiye ek yük getirdiğini belirtti.
“İnek sütü maliyeti 28 TL, satışı 21 TL”
Şemi, ülkedeki süt maliyetlerini kamuoyuyla paylaşarak, inek sütü maliyetini 28 TL, koyun sütü maliyetini ise 70 TL olarak belirlediklerini kaydetti, güncel satış fiyatlarının inek sütünde 21 TL, koyun sütünde 45 TL seviyesinde tutulduğunu açıkladı. Şemi, bu fark nedeniyle çiftliklerin ayakta kalmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Şemi, maliyet açıkları sebebiyle kasaplar birliğiyle görüşmelerin sona erdiğini ancak yeniden görüşmeye açık olduklarını ifade etti. Bu fiyat politikası sürdürülürse maliyet açığının kapanmayacağını, et fiyatlarının yükselerek doğrudan tüketiciye yansıyacağını belirtti.
“Biz dilenci değiliz”
Şemi, Devletin arpa temininden sorumlu olduğunu, ithal hayvan getirerek süt üretimini artırmayı denediklerini ancak süt imalatçılarıyla yaşanan sorunların sektörde güven problemi yarattığını söyleyerek, AB ile temaslarının devam ettiğini, eğitim programlarının beş bölgede sürdüğünü ve içişleriyle istişarelerin devam ettiğini aktardı.
Sap ve saman eksikliği, Türkiye’de şap hastalığı nedeniyle hayvan temininde yaşanan sıkıntılar ve damızlık hayvanların kesimi gibi sorunlara dikkat çeken Şemi, 200 TL’lik teşvikin yetersiz olduğunu, kendilerinin dilenci olmadığını ve randevu taleplerine yanıt alınamadığını dile getirdi.
“Destek sağlanmazsa 4 bin üyemiz işsiz kalacak”
Hellimin coğrafi tescilinin alınmış olmasına rağmen küçükbaş hayvancılığın gelişimi için devlet politikalarının yetersiz olduğunu, imalatçıların sütleri alıp işlemekte zorlandığını belirten Şemi, yurt dışından süt temini için hayvan getirildiğini ve sektörün 4 bin üyeyi etkileyen büyük bir istihdam alanı olduğunu vurguladı, sektörde gerekli önlemler alınmadığı takdirde ciddi iş kayıplarının yaşanacağını ifade etti.
Şemi, “İnşallah cumadan sonra hayvancılar eyleme çıkmaz; yalnızca o durumda eylem planımız devreye girecek” dedi.



















