
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) ve Kıbrıs İşçi ve Emekçi Sendikaları Federasyonu (KİEF) Başkanı Güven Bengihan, atanmış Başbakan Ünal Üstel’in kamuya giriş için “Yazılıyı geçsinler, sözlüde gereken desteği Cumhurbaşkanımız ile vereceğiz” şeklindeki sözlerini “Parti–devlet bütünleşmesinin en bariz örneği” olarak değerlendirdi
Bengihan: Üstel’in sarfettiği sözler; Anayasamızın ilkelerini hiçe saydıklarını göstermektedir
Yazılı açıklama yapan Bengihan, Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken “seçim kazanmak için her yol mübahtır” anlayışı ile hareket eden hükümet partilerinin ve hükümetin başı Ünal Üstel’in, her gün yeni bir skandala imza attıklarını belirtti.
Bengihan, “UBP’nin Mağusa’daki seçim toplantısında Başbakan Sn. Ünal Üstel’in sarfettiği ‘Yazılıyı geçsinler, sözlüde gereken desteği Cumhurbaşkanımız ile vereceğiz’ şeklindeki sözleri; Anayasamızın demokrasi, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü ilkelerini hiçe saydıklarını göstermektedir’ dedi.

“Liyakatin esas alındığı bir sistem ne yazık ki 50 yıldır hala kurulamadı”
Bengihan açıklamasına şöyle devam etti:
“Anayasal, bağımsız bir kurum olan Kamu Hizmeti Komisyonu‘nun (KHK) gerçekleştirdiği tüm sınavları şaibe altına sokan, kurumun güvenilirliğini ve itibarını yerle bir eden bu sözler, aynı zamanda gençlerimizin umutlarının daha da yok olmasına yol açmaktadır. Kamuya yapılacak istihdamlarda Anayasanın eşitlik ilkesi gözetilerek fırsat eşitliğine dayalı, liyakatin esas alındığı bir sistem ne yazık ki 50 yıl içerisinde hala kurulamamıştır.
Bunun nedeni uzun yıllar iktidarda olan UBP ve onun destekçisi Demokrat Parti (DP) ve Yeni Doğuş Partisi’nin (YDP) iktidarlarını sürdürmek için her seçim dönemi devlet imkanlarını hoyratça kullanmaları, parti-devlet bütünleşmesinin en bariz örneğini teşkil etmeleridir.
“Komisyonun itibarı sarsıldı, bağımsızlığı ve güvenilirliği sorgulanır hale geldi”
KHK Başkan ve üyeleri Komisyon’un güvenilirliği ve itibarını korumak için gerekli hassasiyeti gösterirken, Sn. Ünal Üstel’in sarf ettiği sözlerle komisyonun itibarı sarsılmış, bağımsızlığı ve güvenilirliği sorgulanır hale gelmiştir. Gelinen bu noktada Kamu Hizmeti Komisyonu’nun derhal bir açıklama yapması halkımıza karşı kaçınılmaz sorumluluğudur.
Ülkemizde demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, adaletin hakim olmasını sağlamak için her bir vatandaşımızın üzerine sorumluluk alarak halka hizmeti değil, kendi siyasi geleceklerini önde tutan, gençlerimizin umutlarını çalan bu zihniyeti bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömeceğine inanıyoruz”



















