InstagramKıbrısManşetSiyaset

Erdoğan’dan BM’de “Kıbrıs Adası Konferansı” teklifi







TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir kez daha Kıbrıslıtürklerin federasyondan yana olan iradesine rağmen adada “federal çözüm” tezinin tükendiğini savunarak, uluslararası toplumu KKTC‘yi tanımaya, ekonomik ve diplomatik iş birliği yapmaya davet etti

Erdoğan’dan “Kıbrıs Adası Konferansı” teklifi

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu‘nda konuşan Erdoğan, Kıbrıs’ta 2 ayrı devlet ve 2 ayrı halk olduğunu savunarak, Kıbrıslıtürklerin azınlık olmayı kabul etmeyeceklerini belirtti.

Erdoğan konuşmasının Kıbrıs’la ilgili bölümünde şunları söyledi;

“Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’yi dışlayan projelerin başarılı olamayacağını burada özellikle vurgulamak istiyorum.

Kıbrıs adasının batısında Türkiye’nin hak ve yetkileri, adanın etrafındaki alanlarda ise Kıbrıslıtürklerin meşru hakları vardır. Daha evvel de teklif ettiğimiz Kıbrıs adası konferansı, müşterek bir zeminin bulunmasına katkı yapacak niteliktedir.

“Federasyon modeli tükenmiştir”

Kıbrıs meselesi çözüm arayışları daha önce defalarca denenmiş; ancak Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle federasyon modeli tüketilmiştir. Artık herkesin kabul etmesi gerekir ki Kıbrıs’ta federasyon temelinde bir çözüm imkânsızdır.

“Kıbrıslıtürkler adanın eşit sahibidir ve asla azınlık olmayı kabul etmeyecektir”

Kıbrıs adasında iki ayrı devlet ve iki ayrı halk vardır. Kıbrıslıtürkler adanın eşit sahibidir ve asla azınlık olmayı kabul etmeyecektir.

Uluslararası toplum, Kıbrıslıtürklerin yarım asırdır maruz bırakıldıkları haksız izolasyona artık son vermelidir.

“Uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet ediyorum”

Son üç Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha yineliyorum: Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet ediyorum.

Türkiye-AB ilişkileri

Sayın Başkan, değerli üyeler…

Önümüzdeki dönemde Türkiye–Avrupa Birliği ilişkilerinde yeni bir başlangıç ve yeni bir vizyon arzuluyoruz. Türkiye, Avrupa kıtasının ayrılmaz bir parçasıdır.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi dışlayıcı politikaları ne Avrupa’ya ne de bölgemize fayda sağlamaktadır. Tam tersine, güvenlikten enerjiye, ticaretten göç yönetimine kadar birçok başlıkta iş birliği, Avrupa’nın geleceği açısından da elzemdir…”













Başa dön tuşu