Güçveren: Uydurma suçlamalarla insanlar 50 günden fazla içerde tutuldular

5 Kıbrıslırumun yargılandığı davayı başından beri takip eden Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi üyeleri, bugün İskele Kaza Mahkemesi çıkışında konuştu. Örgüt adına konuşan Şener Elcil, rehine politikaları ve dayatmalarla sorunların çözülemeyeceğini, bunun devam etmesi hâlinde masum insanların yargı eliyle veya başka yöntemlerle baskı altına alınacağını vurguladı
Güçveren: Bu bir hesaplaşmaydı ama beceremediler
Bu yaşananlara yürek dayanmaz diyen Yeni Kıbrıs Partisi‘nin (YKP) Sekretarya Üyesi Kemal Güçveren, “onlar da biz de iyi dayandık” dedi. Bu tür olayların bir daha yaşanmamasını dileyerek, bir daha masum insanlar tutuklanmaması çağrısında bulundu.

Güçveren, bu yaşananların tam da ülkece içinde bulunulan durum olduğuna işaret ederek, bu adımların yalnız Kıbrıslırumlara değil, Kıbrıslıtürklere de yapıldığının altını çizdi.
Güveren şöyle devam etti:
“Benim yüreğim kaldırmıyor, onun için burada noktalıyorum. Başından beridir bu davayı İskele’de takip ettim. Biraz da rumcam olduğu için tercümanlık da yaptım. Daha yakından dinledim. İnanılır gibi değil, yani uydurma suçlamalarla bu insanlar neredeyse 50 günden fazla içerde, boşu boşuna tutulmalarına sebep oldular. Bu bir hesaplaşmaydı ama beceremediler. Birçok insan yanlarında durdu; yazdılar, çizdiler. O nedenle bu sonucu bekliyorduk. Ama bu insanlar 50 gün acı çektiler. Heralde bu sondur”
Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi adına konuşan Şener Elcil, hareketin baştan beri bu insanların masumiyetine inandığını hatırlatarak, “Gördük ki, yargı ve medya, politikaya alet edilerek masum insanların suçsuz yere içeri atılması, özgürlüklerinin kısıtlanması için açık bir girişim var” dedi.
Elcil: Başından beri bu insanların yanında durduk. Neticede söylediğimiz oldu
Elcil şöyle devam etti:
“Biz, Rum veya Türk farketmez, insan olarak bu olaya yaklaştık. Ve başından beri bu insanların yanında durduk. Neticede ise söylediğimiz oldu. Masum oldukları ortaya çıktı. Burada, yargının olaya alet edilmesi söz konusudur. Bu ülkede gerçek anlamda habercilik yapan medya kurumlarıyla, tetikçilik yapanların kimler olduğunu bu süreçte çok iyi gördük.
“Öğrendik ki, her toplum da birbirine sahip çıkarsa Kıbrıs Sorunu ortadan kalkar”
Bir de şunu öğrendik ki, her toplum da birbirine sahip çıkarsa Kıbrıs Sorunu ortadan kalkar. O nedenle, bu gibi olaylarda toplumun sahip çıkması, insanların masumiyetine inanarak olayların üstüne gitmesi çok önemlidir. Umarız bir daha bu tür olaylar yaşanmaz. Çünkü, rehine politikalarıyla dayatmalarla sorunlar çözülmez. Sorunlar konuşarak çözülür. Kıbrıs Sorunu da bir an evvel konuşularak çözülmesi ve bitmesi gerekiyor. Bu işin devam etmesi masum insanların yargı eliyle veya başka yöntemlerle baskı altına alınması getirir. Bu, bize yalnızca rahatsızlık ve ızdırap verir.
Mülkiyet meseleleri için de, Kıbrıs’ın ne güneyinde ne de kuzeyinde, Kıbrıslıları sığacak kadar hapishane yoktur. Mülkiyet konusu masa çözülür ve bir an evvel çözümeli. Bu sorunu, yargıyla, şuyla, buyla rehine politikalarıyla çözmek mümkün değildir. Bu sorun, insan haklarına saygı göstererek, insanların emeklerini, alın terlerini dikkate alarak, masada çözlülmesi şarttır. Aksi takdirde oyuncak olur ve siyasiler de bu sorunu siyasi malzeme yapar. İki toplumun birbirinden koparılması için malzeme olarak kullanır. Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi olarak mücadelemiz devam ediyor”



















