
Kıbrıs’ın kuzeyindeki mülklerini ziyaret etmeye çalışan beş Kıbrıslırum‘un yakın zamanda “yasa dışı” olarak tutuklanması, uluslararası bir raporun odak noktası hâline geldi ve Kıbrıs’ın insan hakları konularında karşılaştığı zorlukları bir kez daha vurguladı
ENNHRI, Türkiye dâhil Avrupa genelinde 50 Ulusal İnsan Hakları Kurumunu bir araya getiriyor
Avrupa Ulusal İnsan Hakları Kurumları Ağı‘nın (ENNHRI) Raporu, “Silahlı çatışmanın aktif aşamasında Ulusal İnsan Hakları Kurumlarının rollerini açıklığa kavuşturan, zorlukları araştıran ve Ulusal İnsan Hakları Kurumlarına yön öneren Kapsam Raporu” başlığını taşıyor. ENNHRI, Türkiye dâhil olmak üzere Avrupa genelinde 50 Ulusal İnsan Hakları Kurumunu (UHRI) bir araya getiren bir ağ oluyor.

Raporda, Kıbrıs örneğinde, İnsan Haklarının Yönetimi ve Korunmasından Sorumlu Komiser olan Ulusal İnsan Hakları Kurumu’nun “1974’ten beri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin fiili kontrolü altında olmayan bölgelere erişim sağlayamaması nedeniyle görevini yerine getirmede önemli kısıtlamalarla karşılaşmaya devam ettiğine” işaret edildi.
Bu erişim eksikliğinin, bölgede ikamet eden veya bölgeyi ziyaret eden Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarının haklarının korunması da dâhil olmak üzere, söz konusu bölgelerdeki insan haklarını izleme ve geliştirme kapasitesini kısıtladığına dikkat çekildi.
Bu zorlukları vurgulayan son örneklerden birinin, “beş Kıbrıslırum’un, mülklerini ziyaret etmek için bölgeye girdiklerinde, Kıbrıs’ın hükûmet kontrolünde olmayan bölgelerinde fiili yetkililer tarafından gözaltına alınması” olduğu vurgulandı.
Rapor: Temsilciler, Ulusal Önleme Mekanizması sıfatıyla yerinde ziyaretler gerçekleştirememekte
Raporda, “Gözaltına alınmaları ve gördükleri muamele konusunda endişeler dile getirilmiş olsa da, Kıbrıs Ulusal İnsan Hakları Enstitüsü temsilcileri, kurumun genel yetkisi kapsamında veya Ulusal Önleme Mekanizması sıfatıyla koşulları değerlendirmek, usule ilişkin güvenceleri gözden geçirmek veya olası insan hakları etkilerini izlemek amacıyla yerinde ziyaretler gerçekleştirememektedir” denildi.
İnsan Hakları Yönetimi ve Koruma Komiseri Maria Stilianu Lottides, basına yazılı bir açıklamada bulunarak bu konunun raporda yer almasının hem mülteci sorununa hem de beş vatandaşın tutuklanmasıyla ilgili son olaya uluslararası görünürlük kazandırması ve 51 yıldır herhangi bir olumlu gelişme kaydedilmeyen bir konuyu uluslararası düzeye taşıması nedeniyle önemli bir başarı olarak değerlendirildiğini belirtti.

Raporda Komiser Lottides’in yerinden edilmiş kişilerle ilgili çalışmalarına da yer verdi; ülke içinde yerinden edilmiş nüfusa sahip diğer ülkeler gibi Komiser’in de devlete, bu kişilerle ilgili mevzuat ve politikaların iyileştirilmesi için tavsiyelerde ve önerilerde bulunduğu kaydedildi.
Lottides, tüm bunların son Rapora dâhil edilmesi, “istila ve işgalin” yan etkilerinin yanı sıra Kıbrıs Cumhuriyeti ve bağımsız kurumlarının toprakları genelinde insan haklarının tam olarak korunmasını sağlama kapasitesinin sınırlılığını uluslararası alanda vurgulaması nedeniyle özellikle önemli olduğunun altını çizdi.



















