
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Yönetim Kurulu üyesi ve Patoloji Uzmanı Doç. Dr. Hanife Özkayalar, 15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü vesilesiye, lenfomanın sıklığının giderek arttığını vurgulayarak, erken tanı ve doğru tedavinin hastalığın seyrini belirlemede kritik olduğunu ve sağlık politikalarının bu artış oranları dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtti
Özkayalar: Lenfomanın sıklığı gün geçtikçe artıyor
KTTB adına yazılı açıklama yapan Özkayalar, lenfomanın gün geçtikçe arttığına işaret ederek, bu hastalığa dikkat çekmek, semptomların tanınması, erken tanı ve tedavisi için Lenfoma Koalisyonu (Lymphoma Coalition) önderliğinde 2004 yılından itibaren her yıl 15 Eylül’ün, Dünya Lenfoma Farkındalık Günü olarak kabul edildiğini belirtti.

Özkayaralar, lenfomanın; vücudun bağışıklık – immün sisteminin parçası olan organlarda özellikle lenf bezleri, akyuvar olarak bilinen bağışıklık sisteminin en önemli hücrelerinden olan lenfositlerin kontrolsüzce çoğalması ile geliştiğini aktararak, lenfomaların iki ana gruba ayrıldığını belirtti: “Hodgkin Lenfoma (HL) ve Non-Hodgkin Lenfoma (NHL)”
Özkayalar, bu ayrımı belirleyen en önemli kriterin, geliştiği hücrenin özellikleriyken, başlangıç yaş grubunun, tutulum yerlerinin ve klinik gidişlerinin de farklılık gösterdiğini vurguladı.
Özkayalar şöyle devam etti:
“Koltuk altında veya kasıkta ağrısız lenf bezi şişliği en sık bulgu”
“Klinik semptomlarına bakıldığında, boyunda, koltuk altında veya kasıkta ağrısız lenf bezi şişliği en sık bulgu olmakla birlikte gece terlemeleri, sebepsiz kilo kaybı, yüksek ateş, halsizlik gibi başka hastalıklarda olabilecek bulgular da lenfoma semptomu olabilir.
Bu semptomlara sahip hastanın değerlendirilmesi ve büyüyen lenf bezinden alınan biyopsinin patolojik incelenmesi ve tanısal değerlendirme, erken ve doğru tanı açısından hastalığın tedavisinin belirlenmesinde en önemli kriterlerdir.
Lenfomaların tedavisi hastalığın tipine (HL veya NHL), yaygınlığına (evresi), hastanın yaşı ve genel durumuna bağlı olarak seçilir. Tedavi seçenekleri arasında kemoterapi, radyoterapi, immunoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve kök hücre nakli sayılabilmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü – Globocan 2022 verilerine göre HL için 82 bin 468, NHL icin ise 553 bin 389 yeni vaka bildirimi yapılmıştır. NHL insidansı 100 binde 5,5 iken HL ise 100 binde 0.95 dir. Kanser İzleme, Değerlendirme ve Eğitim Merkezi (KİDEM) verilerine göre erkeklerde 2020 yılında 100 binde 8.2 olan insidans, 2021 yılında 9.9 olarak tespit edilmiş.
“Kadın ve erkek cinsiyette de en sık görülen beş kanser arasına girmektedir”
Kadınlarda ise 2020 yılında 100 binde 6.8 olan insidans, 2021 yılında 11.1’e yükselerek bizim ülkemizde de lenfoma sıklığı dünya verilerindeki gibi artış göstermiştir. Kadın ve erkek cinsiyette de en sık görülen beş kanser arasına girmektedir.

“Sağlık politikaları, artış oranları ve ihtiyaç durumları göz önüne alınarak planlanmalı”
Ülkemizde nüfusa ait rakamları net bilemesek de hem nüfus artışı hem de toplum sağlığı için önemli bir hastalık grubu olan kanser vakalarının artışı mevcut kısıtlı veriler ile de görülmektedir. Kanser hastaları için erken tanı ve etkin tedaviye zamanında ulaşılır olması çok önemlidir.
Ülkemiz sağlık politikaları ve yatırımlarının planlamaları yapılırken bu veriler, artış oranları ve ihtiyaç durumları göz önüne alınarak planlanmalıdır”




















