
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, Eğitim Bakanlığı ve atanmış hükümetin, rüşvet ve peşkeşten, taciz ve uyuşturucu zanlılarının yaptıklarını örtbas etmeye çalışmaktan; insan kaçakçılığı ya da fuhuş yapıldığı basına yansıyan sözde eğitim merkezlerine izin vermekten kamusal hizmetlere zaman ayırmadığını, laik eğitime yönelik olmayan ideolojik politikalar sürdürdüğünü vurguladı
Eylem: 6 Şubat’ın üzerinden 3 yıl geçti, vergiler alındı, bazı okullara tek çivi bile çakılmadı
Sendika adına yazılı açıklama yapan Eylem, “31 Temmuz’da yaptığımız basın toplantısından bu yana eğitimin ve okullarımızın durumu nedir, bu süreçte ne yapıldı, yeni öğretim yılında neler yaşanacak?” diye sorarak, 6 Şubat depreminin üzerinden 3 yıla yakın bir süre geçtiğini, halktan vergi toplandığını, ancak hâlâ tüm okul binalarının ileri tetkik raporlarının açıklanmadığını, riskli olduğu açıklanan bazı okullara tek çivi bile çakılmadığını, bazı okulların bazı binalarında güçlendirmelerin, yıkılıp tekrar yapılması gerekenlerin tamamlanmadığını aktardı.

“Kısacası, okullarımızın bir kısmı inşaat içerisinde olacak”
Eylem, “Kısacası, okullarımızın bir kısmı inşaat içerisinde olacak, konteynerlarda olacak; güvenlik zaafiyeti, verimsiz, sağlıksız eğitim-öğretim ortamları devam edecektir” dedi.

Eylem şöyle devam etti:
“İş insanları tarafından genel ortaöğretim ve mesleki teknikte, tüm bölgelerde toplam 5 yeni okul yapıldı, bakanlığa teslim edildi. Bakanlık bunlara ya konteyner koydu, ya çevre düzenlemelerini yapmayıp güvenlik riskini göz ardı etti ya da atölyelerini eksik bıraktı.

“Yunanca kadroları eksik bırakılıyor; seçmelisinin kapatılması baskısı yapılıyor”
Öğretmen atamaları, çözümü olduğu hâlde bilinçli ve kasıtlı olarak yapılmadı, yapılması engellendi, siyasete kurban edildi; şeffaf olmayan, hatalı nakiller ve bilinçli eksik belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda torpilli görevlendirmelerle kadrolar dolduruldu. Ancak hâlâ bazı kadrolar eksik bırakılarak öğretmenin yükü artırılmaya çalışılıyor, okul idarelerine baskı yapılıyor. Özellikle rehber öğretmen, özel eğitim öğretmeni ve Yunanca kadroları eksik bırakılıyor; Yunanca seçmelisinin kapatılması yönünde baskı yapılıyor.
Okullarda ciddi güvenlik sorunları devam edecek. Okul binalarının durumu yanında, örtük siyasi amacı olan sahte tam gün programı, sistemden kaynaklanan birtakım sıkıntılar ve artmaya devam eden nüfustan kaynaklanan kalabalık sınıflar, okulların temel nedenleridir.
Buna rağmen, okulların çocukların güvenliğini sağlayacak yönde adımlar atılmadı; tam tersine, okulların daha da yakınına kumarhane açılması yönünde bir yasal düzenleme yapılarak güvenlik, uyuşturucu, taciz ve istismar risklerini artıracak bir adım atıldı. Okul ve öğrenci güvenliği sorumluluğunu ise yine bakanlık, okul idarelerinin ve öğretmenlerin boynuna astı.

Okullarımızda yine akran zorbalığı ve şiddet olaylarında artış görülmeye devam edecek. Altyapı, donanım, kadro eksikliği, konteynerlar, kalabalık sınıflar, okullar ve sahte tam gün programı faktörlerinin yanında eksik bırakılan kadrolar arasında en önemlileri rehber öğretmen ve özel eğitim öğretmeni kadrolarıdır.
“Atama bekleyen öğretmenlerimiz işsizken, yine Türkiye’den öğretmen görevlendirmesi mi yapılacak?”
Rehberlik servislerinin çok daha fazla güçlendirilmesi gerekirken, kadroların dahi eksik bırakılması; sadece 1 rehber öğretmen, 1 özel eğitim öğretmeni ihtiyacı belirlenip münhal ilan edilmesi, bu konuda bakanlığın ne kadar umursamaz bir tavır içerisinde olduğunu açıkça gösteriyor. Özellikle bu branşlarda yine Türkiye’den öğretmen görevlendirmesi mi yapılacak, sırada atama bekleyen öğretmenlerimiz işsiz mi bırakılacak?
Her yıl olduğu gibi bu yıl da, eğitimde nitelik göz ardı edilerek; seçmeci, elemeci sistemi, dershaneleri ve özel üniversiteleri destekleyici, rüşvetçi anlayışla sınıfı geçemeyen öğrencilere yönelik Sınıf Geçme Sınav Tüzüğü’nde değişiklik yapılmış; düzenlemeyle kalan öğrencilerin bir üst sınıfa sorumlu geçmesi sağlandı.
“Erenköy’de yaşanan ve ucuz atlatılan kaza sonrası bakanlık ne yaptı, bilinmemekte”
Geçtiğimiz yıl sonunda Erenköy’de yaşanan ve ucuz atlatılan kaza sonrası bakanlık ne yaptı, hangi tedbirleri aldı, güvenli taşımacılıkla ilgili hangi adımları attı, bilinmemekte. Görünen odur ki bu konuda da aynı düzen aynı şekilde sürdürülecek, risk karşısında seyirci kalınacak.

“Öğretmene yapılan hizmet içi eğitimler tam bir fiyasko oldu”
1 Eylül’den itibaren öğretmenlerimiz görevi başındadır. Bu süreçte öğretmene yapılan hizmet içi eğitimler tam bir fiyasko oldu. Düzenlenen kurslarda liyakat, uzmanlık ve verim göz ardı edildi. Bazı branşlara yönelik yapılanlar da branşla tamamen alakasız, yetersiz, verimsiz, öğretmeni aşağılayan ve hakarete vardıran durumların yaratıldığı; amacı dışında -mış gibi yapılan sözde eğitimler halinde gerçekleştirildi.
Mağusa bölgesinde ikinci ilahiyat koleji açılması yönünde Meclis Alt Komitesi’nde karar alındı. Anadolu Lisesi veya Fen Lisesi olmayan bu bölgemizde atılan bu adım, ayrıca bu yıl ilk kez açılan Arapça öğretmeni münhali ve eğitimde dönüşüm, gericileştirme yönünde atılan ideolojik adımların yenileridir.
“TC Eğitim Bakanı ile Çavuşoğlu’nun imzaladığı protokole göre şeriat müfredat uygulanması koşullandı”
2023’te TC Eğitim Bakanı ile Eğitim Bakanı Çavuşoğlu’nun imzaladığı ikinci ilahiyatın yapılması ile ilgili protokolde belirtildiği gibi bu okulda da şeriat müfredat uygulanması koşul olarak belirlendi.

Eğitim Bakanı ve Bakanlığı tarikatların eline geçti; elçilik memurları orada görev yapmakta. Çanakkale ve başka birkaç bölgeye yine öğrenciler taşındı, ideolojik kampların düzenlenmesi sürdürüldü. Gericileştirme çalışmaları son sürat devam etmektedir
Alınan talimatlar doğrultusunda, tarikat örgütlenmelerine, yurtlarına ve pedagojik formasyonu olmayan imamların camilerde çocuklarımızın beynini yıkamasına birincil sorumlu olan bakanlık göz yummakta ve suç işlemekte.
“Bakanlık ve hükümet, rüşvet ve peşkeşten, kamusal hizmetlere zaman ayırmıyor”
Bakanlık ve hükümet, rüşvet ve peşkeşten, sahtekarlıkların, taciz ve uyuşturucu zanlılarının yaptıklarını örtbas etmeye çalışmaktan; insan kaçakçılığı ya da fuhuş yapıldığı basına yansıyan sözde eğitim merkezlerine izin vermekten; yapılanları yok saymaktan; kamusal hizmetlere zaman ayırmamakta; kasıtlı olarak kaynak yaratmamakta; yeterli ve gerekli bütçeyi ayırmamakta; anayasal yükümlülüğü olan parasız kamusal hizmet sağlamaktan uzak; özelleştirmeye, sermayeye kar sağlama yönünde bir anlayışla; laik eğitime yönelik olmayan siyasi kararlar almakta ve ideolojik politikalar sürdürmektedir.
Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişiklik de, bu muhafazakarlaştırma çalışmalarının eğitim aracılığıyla toplumsal dönüşüm dayatmasının bir parçasıdır. Kız çocuklarımızın bedeni üzerinden yapılan bu siyasi İslam dayatması kabul edilemez değildir.
“Anayasa Mahkemesi, bu tüzüğün Anayasaya aykırılığıyla ilgili açtığımız davada henüz bir karar açıklamadı”
Anayasa Mahkemesi, bu tüzüğün Anayasaya aykırı olduğuyla ilgili açtığımız dava konusunda henüz bir karar verip açıklamadı. Ancak yönetim kurulumuz kararlıdır. Kız çocuklarımızın bedeni üzerinden, bu tüzükle yapılan siyasi İslam dayatmasını kabul etmeyecek ve mücadeleye devam edecektir.

Bilimsel laik eğitim, laik toplum yapımız için mücadele eden öğretmenlerimize karşı saldıran; baskı, tehdit ve cezalarla korkutmaya, susturmaya çalışan; yasal haklarını ve çalışma koşullarını gerileten ya da iyileştirme yönünde kayıtsız kalan; örgütünü, yani sendikasını zayıflatıp sendikal hakları geriletmek; sınıfsal ve toplumsal haklar için örgütlülüğü ve eylemsel mücadeleyi ortadan kaldırmak isteyen anlayışa ve tüm dayatmalara karşı mücadelemiz devam edecektir.
“Vereceğimiz mücadelede, tüm velilerimize ve tüm toplumumuza birliktelik çağrısı yapıyoruz”
Yığınla sorunun ve kaosun yaşanacağı bu öğretim yılında da, Anayasa ve yasalarımız doğrultusunda parasız, bilimsel, nitelikli, laik eğitim ve toplum yapımızı tehdit eden ve etmekte olan dayatmacı, yasa tanımaz, boyun eğen, rüşvetçi, torpilci ve sahtekar anlayışa karşı verdiğimiz ve vereceğimiz mücadelede, tüm velilerimize ve tüm toplumumuza birliktelik çağrısı yapıyoruz.
2025-2026 Öğretim Yılı başlangıcının ilk günü olan 15 Eylül 2025 Pazartesi günü saat 10.00’da Meral Vedat Ertüngü Lisesi’nde olacak, basın emekçilerimiz aracılığıyla kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz. Tüm basın emekçilerimizi davet eder, saygılar sunarız”

















