
Bağımsızlık Yolu (BY) Mali Sekreteri Münür Rahvancıoğlu, beş Kıbrıslırum hakkındaki davanın, barış güçlerine yıllardır yaptıkları uyarıların haklılığını kanıtladığını belirterek, “inşaat sermayesinin barışın da önündeki en büyük engel” olduğunu söyledi
Rahvancıoğlu: Bu kişilerin esas kimliği, inşaat sermayesinin önde gelen temsilcileri olmaları
BY adına yazılı açıklama yapan Rahvancıoğlu, skandaldan skandala koşan beş Kıbrıslı Elen ile ilgili davadaki son gelişmelerin, yıllardır barış güçlerine ısrarla yaptıkları uyarıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirtti.

Rahvancıoğlu, Özgür Gazete’nin aktardığı bilgilere işaret ederek, polisin mahkemede hiçbir suçu olmayan bu beş kişiden şikâyetçi olanların Ahmet Noyan, Burçin Döveç, Ceyhun Tunalı, Hasan İnce ve Aslı Erçıkan olduğunu açıkladığını belirtti. Rahvancıoğlu, kimi parlamento içi kimi parlamento dışı “barışçı” partilerin finansal hamisi olduğu bilinen bu kişilerin esas kimliğinin, inşaat sermayesinin önde gelen temsilcileri olmaları olduğuna dikkat çekti.
“İş cinayetlerinde ölenler için değilse, barış için olsun bu sermayenin yakasına yapışmalıyız”
Rahvancıoğlu, Kıbrıs’ın kuzeyinde hem doğayı hem de emeği yok eden bu asalak sermayenin sırtımızdan zenginleştiğini belirterek, “inşaat sermayesi barışın da önündeki temel engellerden biridir. İş cinayetlerinde ölen, sigortasız ve kayıt dışı çalıştırılan, izin hakkını kullanamayan işçiler; sökülen ağaçlar, doldurulan dereler, kirlenen denizler ve oyulan dağlar için değilse, barış için olsun inşaat sermayesinin yakasına yapışmalıyız” dedi.
Özel sektörde sendikalaşmanın stratejik önemine vurgu yapan Rahvancıoğlu, “Özel sektörde sendikalaşmayı emek ve doğa için istemiyorsanız, barış için de isteyebilirsiniz. Oysa barıştan yana olduğunu söyleyenler, müteahhitlerin inşaat ve emlak sermayesinin peşine takılıp Baro Yönetimi ile birlikte bu vampirler sürüsü için eylemler yapmıştı” ifadelerini kullandı.
“Kıbrıs’ın kuzeyinde inşaat sermayesi bir ‘şer yuvası’dır”
Rahvancıoğlu açıklamasında, Kıbrıs’ın kuzeyinde inşaat sermayesinin emekten, doğadan ve barıştan yana siyasetlerin asla ve hiçbir koşulda yan yana durmaması gereken bir “şer yuvası” olduğunu belirtti.
Söz konusu sermaye kesimi olduğunda yükseltilmesi gereken ilk sözün ‘Sendikasız Çalıştırılmak Yasaklansın’ olduğunu kaydeden Rahvancıoğlu, “Umuyorum bu olumsuz olaylar, Bağımsızlık Yolu’nun ısrarla vurguladığı sendikalaşmanın ve emek mücadelesinin ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğu konusunda tüm barış güçlerine bir ders olur” dedi.



















