InstagramKıbrısManşetSiyaset

Özkunt: Artık Kıbrıs Türk halkının iradesine saygı duymak erdemine erişilmelidir







Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Türkiye iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partili (AKP) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda iki devletli çözüme vurgu yaparak, “KKTC’nin tanınması” çağrısı yapmasına, “Bizim üstümüzden ahkam kesmeyi bırakıp bu ülke insanına ve artık iradesine saygı duymak erdemine erişilmelidir” diyerek tepki gösterdi

Özkunt: Türkiye diplomasi mutfağında ‘KKTC’nin tanınması ile ilgili ne gibi çalışmalar var?

Sosyal medya hesabından yazılı açıklama yapan Özkunt, Erdoğan’ın dün, üçüncü kez BM Genel Kurulu’nda iki devletli çözüm vurgusu ve “KKTC’nin tanınması” çağrısı yaptığını aktararak, “Ancak Türkiye diplomasi mutfağında KKTC’nin tanınması ile ilgili ne gibi çalışmalar var? Beş yıl boyunca hangi devletler nezdinde tanınmak için ne tür girişimler yapılmış?’ gibi sorular havada kalıyor” dedi.

Bu çağrıda samimi olanların, sözlerinin altını doldurması gerektiğini vurgulayan Özkunt, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ülkelerinin KKTC’nin tanınması bir yana, Kıbrıs Cumhuriyeti‘nde (KC) elçilik açma ve BM 541 ile 550 sayılı kararlarına uyma taahhütlerini dünyaya duyurmaları karşısında TC diplomasisinin neredeyse sessizliğe bürünmesinin aslında iki devletlilik tezinin “ölü doğmuş bebek” olarak kabul edildiğinin resmi olup olmadığını sordu.

“Bu siyasetle bize yaşatılan aslında bir vilayetleşme sürecidir”

“Bu nedenle, aslında ‘iki devletlilik’ diye bir siyaset olmadığını, bunun bir ‘illüzyon’ olduğunu, TDT ülkelerine bile kabul ettirilemeyen bu siyasetin hiçbir zaman ve hiçbir yerde yaşam bulamayacağını hep söyleye geldim” diyen TDP Genel Sekreteri, “Bu siyasetle bize yaşatılan aslında bir vilayetleşme sürecidir” dedi.

Özkunt şöyle devam etti:

“Değerli Dostlar,

Tüm bunların ötesinde nasıl bir Kıbrıs’ta yaşayacağı noktasında özne ve esas karar verici olan ‘Kıbrıs Türk halkıdır’. Bizim üstümüzden ahkam kesmeyi bırakıp bu ülke insanına ve artık iradesine saygı duymak erdemine erişilmelidir.

Bayrak, vatan, devlet ve egemenlik edebiyatıyla ülkeyi kara para, fuhuş, kumar, yolsuzluk, rüşvet ve her türlü rant düzenine çeviren ve sözde ‘iki devletlilik’ siyaseti ile Kıbrıs’ın kuzeyini adeta bir açık hava hapishanesine çeviren UBP-DP-YDP tayfası ve bu çürümüş düzenin sembolü haline gelmiş Ersin Tatar’a ise ilk dersini 19 Ekim’de Kıbrıs Türk halkı verecek.

Bilinmelidir ki; en büyük güç Kıbrıs Türk halkı ve onun iradesidir”













Başa dön tuşu