
Teknecik Elektrik Santrali‘nde süresiz grev kararı aldıklarını açıklayan ancak Bakanlar Kurulu aracılığıyla grev yasağı getirilen Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası‘nın (EL-SEN) Başkanı Ahmet Tuğcu, santralde 435 megawattlık kurulu gücün yalnızca 290 megawattının kullanılabildiğini, varsa sabotajın sorumlularının KIB-TEK Yönetim Kurulu, Genel Müdür ve santralden sorumlu Müdür Muavini olduğunu ifade etti
Tuğcu: Bir yılda sadece iki kez erteleyebilirsiniz
EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, Bakanlar Kurulu’nun yasakçı zihniyetinin sorunları diyalog yoluyla çözmek yerine, bu yıl ikinci kez anayasal hakları olan grevi askıya aldığını belirtti. Yasaların açık ve net olduğunu vurgulayan Tuğcu, “Bir yılda sadece iki kez erteleyebilirsiniz” dedi. Tuğcu, KIB-TEK’i içinde bulunduğu duruma, diyalog yolunu hiç bir zaman benimsemeyen hükümetin ve bu hükümetin atadığı basiretsiz Yönetim Kurulu’nun getirdiğini vurguladı.

“Teknecik’te 610 megawatt kapasitenin yalnızca 290 megawattını kullanabiliyoruz”
EL-SEN Başkanı Tuğcu açıklamasına şöyle devam etti:
“610 megawatt kurulu bir gücün varlığı dururken, bunun 435 megawattı Teknecik Elektrik Santrali’nde, 175 megawattı ise kapasite artırımıyla AKSA’ya verilmiş olup toplam 610 megawattı bulmaktadır. En basit değişle, bu 610 megawatt kapasitenin maalesef Teknecik’te yalnızca 290 megawattını kullanabiliyoruz. AKSA’da ise 175 megawattlık kapasitenin 125 megawattını kullanabiliyoruz.
AKSA’da bulunan 30 yaşındaki makinelerin ikisi arızalıdır. Sayın Ünal Üstel basın açıklamasında, ‘8 tane makineyi bakımdan geçirdik, termik santralin bakımını yaptık’ demiştir ve bu ülkeye ‘sözde hibe’ sağlandığını belirtmiştir. Ancak Türkiye’den getirilerek ve Kıbrıstürk halkının hanesine eksi yazılarak, ilgili şirkete ödeme yapıldı ve doğal gaz santralleriyle günü kurtarmaya çalışmaktadırlar.
Şu anda Teknecik’te 435 megawatt kurulu gücün yalnızca 290 megawattını kullanabiliyoruz. Bunun sorumlusu çalışanlar mı, emekçiler mi? Bir yıl önce yine burada aynı açıklamaları yapmıştık ve bizi sabotajla suçlamışlardı. Soruyorum, bir yıl geçmesine rağmen bu sabotaj soruşturması hangi aşamadadır?
“Personeli bir yerden başka bir yere sürme politikası uyguluyorlar”
Geçtiğimiz ay Güneşköy Trafo Merkezi’nde bakımsızlıktan kaynaklanan bir arıza nedeniyle ülke 17-18 saat karanlığa büründü. Peki yetkililer ne yapıyor? Toplumu bilgilendirme paylaşımlarımız nedeniyle personele soruşturmalar açmakta, personeli bir yerden başka bir yere sürme politikası uygulamaktadırlar.
Sözde hibe gaz santralleriyle ve 21 dolar cent ile üretim yapan gaz santralleriyle, dizel santrallerin ikisinin kırık olmasından dolayı, maalesef sadece kullanılan yakıtın fiyat farkından dolayı (yıllık yaklaşık 30 milyon dolar), buraya iki yeni makine alınabilirdi. Bunları söylediğimizde suçlu ve sabotajcı biz mi oluyoruz?
“Gerçek sabotajcılar bulunup yargılanmalıdır”
Buradan Polis Genel Müdürlüğü’nün yeni Başkanı Ali Adalıer Bey’e çağrı yapıyorum: EL-SEN’in PGM bünyesindeki Girne PM, Mali PM ve Lefkoşa PM’de şikâyetleri vardır. Gerçek sabotajcılar bulunup yargılanmalıdır.
Santralde bilgi paylaştığı için iki arkadaşımızın görev yerleri değiştirildi. Bunun suç olduğunu söylüyorlar. Peki canla çalışan diğer personel mi suçlu, yoksa Teknecik’te 435 megawatt kurulu gücün 295 megawattını kullanamamamıza neden olan bakımsızlık, yatırım yapılmaması ve gerekli parçaların alınmamasından sorumlu KIB-TEK Yönetim Kurulu ve Genel Müdürü mü?
“KIB-TEK’te sabotajcı varsa, bu, vasıfsız Yönetim Kurulu, Genel Müdür ve Müdür Muavinidir”
KIB-TEK’te sabotajcı varsa, bu vasıfsız Yönetim Kurulu, Genel Müdür ve santrallerin işletilmesinden sorumlu Müdür Muavinidir.
Hatırlayın, bir yıl önce Başbakan ‘Bir anda beş makine nasıl bozulur?’ demişti. Bozulur, çünkü görevlendirdiğiniz KIB-TEK Genel Müdürü ve Teknecik Müdürü, deniz suyunu kirli depolara basarak, yakıtı havalandırarak, çamurlu ve kirli yakıtı dizel makinelere vererek yaklaşık 12 milyon TL’lik KIB-TEK’i zarara uğratmıştı.
Kimdir bu Müdür Muavini? Bugün sabah buraya girerken kendisine sordum: ‘Bu iki arkadaşımız neden görev değişikliği aldı?’ Çok politik bir cevap verdi: ‘Başka yerde ihtiyacım vardı.’ Neden böyle dedi? Çünkü asıl suçlu kendisidir; burayı yürütemiyor, bakımları yapamıyor, ama birilerine yalan söylemeyi kendine görev biliyor.
Buradaki müdür, Binboğa’nın da Yönetim Kurulu üyesidir. Kimdir? AKSA’nın kabul testlerini iskele boğazında meyhanede kontrol edip imzalayan adamdır. Burada canla çalışan, mücadele eden personel halka hizmet vermek için görev yapmaktadır. Fakat suçlu, burada gece gündüz mücadele edenlerdir.
60 gün sonra nasıl durduracaksınız?”



















