InstagramKıbrısManşetSiyaset

Kanatlı: Ne bir gün, ne 1 TL cezayı kabul ediyoruz, #vicdanirethaktir







Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi Sözcüsü ve Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Genel Sekreteri Murat Kanatlı, Güvenlik Kuvvetleri Yargıtayı’nın alt mahkeme kararını bozmamasıyla vicdani retçi Halil Karapaşaoğlu’nun yeniden hapse girmesine yol açıldığını, yasal düzenleme yapılmadığı sürece vicdani retçilerin düşünce suçlusu olarak hapis tehdidiyle karşı karşıya kalacağını vurguladı

Kanatlı: Güvenlik Kuvvetleri Yargıtayı alt mahkeme kararını bozmadı

İnisiyatif adına yazılı açıklama yapan Kanatlı, 22 Eylül 2025 tarihinde vicdani retçi Halil Karapaşaoğlu’nun 2. kez hapishaneye girmesine neden olan Güvenlik Kuvvetleri Mahkemesi’nin aldığı kararın istinaf kararının okunduğunu ve tıpkı Vicdani Retçi Mustafa Hürben davasının istinaf kararındaki gibi Güvenlik Kuvvetleri Yargıtayı‘nın alt mahkeme kararını bozmadığını aktardı.

Murat Kanatlı

Vicdani Retçi Murat Kanatlı, Avukatı Öncel Polili aracılığı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmenin (AİHS) 9. maddesi “düşünce ve vicdan özgürlüğünün” ihlal edildiğini belirtilerek, 2015’te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştu.

“AİHM, Türkiye’yi sözleşmenin 9. maddesini ihlalden mahkûm etmişti”

Kanatlı, açıklamasına şöyle devam etti:

“AİHM, 12 Mart 2024 tarihinde kararını açıkladı ve Türkiye’yi AİHS’in 9ç maddesini ihlalden mahkûm etmişti. Türkiye karara itiraz ederek istinafa götürmüş, ancak 24 Eylül 2024’te AİHM Büyük Dairesi’nden yapılan açıklama ile birlikte istinaf reddedilmiş ve vicdani retçi Murat Kanatlı lehinde verdiği tarihsel açıdan çok önemli olan kararı da böylelikle kesinleşmiş oldu.

“Karapaşaoğlu, AİHM’de görüşülmesi kabul edilmiş olmasına rağmen hapis cezasına mahkûm edilmişti”

Vicdani retçiler Halil Karapaşaoğlu ve Haluk Selam Tufanlı’nın da AİHM’de dosyalanmış davaları görüşülmeyi beklemekte. Hatırlanacağı üzere, 30 Mayıs 2024 tarihinde Halil Karapaşaoğlu, yine AİHM’de görüşülmesi kabul edilmiş davası olmasına rağmen yeniden hapis cezasına mahkûm edilmişti.

Anayasa Mahkemesi’nin 13/2011 dağıtım 2/2013 numaralı kararındaki aşağıdaki kısmı hatırlamak önemli:

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesinde yer alan düşünce, vicdan ve din özgürlüğü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası’nın yukarıda verilen 23. maddesinde sıralanan özgürlükler arasında yer almaktadır; Anayasa’nın 24. maddesinde de kişinin düşünce ve kanaatlarını açıklama hakkı olduğu ifade edilmektedir.

Bu karar, yoruma yer bırakmaksızın, vicdani retçilerin anayasal haklarının da ihlal edildiği, bunun da davaları ileri götürmekte ısrar eden Hukuk Dairesi yani Başsavcılık tarafından gerçekleştirildiğini de teyit etmektedir. Kıbrıs’ın kuzeyinde düşünce suçu vardır ve hala daha da vicdani retçiler düşünce suçlusu olarak hapsedilme riski ile karşı karşıyadırlar.

Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi bu hak ihlallerini Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’ne ve Komisyonu’na da taşıdı, sürecin de takipçisidir. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi, Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi temelinde hak ihlallerini takip edip, kararlar üretmektedir. AİHS’in 9. maddesine oldukça benzer olan Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 18. Maddesi’ni ihlal gerekçesi ile Türkiye, vicdani retçi Cenk Atasoy ve Arda Sarkut davasında BM İnsan Hakları Komitesi’nde de mahkûm olmuştu.

Hak ihlallerinin önüne geçmek mümkündür, Anayasa Mahkemesi kararı açıkça bunun nasıl olabileceğinin de yolu göstermişti:

‘Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önerdiği gibi, askeri hizmet yerine sivil kamu hizmeti yapılmasına olanak tanıyan bir düzenlemeye iç hukukta yer verilmesi, tamamı ile yasa koyucunun, yani yasama organının değerlendirme ve takdirindedir’

Yasa Koyucu, yani meclis, konuya dair yasal bir düzenleme yapmadığı sürece vicdani retçiler düşünce suçlusu olarak her an cezaevine yeniden girme tehdidi ile karşı karşıya kalmaya devam edeceklerdir.

“Ne bir gün, ne 1 TL cezayı kabul ediyoruz, #vicdanirethaktir”

Yeni hapislikler olmadan vicdani ret yasal düzenlemesi hemen şimdi meclisten geçsin demeye devam ediyoruz. ‘Yurt ödevimiz barış, vicdani ret hakkımız’ dedik, demeye devam ediyoruz. Ne bir gün, ne 1 TL cezayı kabul ediyoruz, #vicdanirethaktir, mücadele bitmedi, sürüyor, kazanacağız!”















Başa dön tuşu