EkonomiInstagramKıbrısManşetSiyaset

Üredi: Fiber vatandır, satılamaz







Kıbrıs Türk Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen) ve Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) başta olmak üzere diğer destek veren sendikalar, ülkenin fiber altyapısının Türk Telekom‘a verilmesini içeren protokol hakkında, bugün, Ulaştırma Bakanlığı önünde yaptıkları uyarı grevinde, Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, “bir nebze de olsa cevapların sağlandığını” aktardı

Üredi: Uyarı grevi bir nebze de olsa bize cevaplar sağladı

Ulaştırma Bakanlığı önünde basına konuşan Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, bugün Ulaştırma Bakanlığı önünde yapmış oldukları uyarı grevinin bir nebze de olsa sendikaya cevaplar sağladığını aktararak, Ulaştırma Bakanı Arıklı’nın 5 kişiden oluşan komitelerini ağırladığını söyledi.

“Arıklı bizden 3-4 gün müsaade istedi. Biz de verdik”

Arıklı’nın, kendilerinden 3-4 gün müsaade istediğini ve “sendikaya açıklama yapılacağını” söylediğini aktardı. Üredi, Aslan Başkan, Genel Sekreter Tamay Bey’in Ulaştırma Bakanı ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Bununla ilgili bizden 3-4 gün müsaade istedi. Biz de o 3-4 günü kendisine vereceğimizi aktardık” dedi.

Tel-Sen Başkanı açıklamasına şöyle devam etti:

“Bir cevap alınmazsa bu eylemler daha şiddetli ve artarak devam edecek”

“Eğer 3-4 gün sonra herhangi bir cevap, herhangi bir tepki alınmazsa bu eylemler aynı şekilde, hatta daha şiddetli ve artarak devam edecektir. Bugün atılan bu adım bir kapıyı aralamıştır. Bu hepinizin başarısıdır. Hepinize teşekkür ederim.

Sayın Bakan ile yaptığımız görüşmede kendilerinin ve bizimle birer komite kurup bu komitelerin bu fiber konusunda gerekli çalışmaları yürütüleceğiyle ilgili konuları konuştuk. Bu konuda Türk-Sen Başkanı Aslan Bıçaklı Başkan’a söz vermek istiyorum”

Bıçaklı: Yönetime gelen siyasiler 100 sene orada oturacaklar sanıyorlar

Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, memlekette maalesef mücadelenin bitmediğini ve bitmeyeceğini vurgulayarak, “Çünkü ülkenin yönetimine gelen siyasiler 100 sene orada oturacaklar ve istediklerini yapabilirler sanıyorlar. Gazın ayağı böyle değil” dedi.

Bıçaklı şöyle devam etti:

“Biz, Telefon Dairesi çalışanları olarak bu konuda tarafız”

“Yukarıda da söyledim, burada da söyleyeyim. Benim huyumu bilirsiniz. Yukarıda başka, burada başka konuşma yoktur bende. Biz, Telefon Dairesi’nde çalışanlar olarak bu konuda tarafız. Sayın Bakan’a da söyledim. Siz, kendi düşüncelerinize göre altyapıda bir takım iyileştirmeler yapmak isteyebilirsiniz. Eğer bu gizli değilse, yanlış yoksa, bizimle paylaşacaksınız. Paylaşmaktan korkmayacaksınız. Ne var bunda?

 

“Bu protokolü bize verin, görelim, bakalım içinde ne yazıyor”

Bizim istediğimiz şudur: Siz cyber’i bir takım yatırımlar yaparak bir noktaya getirmek ve bu konuda protokol imzalamak mı istiyoruz? Evet. Tamam, o halde bu protokolü bize verin, görelim, bakalım içinde ne yazıyor. Şimdi sen bana, ‘Öyle olacak, böyle olacak, Telefon Dairesi çalışanlarına bir şey olmayacak, Daire artıya geçecek. Buna karşı çıkan da sermayedir ve buna rağmen biz bu yolu yürüyeceğiz’ diyorsunuz, Alem unudur, kalem unutmaz.

“Doğru bir şey yapmaya niyetiniz varsa, ortaklaşa bir komite kuralım”

Ben de diyorum ki, tamam öyleyse, verin bize protokolü, görelim, okuyalım. Biz de hukukçularımızı çağıralım, okuyalım, inceleyelim. Sonra da birlikte, eğer hemfikirseniz, doğru bir şey yapmaya niyetiniz varsa, ortaklaşa bir komite kuralım. Bu protokolün üstünden geçelim. Eksiği ya da fazlası varsa üzerinde çalışalım ve son noktaya getirelim. Sonra imzalanacaksa imzalanacak.

“Bizim eylem haklarımız saklıdır. Mahkeme hakkımız saklıdır”

Ancak, Bakanlık gizli saklı, ‘Biz bunu yapacağız, bitireceğiz. Sonra siz ne isterseniz yapın’ noktasındaysa, yukarıda da söyledim: Bizim eylem haklarımız saklıdır. Mahkeme hakkımız saklıdır. Yani bize, bu konuda bir engel yoktur.

Dolayısıyla talebimiz nettir. Bu protokol imzalanmazdan evvel, tarafı olduğumuz için bu protokolü birlikte görüşeceğiz. Sıkıntı varsa birlikte bunu düzelteceğiz. Sonuçlandıktan sonra da uygulamaya geçireceğiz. Sen, eğer bana,  ‘Protokolü imzaladıktan sonra senin görüşünü alayım’ dersen, işte o olmaz.

Sayın Bakan Arıklı diyor ki, ‘Yine bir komiteyle gelirsiniz. Bunu daha derin, daha detaylı görüşürüz. Bizim derdimiz Telefon Dairesi’ne ve çalışanlarına zarar vermek değildir. Aksine bize teşekkür edeceksiniz” diyor. Göreceğiz. Dolayısı Başkan Üredi’nin de söylediği gibi, önümüzdeki hafta içerisinde süreci kararlaştıracağız.

“Gelecek hafta yeniden bir araya geleceğiz”

Gelecek hafta yeniden bir araya geleceğiz ve komiteyle bakanlık bu konunun detayları görüşecek. Olursa ne ala, olmazsa mualllak. Bizim eylem haklarımız saklıdır. Mücadelemiz doğrudur. Mücadeleden kaçmayacağız. Biz iş yerlerimize ve çalışanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz”

Ardından sendika başkanları gelen soruları yanıtladı.

“Başkan önümüzdeki hafta her şey netleşiyor o zaman değil mi?” sorusuna, “Göreceğiz. Atılacak adımdan sonra her şey olacak arkadaşlar. Şu anda Müdür dahil olmak üzere Başbakanlık’ta protokolün üzerinde çalışma yapıyorlar. Yani Bakan’ın haberi yok. Şu anda henüz protokol imzalanmadı. Üzerinde çalışılıyor. Onun için gelen hafta tekrardan bir araya gelelim”

“Protokol hazırlanırken Türk Telekom nasıl  protokol imzalandı diye açıklama yapıyor?” sorusuna ise Üredi şöyle yanıt verdi:

“Uluslararası çerçeveye dayanarak attığı imzadan dolayı yapılan bir bildirimdir. İkili uzlaşı anlaşmasıdır esasında. O anlaşmayı onayladıklarını bildirdiler. İşin içeriği esasında bu. Tabii bu Bakan’ın söylediği. 3-4 gün sonra kendisinin de davetiyle dediğimiz gibi komitelerimizi kurup geleceğiz. Ak koyun, Kara koyun ortaya çıkacak arkadaşlar. İnşallah her zaman söylediğimiz gibi atı alan Üsküdar’ı geçmemiştir. Biz burada sadece çalışanlarımızı, Daire’mizin figür değil, başkahraman olacak şekilde protokollere onay veriyoruz. Ve biz her zaman şunu savunduk: Bu halkın malıdır. Halkın kalacak.

Halkın parasıyla kimse telefon dairesi üzerinden kirli işler yürütemez. Buna ne Telsen ne üyelerimiz ne de çalışanlarımız ne de halkımız izin vermez ve vermeyecektir. Son olarak şunu söyleyeyim: Fiber vatandır, satılamaz. İznimiz yoktur”













Başa dön tuşu